Zâriyât Suresi 2. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

2. Ayet

فَالْحَامِلَاتِ وِقْرًاۙ

1,2,3,4,5,6. Tozutup savuranlara, ağırlık taşıyanlara, kolaylıkla akanlara, iş bölüştürenlere andolsun ki, size vaad olunan şey elbette doğrudur. Hesap ve ceza mutlaka gerçekleşecektir.[504]

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Derken ağır bir yük yüklenenlere.

Besim Atalay (1965)

Ağır yük taşıyanlara

Cemal Külünkoğlu

(Yağmur) yüklü (bulut)lara,

Cemil Said (1924)

1-5. Tozı savuranlar [1], bârân yüküni taşıyanlar, hafifce seyr idenler ve yağmurı tevzî’ iyleyenler hakkı içün yemîn iderim ki size idilen va’adler hakdır.

Diyanet Vakfı

1, 2, 3, 4, 5, 6. Tozdurup savuranlara, yükünü yüklenenlere, kolayca süzülenlere, işi ayıranlara andolsun ki, size vâdedilen, kesinlikle doğrudur ve ceza mutlaka vuku bulacaktır.

Edip Yüksel

Yük yüklenenlere,

Elmalılı Hamdi Yazır

Derken bir ağırlık taşıyanlara

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Derken bir ağırlık taşıyanlara,

Emrah Demiryent

1-2-3-4. Savurup kaldıran (rüzgârlar) a, ağır yük taşıyan (bulut) lara, (su üzerinde) kolayca akıp giden (gemi) lere (ve emrimiz üzere, yarattıklarımız arasında) işleri (ve rızıkları) bölüştüren (melek) lere kasem olsun ki,

Abdullah-Ahmet Akgül

Yine bir ağırlık (buhar yükü) taşıyan (bulut)lara...

Erhan Aktaş

Ve yükü taşıyanlara,

Eski Anadolu Türkçesi

1-6. śavurıcılar ḥaķķı-içün śavurmaķ daħı götüriciler ḥaķķı-içün aġır yük ya'nį bulıtlar kim yaġmur götürür daħı revān olıcılar ḥaķķı-içün geñezlig-ile ya'nį gemiler daħı ķısmet eyleyiciler ḥaķķı-içün işi ya'nį rızķ firişteleri bayıķ ol va'de olınursız girçekdür daħı bayıķ yanud olıcıdur.

Hasan Basri Çantay

Sonra (su) yükü (nü) taşıyan (bulut) lar,

Hayrat Neşriyat

Sonra o ağırlık yüklenen (bulut)lara!

İhsan Aktaş

Yağmur yüklü (bulut)ları taşıyan (rüzgâr)lara,

İlyas Yorulmaz

Yağmur yüklü bulutları taşıyanlara.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

yağmur yüklü bulutlar,

İsmail Hakkı İzmirli

Su ağırlığını yüklenen bulutlar [³] hak/kı için,

İsmail Yakıt

(Yağmur) yüklü bulutlara,

Kadri Çelik

Sonra, ağır yük taşıyanlara.

Abdullah Parlıyan

yağmur yükleriyle yüklü bulutlara da,

Kuran Yolu

1-6. Savurdukça savuranlara, yükü taşıyanlara, kolaylıkla akıp gidenlere, işleri taksim edenlere andolsun ki size vaad edilen şey kesinlikle doğrudur ve son yargılama mutlaka gerçekleşecektir.

Mahmut Kısa

Yağmur yükü taşıyan bulutlara,

Mahmut Özdemir

Ağır yük Taşıyanlar’a!

Mehmet Çakır

1,2. Esip savuran yellere! // ıh tıs yürüyenlere!

Mehmet Çoban

Yüklü bulutlar,

Mehmet Okuyan

Ağırlık taşıyanlara,

Mehmet Türk

Ağır yük taşıyan¹ (bulut)lara,

Muhammed Esed

ve [koyu bulutların] yükünü taşıyan,

Mustafa Çavdar

Ağır mı ağır bir mesaj taşıyan. 73/4

Ahmet Tekin

Karnı burnunda, kucakları, sırtları dolu çocuklu kadınlara, yavrulamak üzere olan hayvanlara, yüklü dallara, dolu başaklara, mebzul mahsûle, yoğunlaşmış bulutlara andolsun!

Mustafa İslamoğlu

bir o kadar da ağır mı ağır bir (mana) yükü taşıyan;[⁴⁷⁰¹]

Ömer Nasuhi Bilmen

Sonra yağmurları yüklenen bulutlara andolsun ki,

Orhan Kuntman

(Sûr’un ikinci üfürüşüyle o zerreleri tek tek) Yüklenip taşıyan (Rablerinin emriyle yepyeni yaratılışla inşa eden) meleklere,

Osman Fırat

1-6. Ve tozutup savuranlar, ağırlık taşıyanlar, kolaylıkla akıp gidenler, iş bölümü yapanlar... Size vaad olunan şey elbette doğrudur. Hesap ve ceza günü mutlaka gerçekleşecektir.

Şaban Piriş

Ağır yük taşıyan(bulut)lara...

Satıraltı Meal (1534)

Aġır yükler götürici bulıtlar ḥaḳḳı‐çun,

Suat Yıldırım

Yağmur yüklenen bulutlara,

Süleyman Ateş

(Yağmur) Yüklü (bulut)lara,

Süleyman Tevfik (1927)

Yağmurı yükli bulutlar

Süleymaniye Vakfı

Yük altına girenler

Ahmet Varol

Sonra ağır yük taşıyan (bulut)lara,

Ümit Şimşek

Yükünü yüklenenlere.(2)

Yaşar Nuri Öztürk

O ağırlık taşıyanlara,

Ali Bulaç

Derken, ağır yük taşıyan (bulut)lara.

Ali Fikri Yavuz

Arkasından ağır su taşıyan bulutlara,

Bahaeddin Sağlam

Ağırlıkları yüklenen bulutlara,

Bayraktar Bayraklı

1,2,3,4,5,6. Esip savuran rüzgârlara, yağmur yüklü bulutlara, kolayca akanlara, iş bölümü yapanlara yemin olsun ki, size vaad edilen kesinlikle gerçekleşecektir; ceza da kesinlikle olacaktır. [582]