146. Ayet
وَاَنْبَتْنَا عَلَيْهِ شَجَرَةً مِنْ يَقْط۪ينٍۚ
Üzerine geniş yapraklı bir ağaç bitirdik.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَاَنْبَتْنَا عَلَيْهِ شَجَرَةً مِنْ يَقْط۪ينٍۚ
Üzerine geniş yapraklı bir ağaç bitirdik.
Ve ona gölge versin diye bir kabak fidanı bitirdik.
Bir kabak kökeni bitirdik orda
Ve üzerine (gölge yapması için orada), kabak türünden geniş yapraklı bir nebat bitirdik.
145,146. Biz ânı çıplak bir sâhile atdık, hasta idi. Etrâfında gölge virmesi içün bir kabak ağacı yetişdirdik.
Ve üstüne (gölge yapması için) kabak türünden geniş yapraklı bir nebat bitirdik.
Ve onun için orada geniş yapraklı ağaç yetiştirdik.
Ve üzerine kabak cinsinden bir ağaç bitirdik
Üzerine kabak cinsinden bir ağaç bitirdik.
Ve üzerine (gölge yapması için, o anda) kabak türünden geniş yapraklı bir nebat bitirdik.
Ve üzerine, sık-geniş yapraklı (kabağa benzer) türden bir şecer (gövdeli bitki) yetiştirip (onu sakladık).
Onun üzerine geniş yapraklılardan bir ağaç bitirdik.
daħı bitürdük anuñ üzere aġaç ķabaķdan.
Üzerine sakı olmayan cinsden (gölgelik) bir nebat bitirdik.
Ve üzerine (gölge yapması ve ondan beslenmesi için) kabak (cinsin)den bir ağaç bitirdik.
Onun üzerine de (gölgelik olarak) geniş yapraklı bir ağaç bitirmiştik (bodur ağaçlar yetiştirdiğimiz bir sahile atmıştık). *
Bodur ağaçlar yetiştirdiğimiz bir sahile.
Onun yanıbaşında tırmanıcı bir bitki de bitirdik.
Üzerine gölgelik olarak bir kabak ağacı bitirdik.
Üzerine geniş yapraklı bir ağaç bitirdik.
Üzerine (gölge yapması için) geniş yapraklı (kabak türünden gövdesiz bir) bitki yetiştirdik.
Ve üzerine hemencecik gölge yapması için, kabak türünden geniş ve sık yapraklı bir bitki bitirdik.
Üstüne (gölge yapması için) kabak türünden bir bitki bitirdik.
Ve ona gölgelik olsun diye, kumlarda çabucak büyüyen geniş yapraklı bir bitki yetiştirdik. Böylece, iman etmeyecek zannedilen çorak gönüllere nasıl hayat verebileceğimizi göstererek, asla umutsuzluğa, yılgınlığa düşmemesi gerektiğini ona öğrettik.
Onun üzerine geniş yapraklı ağaç bitirdik.
146,147. Bir palmiye ağacı altına getirdik. // Sonra onu, yüz küsur binlik Ninova şehrine elçi olarak görevlendirdik.
Bırakılan yerde gölgelik yapan kabak türünden bir ağaç vardı. Büyük yapraklarıyla Yunus’u güneşten koruyordu.
Üzerine (gölge etmesi için) geniş yapraklı bir bitki yetiştirmiştik.
Ve üzerine, bal kabağı türünden bir ağaç¹ bitirdik.
ve o’nun üzerinde [çorak toprakta] yetişen bir bodur fidan yeşerttik. ⁵⁸
Ve üzerine de gölge etmesi için kabak türü geniş yapraklı bir ağaç bitirdik. 37/139...147, 54/48.50
Üzerine, bal kabağı cinsinden geniş yapraklı, gölge yapacak bir bitki yetiştirdik.
ve onun başucunda bodur ve bol hevenkli bir bitki yeşerttik.[⁴⁰³⁶]
Ve O'nun üzerine kabak nev'inden bir ağaç bitirdik.
Ve onun için, geniş yapraklı bir bitki yetişdirdik. (Ki gölgesinde oturuyor, meyvesinden yiyordu)
Üzerine geniş yapraklı bir ağaç bitirdik.
Onun üzerine de geniş yapraklı bir ağaç bitirmiştik.
Daḫı bitürdük üstine bir aġaç ḳabaḳ aġaçlarından.
Üzerine gölge yapması için, orada asma kabak cinsinden bir ağaç bitirdik.
Ve üzerine (gölge yapması için) Bir asma kabak ağacı bitirdik.
Üstüne (güneşden muhâfaza içün) kabak ağacı bitirdik.
(O açık alanda)[*] onun üzerini örtecek kabakgillerden bir bitki bitirmiştik.
Üzerine kabak türünden bir ağaç bitirdik.
Üzerine de kabak türünden bir ağaç bitirdik.
Üzerine kabak cinsinden bir ağaç bitirdik.
Ve üzerine, sık-geniş yaprakla (kabağa benzer) türden bir ağaç bitirdik.
Üzerine (gölge vermek için) kabak cinsinden bir ağaç bitirdik.
Ve üzerine kabak türünden (geniş yapraklı) bir ağaç bitirdik.
Üzerini kabakgillerden bir bitki ile örttük.