Şuarâ Suresi 98. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

98. Ayet

اِذْ نُسَوّ۪يكُمْ بِرَبِّ الْعَالَم۪ينَ

“Çünkü sizi, âlemlerin Rabbi ile bir tutuyorduk.”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Sizi, alemlerin Rabbiyle bir tuttuğumuz zaman.

Besim Atalay (1965)

Âlemlerin Tanrısıyla bir tutmuştuk biz sizi

Cemal Külünkoğlu

Çünkü sizi, âlemlerin Rabbi ile bir tutuyorduk.”

Cemil Said (1924)

98-102. "Sizi rabbu’l ’âlemîn ile bir ’ayarda ’add itdiğimiz vakit bizi ancak mücrimler dalâlete sevk idiyorlar idi. Bize şefa’at idecek hiç bir kimse hiç bir dost şefîk yokdur. Kâşki bir def’a daha dünyâya ’avdet idebilse idik mü’min olur idik" diyecekler.

Diyanet Vakfı

Çünkü biz sizi âlemlerin Rabbi ile eşit tutuyorduk.

Edip Yüksel

"Çünkü sizi evrenlerin Rabbine denk tutuyorduk."

Elmalılı Hamdi Yazır

Çünkü sizi rabbül'âlemîn seviyyesinde tutuyorduk

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

"Çünkü biz sizi, âlemlerin Rabbi ile bir seviyede tutuyorduk."

Emrah Demiryent

Çünkü sizi âlemlerin Rabbine eşit tutuyorduk.

Abdullah-Ahmet Akgül

"Çünkü sizi (din tahripçilerini ve sahte şefaatçileri) âlemlerin Rabbiyle eşit (aynı seviyede) tutuyorduk."

Erhan Aktaş

“Çünkü sizi Âlemlerin Rabb'i ile bir tutuyorduk.”

Eski Anadolu Türkçesi

“ol vaķt kim berāber eyledük sizi 'ālemler çalabı’sına.”

Hasan Basri Çantay

«Çünkü sizi aalemlerin Rabbi ile bir seviyyede tutuyorduk».

Hayrat Neşriyat

“Çünki, sizi âlemlerin Rabbiyle bir tutuyorduk.”

İhsan Aktaş

O zaman (dünyadayken) sizi âlemlerin Rabbiyle bir tutuyorduk (onun gibi sizi de tanrı biliyorduk).

İlyas Yorulmaz

(Kendilerini azdıranlara) “Biz sizi Âlemlerin Rabbine eşit tutuyorduk.”

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Çünkü biz sizi bütün varlıkların çalabı ile bir tutmakta idik.

İsmail Hakkı İzmirli

97, 99. Tanrı/ya ant olsun ki bizler bir sapıklık içindeydik. Sizi âlemlerin Rabbiyle beraber tutuyorduk. Bizi ancak günahkârlar saptırmışlardı»;

İsmail Yakıt

“Çünkü biz sizi âlemlerin Rabbine denk tutuyorduk.”

Kadri Çelik

“Çünkü sizi âlemlerin Rabbiyle eşit tutuyorduk.”

Abdullah Parlıyan

Çünkü sizin gibi yaratılmış varlıkları, alemlerin Rabbıyla bir tutuyorduk.

Kuran Yolu

97-98. “Vallahi, biz sizi âlemlerin rabbi ile eşit tutarken gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz.

Mahmut Kısa

Çünkü ey azgınlar; sizi egemenlik ve hüküm verme konusundaÂlemlerin Rabb’i olan Allah ile bir tutuyorduk.

Mahmut Özdemir

“Hani, sizi Âlemler’in rabbi ile aynı düzeyde tutuyorduk”.

Mehmet Çakır

96,97,98. İçeride birbirileriyle çekişirlerken itiraflarda bulunacaklar: " putları kainatın sahibi ile bir tutmakla herhalde ne yaptığımızı bilememişiz.

