Necm Suresi 11. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

11. Ayet

مَا كَذَبَ الْفُؤٰادُ مَا رَاٰى

Kalp, (gözün) gördüğünü yalanlamadı.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Gönlü, gördüğünü yalanlamadı.

Besim Atalay (1965)

Gördüğünü gönlü yalanlamadı

Cemal Külünkoğlu

(Peygamberin gözlerinin) gördüğünü, kalbi yalanlamadı.

Cemil Said (1924)

Muhammed’in kalbi, gördiği hakkında yalan söylemez.

Diyanet Vakfı

10, 11. Bunun üzerine Allah, kuluna vahyini bildirdi. (Gözleriyle) gördüğünü kalbi yalanlamadı.

Edip Yüksel

Gördüğünü gönlü yalanlamadı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Gözün gördüğünü kalb tekzib etmedi

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Onun gördüğünü kalb(i) yalanlamadı.

Emrah Demiryent

(Peygamber’in gözlerinin) gördüğünü, kalbi yalanlamadı. (Resûlümüz Muhammed’in, Cebrâîl’i aslî sûretiyle görmesi hakikatti, bir hayalden ibaret değildi.)

Abdullah-Ahmet Akgül

Onun (Resulüllah’ın) bu gördüğünü gönlü yalanlamamış (vicdanı da doğrulamıştı. Bütün bu yaşananlar şeytani kuruntular ve hayali kurgular olamazdı).

Erhan Aktaş

Gönlü, gördüğünü yalanlamadı.

Eski Anadolu Türkçesi

yalan dutmadı göñli ol nesenede gördi.

Hasan Basri Çantay

Onun gördüğünü kalb (i) yalana çıkarmadı.

Hayrat Neşriyat

(Gözleriyle) gördüğünü, kalb(i) yalanlamadı.

İhsan Aktaş

Onun (vahiy alan kulun kendi gözleriyle) gördüğünü (akıl yürütme ve karar alma merkezi olan) fuad (beynin ön lobu) yalanlamadı (yanılmadı, gerçeği gördü). *

İlyas Yorulmaz

(Allah’ın elçisi) Gözüyle gördüğünü kalbi yalanlamadı.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Gözleriyle gördüklerini gönlü de doğruladı.

İsmail Hakkı İzmirli

Peygamberin gördüğünü kalbi yalan çıkarmadı [⁹].

İsmail Yakıt

Gözünün gördüğünü gönlü yalanlamadı.

Kadri Çelik

Onun gördüğünü kalbi yalanlamadı.

Abdullah Parlıyan

Kulunun kalbi, gördüğünü yalanlamadı.

Kuran Yolu

Gözün gördüğünü kalp yalanlamadı.

Mahmut Kısa

Muhammed’in gözünün gördüğü hiçbir şeyi, kalbi yalanlamadı. Açık ve net olarak gördüğü bu görkemli varlığın, Allah’tan vahiy getiren Cebrail olduğu konusunda en ufak bir şüpheye kapılmadı.

Mahmut Özdemir

Gördüğünü Gönül yalanlamadı.

Mehmet Çakır

Kalbine yüklenen bilgi, gördüklerini doğruladı.

Mehmet Çoban

Arkadaşınız olayın gerçeğini olduğu gibi yaşadı. Gördüğünü aklı, mantığı, muhakemesi, kalbi yalanlamadı.

Mehmet Okuyan

(Gözünün) gördüğünü kalbi yalanlamamıştı.

Mehmet Türk

10,11. O anda (Cebrail, Allah’ın) kuluna gönderdiği her vahyi vahyetti. Gözünün gördüğünü de gönlü yalanlamadı.

Muhammed Esed

[Kulunun] kalbi gördüğünü yalanlamadı: ⁷

Mustafa Çavdar

Gözün gördüğünü kalp yalanlamadı. 81/19...28

Ahmet Tekin

Muhammed'in aklı, kalbi, çıplak gözle gördüklerinin aksini düşünmedi, söylemedi.

Mustafa İslamoğlu

Gördüğünü gönül yalanlamadı:[⁴⁷⁷⁶]

Ömer Nasuhi Bilmen

Gördüğü şeyi kalbi tekzîp etmedi.

Orhan Kuntman

(Muhammed'in) Gördüğünü kalbi yalanlamadı. (Onun için Cebrail’i hangi surette olursa olsun, her geldiğinde tanıdı.)

Osman Fırat

Gönül ne gördüyse onu yalanlamadı.

Şaban Piriş

Gördüğünü gönül yalanlamadı.

Satıraltı Meal (1534)

Yürek yalanlamadı gözi gördügi nesneyi.

Suat Yıldırım

Gözlerinin gördüğünü kalbi yalan saymadı.

Süleyman Ateş

Gönül gördüğünde yanılmadı (yalan söylemedi, gerçeği gördü).

Süleyman Tevfik (1927)

Muhammed göziyle gördiğini kalbiyle tekzîb itmedi.

Süleymaniye Vakfı

(Muhammed’in) Gördüğünü gönlü yalanlamadı.

Ahmet Varol

Onun gördüğünü gönül yalanlamadı.

Ümit Şimşek

Gözün gördüğünü kalp yalanlamadı.

Yaşar Nuri Öztürk

Kalp yalanlamadı gördüğünü.

Ali Bulaç

Onun gördüğünü gönül yalanlamadı.

Ali Fikri Yavuz

(Hz. Peygamber, mi'raçta gözü ile) gördüğünü, kalbi tekzib etmedi.

Bahaeddin Sağlam

Kalp (Muhammed’in kalbi,) gördüğünde tanımamazlık etmedi (hemen tanıdı.)

Bayraktar Bayraklı

11,12,13,14,15,16,17,18. Kalp gördüğünü yalanlamadı. O'nun gördükleri hakkında onunla tartışıyor musunuz? Andolsun ki Cebrail'i bir başka inişte de görmüştü. Son sınır ağacı, sidretü'l-müntehâ yanında. O ağacın yanında Me'vâ cenneti vardır. Sidre'yi neler kaplamıştı neler! Ne gözü kaydı ne de belirlenen sınırı aştı. Andolsun ki Rabbinin en büyük âyetlerinden bir kısmını gördü.