12. Ayet
اَفَتُمَارُونَهُ عَلٰى مَا يَرٰى
(Şimdi siz) gördüğü şey hakkında onunla tartışıyor musunuz?
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اَفَتُمَارُونَهُ عَلٰى مَا يَرٰى
(Şimdi siz) gördüğü şey hakkında onunla tartışıyor musunuz?
Hala münakaşa mı edersiniz gördüğü şeyleri?
Gördüğü şey hakkında, yine çekişir misiz?
Onun gördükleri hakkında şimdi kendisi ile tartışacak mısınız?
Gördiğinde şübhe mi ideceksiniz?
Onun gördükleri hakkında şimdi kendisi ile tartışacak mısınız?
Onun gördüğü hakkında kendisiyle tartışıyor musunuz?
Şimdi siz ona o görüşüne karşı mücadele mi ediyorsunuz?
Onun gördükleri hakkında şimdi kendisi ile tartışacak mısınız.
(Ey inkârcılar! Şimdi siz) onun (resûlümüz Muhammed’in, aslî sûretiyle) gördüğü (Cebrâîl) hakkında tartışacak mısınız? (“Böyle bir şey olmamıştır” diyerek, resûlümüzü yalanlayacak mısınız?)
(Ey müşrikler ve münafık-münkir kesimler!) Siz hâlâ Onun (Resulüllah’ın) gördüğünden (Hz. Cebrail’le görüştüğünden ve bilgi alışverişinden) şüphe edip (bu konuyu) tartışacak mısınız?
Onun gördüğü şeyden kuşku mu duyuyorsunuz?
iy ŧartışur misiz anuñ-ile anuñ üzere kim görür?
Şimdi siz onun bu görüşüne karşı da kendisiyle mücâdele mi edeceksiniz?
Onun görmekte olduğu şeyler hakkında, şimdi kendisi ile mücâdele mi ediyorsunuz?
(Ey müşrikler!) Şimdi siz onun (Cebrail’i) görüp durduğundan şüphe mi ediyorsunuz?
Peki, onun gördüğü hakkında mı tartışıyorsunuz?
Şimdi siz onun gözleriyle gördüklerini onunla çekişmek mi isityorsunuz?
Hâlâ onun görüp bildiği şeyde ona karşı yaygara mı ediyorsunuz?
(Ey inkârcılar!) Şimdi siz, gördüğü şeyler üzerinde onunla tartışacak mısınız?
Yine de siz gördüğü şey hakkında onunla tartışacak mısınız?
Öyleyse siz, ne gördüğü konusunda, O'nunla tartışmaya mı giriyorsunuz?
Şimdi siz şüpheye düşüp gördükleri hakkında onunla tartışmaya mı kalkışıyorsunuz?
Şimdi siz, ey müşrikler, onun açık ve net olarak gördüğü şeylerhakkında hâlâ onunla tartışmaya mı gireceksiniz?
Ne görüyorsa, kuşku duyuyorsunuz, öyle mi?
Onun gördüklerinden şüphe mi ediyorsunuz?
Şimdi siz onun gördüğünü tartışıyor musunuz? Onun gördüğü hakkında kuşkunuz mu var? Siz orada değildiniz. Görmediğiniz bilmediğiniz şey hakkında niçin tartışıyorsunuz? O size ne gördüyse onu anlatıyor. O’na ne vahyedildiyse onu söylüyor. Siz neyin kuşkusunu taşıyorsunuz?
Gördüğü (melek) konusunda şimdi kendisi ile tartışıyor musunuz?
(Ey kâfirler!) Onun (Cebrail’i) görüp durduğundan şüphe mi ediyorsunuz?
Peki siz, ne gördüğü konusunda o’nunla tartışmaya mı giriyorsunuz? ⁸
Şimdi siz onun gördüğü şey hususunda şüphe edip tartışıyor musunuz? 40/4
Onun görmeye devam ettikleri üzerinde şimdi tartışmaya mı giriyorsunuz?
ne yani, şimdi siz ne gördüğü hususunda onunla tartışacak mısınız?
Onun gördüğüne karşı onunla şimdi mücadelede mi bulunacaksınız?
(Ey müşrikler) Şimdi siz (Mirac'ta Peygamberin gördükleri hakkında) onunla tartışmaya mı kalkışıyorsunuz.
Onun gördüğünden kuşku mu duyuyorsunuz?
-onunla gördüğü şey hususunda tartışıyor musunuz?
Pes çekişür misiz resūlu’llāh ile gördügi nesnede?
Şimdi siz kalkmış da onun gördükleri hakkında şüphe edip kendisiyle münakaşa mı ediyorsunuz?
Onun gördüğünden kuşku mu duyuyorsunuz?
Âyâ onun göziyle gördiği şey hakkında onunla mücâdele idersiniz.
Onun gördüklerine yine de kuşkuyla mı bakacaksınız?
Şimdi siz onun gördüğü üzerinde kendisiyle tartışıyor musunuz?
Onun gördüğü şey hakkında şimdi siz onunla tartışacak mısınız?
Onun gördüğü şey hakkında kuşkuya düşüp onunla çekişiyor musunuz?
Yine de siz gördüğü (şey) üzerinde onunla tartışacak mısınız?
Şimdi siz Peygamberin o görüşüne karşı, onunla mücadele mi ediyorsunuz?
Yoksa siz, onun gördüğünde(*) onunla mücadele mi ediyorsunuz?
11,12,13,14,15,16,17,18. Kalp gördüğünü yalanlamadı. O'nun gördükleri hakkında onunla tartışıyor musunuz? Andolsun ki Cebrail'i bir başka inişte de görmüştü. Son sınır ağacı, sidretü'l-müntehâ yanında. O ağacın yanında Me'vâ cenneti vardır. Sidre'yi neler kaplamıştı neler! Ne gözü kaydı ne de belirlenen sınırı aştı. Andolsun ki Rabbinin en büyük âyetlerinden bir kısmını gördü.