60. Ayet
اِنَّ هٰذَا لَهُوَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ
Şüphesiz bu (cennetteki nimetlere ulaşmak) büyük bir başarıdır.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اِنَّ هٰذَا لَهُوَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ
Şüphesiz bu (cennetteki nimetlere ulaşmak) büyük bir başarıdır.
Şüphe yok ki bu, elbette büyük bir kurtuluş, büyük bir kutluluk.
Evet budur ulu onunç
Şüphesiz bu (cennetteki nimetlere ulaşmak) büyük bir kurtuluştur.
"Şimdi ’azîm sa’âdet içindeyiz." diyecekler.
58, 59, 60, 61. Birinci ölümümüz hariç, bir daha biz ölmeyecek ve bir daha azap görmeyecek değil miyiz? Şüphesiz bu, büyük kurtuluştur. Çalışanlar, böylesi bir kurtuluş için çalışsın.
İşte büyük zafer budur.
Bu işte hiç şübhesiz o büyük murad, büyük kurtuluş
İşte bu büyük kurtuluştur.
Şüphesiz bu en büyük kurtuluşun ta kendisidir!” (der.)
(Dünyada iken Allah’a itaat ve din yolunda cihad edip sonsuz ahiret ve cenneti kazanmak!) İşte bu, şüphe yok ki en büyük kurtuluş(a ve en yüce mutluluğa ulaşmaktır).
Bu gerçekten en büyük başarıdır.
bayıķ uşbu ya'nį rızķı ma'lum ķurtılmaķdur ulu.
Muhakkak ki bu, büyük kurtuluşun ta kendisidir.
Şübhesiz ki bu, elbette büyük kurtuluşun ta kendisidir!
(İşte ey insanlar!) Şüphesiz bu (cennet ehline vereceğimiz nimetlere ulaşmak) büyük bir başarıdır.
“Geçekten bu büyük bir kurtuluş” dedi.
Ulu başarı işte budur."
«— İşte en büyük kurtuluş budur» cevabını alacaklar.
Muhakkak ki işte en büyük kurtuluş/mutluluk budur.
Hiç şüphe yok, bu, asıl büyük kurtuluşun ta kendisidir.
İşte en büyük kurtuluş ve mutlulukta budur.
Bu, gerçekten çok büyük bir kazançtır!”
“Bu, gerçekten ne büyük bir başarı, ne büyük bir kurtuluş!”
Bu, elbette Çok Büyük Başarı’dır (Kurtuluş’tur).
İşte başarı dediğin böyle olur.
Gerçekten bu büyük başarıdır."
Şüphesiz ki bu, büyük bir kurtuluştur.
“Şüphesiz, en büyük başarının ta kendisi işte budur.” diyecek.
İşte bu; bu, gerçekten müthiş bir mazhariyettir!”
İşte budur muhteşem zafer! 20/75-76
“Bu, işte bu, büyük bir mutluluktur.”
Evet bu, işte budur muhteşem başarı!”
Şüphe yok ki, bu, elbette en büyük bir kurtuluştur.
Şüphe yok ki bu, büyük kurtuluşun ta kendisidir.
Şüphesiz bu (cennete girmek) çok büyük bir kurtuluştur/başarıdır.
“İşte bu, en büyük kurtuluştur.
Taḥḳīḳ bu bizüm menzilümüz ulu sa‘ādete yitişmekdür diye.
58, 59, 60, 61. Sonra cennetteki arkadaşlarına dönerek: “O ilk ölümümüzden sonra artık bize burada ölüm olmayacak değil mi, o azap bize hiç ulaşmayacak değil mi? Ne güzel! Şükürler olsun! İşte kurtuluş, işte büyük başarı diye buna derler. Çalışanlar, asıl, böyle bir başarı elde etmek için çalışsınlar! ”
Gerçekten büyük başarı ve mutluluk budur!
(Melekler cevâb virerek) "Evet, tahkîk bu büyük bir fevz ve necâtdır"
Bu gerçekten muhteşem bir kurtuluş!
Muhakkak ki bu, büyük kurtuluştur.
Asıl büyük bahtiyarlık işte budur.
Doğrusu bu, büyük başarının ta kendisidir.
Şüphesiz, bu, asıl büyük 'kurtuluş ve mutluluğun' ta kendisidir.
İşte bu, şübhe yok ki en büyük kurtuluştur.
Hiç şüphesiz en büyük kazanç, bu içinde bulunduğumuz durumdur.”
İşte asıl büyük mutluluk ve kurtuluş budur.