Mehmet Çoban

"Çünkü biz sizleri âlemlerin Rabbine eşit tutuyorduk! Âlemlerin Rabbi bize uyarılar gönderdiğinde kulaklarımızı tıkıyor, sizin söylediklerinizi dinliyorduk. Rabbimizin yasalarını hiçe sayıyor, sizin yasalarınıza uyuyorduk!"

Mehmet Okuyan

97,98. Allah’a yemin olsun: [*] Sizi âlemlerin Rabbiyle eşit saymakla doğrusu apaçık bir sapkınlık içindeymişiz.

Mehmet Türk

“(Ey ilâhlarımız!) Çünkü biz, sizi âlemlerin Rabbine eşit tutuyorduk.”

Muhammed Esed

çünkü, siz[in gibi yaratılmış varlıklar]ı âlemlerin Rabbiyle bir tutuyorduk;

Mustafa Çavdar

O zaman sizi âlemlerin Rabbiyle bir tutmuşuz. 2/21-22-165

Ahmet Tekin

“Biz, sizi, âlemlerin bütün varlıkların Rabbi ile eşit tutuyor muşuz?”

Mustafa İslamoğlu

o zaman sizi âlemlerin Rabbiyle bir tutuyorduk;

Ömer Nasuhi Bilmen

«Çünkü biz sizi (ey putlar) Âlemlerin Rabbine müsavî tutuyorduk.»

Orhan Kuntman

"Biz sizi, alemlerin Rabbi ile denk tutuyorduk."

Osman Fırat

Çünkü sizi âlemlerin Rabbine eşit tutuyorduk.

Şaban Piriş

Çünkü sizi evrenin sahibi ile eşit tutmuştuk.

Satıraltı Meal (1534)

biz sizi berāber eyledügümüzde ‘ibādete ‘ālemleri yaradan Tañrı‐y‐ıla.

Suat Yıldırım

96, 97, 98, 99, 100, 101, 102. Orada putlarıyla çekişirken şöyle derler “Vallahi de, tallahi de biz besbelli bir sapıklık içinde imişiz! ”“Çünkü biz sizi Rabbülâlemin ile bir tutuyorduk. Ama bizi saptıranlar da, o mücrimler oldu. “Şimdi artık ne şefaatçimiz var bizim, ne candan bir dostumuz! ” “Ah! Ne olurdu, imkân olsa da dünyaya bir dönsek ve müminlerden olsaydık! ” [36, 56; 40, 47; 7, 53; 38, 64]

Süleyman Ateş

Çünkü sizi alemlerin Rabbine eşit tutuyorduk.

Süleyman Tevfik (1927)

96,97,98. Tapanlar ve tapılanlar cehennemde birbiriyle gavga iderek: "Sizi 'âlemlerin rabbiyle müsâvî tutarak 'ibâdet iylediğimizde vallâhi âşikâr dalâletde idik."

Süleymaniye Vakfı

Çünkü sizi Âlemlerin Rabbi ile bir tutardık.

Ahmet Varol

Çünkü sizi alemlerin Rabbine eşit tutuyorduk.

Ümit Şimşek

“O vakit sizi Âlemlerin Rabbiyle bir tutuyorduk.

Yaşar Nuri Öztürk

"Çünkü sizi âlemlerin Rabbi'yle aynı düzeyde tutuyorduk."

Ali Bulaç

'Çünkü sizi (yalancı olanları) alemlerin Rabbiyle eşit tutuyorduk.

Ali Fikri Yavuz

Çünkü (ey putlar), sizi âlemlerin Rabbine denk tutuyorduk.

Bahaeddin Sağlam

“Çünkü biz sizi, âlemlerin Rabbi olan Allah ile eşit tutuyorduk.”

Bayraktar Bayraklı

96,97,98,99,100,101,102. Cehennemde putlarıyla çekişerek şöyle derler: “Vallahi, biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi âlemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; biz apaçık bir sapıklık içindeymişiz. Şimdi ne şefaatçimiz ne de bir dostumuz vardır. Keşke geriye dönüşümüz olsa da inananlardan olsak.”