61. Ayet
لِمِثْلِ هٰذَا فَلْيَعْمَلِ الْعَامِلُونَ
Çalışanlar böylesi için çalışsınlar!
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
لِمِثْلِ هٰذَا فَلْيَعْمَلِ الْعَامِلُونَ
Çalışanlar böylesi için çalışsınlar!
Artık çalışanlar da böylesine çalışsınlar.
Çalışan kimseler, bu gibi işlere çalışmalıdır
Böylece çalışıp çabalayanlar, işte buna benzer bir akıbet için çalışmalılar.
Bu sa’âdete nâil olmak içün çalışınız.
58, 59, 60, 61. Birinci ölümümüz hariç, bir daha biz ölmeyecek ve bir daha azap görmeyecek değil miyiz? Şüphesiz bu, büyük kurtuluştur. Çalışanlar, böylesi bir kurtuluş için çalışsın.
Çalışanlar bunun için çalışmalı.
Böyle bir murad için çalışsın çalışan erler
Çalışanlar işte böyle bir kurtuluş için çalışsınlar.
Çalışanlar (sırf dünyanın geçici menfaatleri için değil de) işte böyle bir şeyi (ebedî saâdeti) elde etmek için çalışsınlar.
Artık çalışanlar (emek harcayıp yatırım yapanlar) asıl bunun (gibi ebedi bir saadet) için çalışsınlar (ki bu en kutlu ve kalıcı kazançtır.)
Çalışanlar, bunun gibi şeyler için çalışsın.
bunuñ gibi içün işlesüñ işleyiciler.
Artık çalışanlar da bunun gibi (bir murad için) çalışmalıdır.
Çalışanlar, o hâlde böylesi (bir netîce) için çalışsın!
(Dünyada iken) çalışıp çabalayanlar, işte bunun gibi (güzel) bir akıbet için çalışmalılar.(*)
İşte, (cennette giren ile cehenneme girenin) misali bu, şimdi (dileyen) yapacaklarını hesap gününe göre yapsın.
Çalışanlar da işte böyle bir başarı için çalışırlar.
Dünyada çalışacak olanlar ancak böyle bir devlet için çalışsınlar.
Çalışanlar, işte bunun gibi çalışsınlar.
Artık amel edenler de bunun bir benzeri için amel etmelidir.
Dünyada çalışanlar, bunun gibi bir kurtuluş için çalışsınlar.
Amel sahipleri böylesi bir kazanç için çalışmalıdır.
Öyleyse ey insanlar! Başarı kazanmak için çalışanlar, bu uğurda çaba harcasınlar!
Amel İşleyenler artık bunun benzeri için işlesin!
Darısı, diğer çalışanların başına.
"Çalışanlar bunun gibi çalışsınlar!"
Çalışanlar böylesi (bir kurtuluş) için çalışsınlar!
Bütün çalışanlar, işte böyle bir başarı için çalışsınlar.
[Allah yolunda] çalışanlar, demek ki böyle bir şey için çalışırlar!
Çalışacaklar, böyle bir zafer için çalışıp didinsinler. 3/190...195, 77/41...44
“Sorumluluğunu bilenler, buna benzer bir mutluluk için amaçla örtüşen niyete dayalı, devamlı amel etsinler, çalışsınlar.”
Çalışıp çabalayanlar, işte buna benzer bir akıbet için çalışmalılar.
İşte çalışanlar, bunun misli için çalışıversinler.
Çalışanlar (dünyadayken amel işleyenler) böyle kurtuluşa ermek için çaba göstersinler (ahirete gönülden iman edip sâlih ameller işlesinler)
Çalışanlar işte bunun için(bu başarı için) çalışsınlar!
Çalışanlar da bunun benzeri için çalışsınlar.
Bunuñ gibi menzile yitişmeg‐içün ‘amel eylesün ‘amel eyleyenler.
58, 59, 60, 61. Sonra cennetteki arkadaşlarına dönerek: “O ilk ölümümüzden sonra artık bize burada ölüm olmayacak değil mi, o azap bize hiç ulaşmayacak değil mi? Ne güzel! Şükürler olsun! İşte kurtuluş, işte büyük başarı diye buna derler. Çalışanlar, asıl, böyle bir başarı elde etmek için çalışsınlar! ”
Çalışanlar bunun için çalışsınlar.
"Böyle ni'mete nâil olmak içün 'âmilller 'amel itsünler" dirler.
Çalışanlar işte böyle bir şeyi elde etmek için çalışsınlar.
Artık çalışanlar böylesi için çalışsınlar.
Çalışacak olan, böyle birşey için çalışsın.
Çalışanlar, böylesi için çalışsınlar.
Böylece çalışanlar da bunun bir benzeri için çalışmalıdır.
Böyle ebedî bir saadet için çalışsın çalışanlar...
İşte çalışanlar, asıl bunun için çalışmalıdırlar.
Çalışanlar bunun için çalışsın!