Necm Suresi 16. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

16. Ayet

اِذْ يَغْشَى السِّدْرَةَ مَا يَغْشٰىۙ

O zaman Sidre’yi kaplayan kaplamıştı.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Sidreyi, o sırada neler bürümüş, kaplamıştı, neler.

Besim Atalay (1965)

Sedir ağacını neler kaplamış neler!

Cemal Külünkoğlu

O zaman sedir ağacını bütün heybetiyle öyle bir bürümüştü ki.

Cemil Said (1924)

13,16. Diğer bir nüzûlünde Sidretü’l Müntehâ yanında [1] cennet-i me’vânın bulundığı mahalde gördi. O ağaç gölge altında kalmışdı.

Diyanet Vakfı

Sidre'yi kaplayan kaplamıştı.

Edip Yüksel

Tüm bölge olağanüstü biçimde kuşatılmıştı.

Elmalılı Hamdi Yazır

O dem ki o Sidreyi bürüyen bürüyordu

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Sidre'yi kaplayan kaplıyordu.

Emrah Demiryent

(Allah’ın emriyle) Sidre’yi bürüyen bürümüştü.

Abdullah-Ahmet Akgül

(O esnada) Sidre’yi örtüp kaplamakta olanın (orayı) kuşattığı zamandı.

Erhan Aktaş

O zaman kaplayan şey, Sidre'yi¹ kaplıyordu.

Eski Anadolu Türkçesi

ol vaķt kim örter sidre aġacın ol kim örter.

Hasan Basri Çantay

O (gördüğü) zaman Sidreyi bürüyordu onu bürümekde olan.

Hayrat Neşriyat

O zaman Sidre'yi bürümekte olan, bürüyordu.

İhsan Aktaş

O an ki, Sidre’yi bürüyen şey (karanlık) bürüyordu. *

İlyas Yorulmaz

O son ağacı kuşatan kuşatmıştı.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

O Aşılmaz Sınır’ı neler kaplamıştı, neler!

İsmail Hakkı İzmirli

Sidre/yi neler kaplamıştı! - Neler [¹²].

İsmail Yakıt

O vakit sidre’yi kaplayan kaplıyordu.

Kadri Çelik

Sidre'yi örten örtmekte iken.

Abdullah Parlıyan

O gördüğü zaman, Sidre'yi bürüyordu, bürümekte olan.

Kuran Yolu

O an sidreyi bürüyen bürümüştü.

Mahmut Kısa

O an ki, Sidre’yi bürüyen bürüyor ve ilâhî nurlarla aydınlanan bu yer, kelimelerin ifâde etmekten âciz kaldığı muhteşem güzelliklere sahne oluyordu.

Mahmut Özdemir

Hani, bürüyen şey Sidre’yi bürüyor.

Mehmet Çakır

&1613;O gün Sedir’e öyle şeyler üşüşüyordu ki,

Mehmet Çoban

O zaman da yeryüzüne inerken bütün yükseklikleri, bütün ufku kaplamıştı.

Mehmet Okuyan

Hani o [sidre]’yi (sedir ağacını) neler kaplıyordu neler! [*]

Mehmet Türk

(O esnada Allah’ın nuru,) Sidre’yi kuşattı.

Muhammed Esed

meçhul bir parlaklığın çevresini sarıp kuşattığı sidre ağacının başında. ¹¹

Mustafa Çavdar

O zaman sedir ağacını bütün heybetiyle öyle bir bürümüştü ki.

Ahmet Tekin

Hani Sidre'yi, Allah'ın nuru ve melekler kaplamıştı.

Mustafa İslamoğlu

kaplayan o şey[⁴⁷⁸⁰] sidreyi çepeçevre kuşattığında…

Ömer Nasuhi Bilmen

O vakit ki, Sidre'yi bürüyen bürüyordu.

Orhan Kuntman

O zaman Sidre'yi neler kaplıyordu neler?

Osman Fırat

O zaman Sidre’yi kaplayan kaplamıştı.

Şaban Piriş

Sidre'yi bürüyen bürüyordu.

Satıraltı Meal (1534)

Ol sidreyi örter ‘ibādet iden melā’ikelerden örtecek nesne.

Suat Yıldırım

O dem ki Sidre'yi bir feyiz sarıyor, sardıkça sarıyordu. . .

Süleyman Ateş

Sidre'yi kaplayan kaplıyordu.

Süleyman Tevfik (1927)

O Sidre Allâh'ın nûrı veyâ bî-had ve hesâb meleklerle kaplanmışdır.

Süleymaniye Vakfı

O gün o Sidre’yi neler kaplamıştı, neler!

Ahmet Varol

O zaman (o gördüğünde) Sidre'yi kaplayan kaplıyordu.

Ümit Şimşek

O vakit Sidre'yi kaplayan kapladı.

Yaşar Nuri Öztürk

O vakit kuşatıp sarıyordu Sidre'yi kuşatıp saran,

Ali Bulaç

Sidreyi örten örtmekte iken,

Ali Fikri Yavuz

O dem ki, Sidre'yi bürüyen bürüyordu, (çepçevre meleklerle kaplanmıştı)...

Bahaeddin Sağlam

O Sidre’yi acayip birşeyin örtüverdiği an,(*)

Bayraktar Bayraklı

11,12,13,14,15,16,17,18. Kalp gördüğünü yalanlamadı. O'nun gördükleri hakkında onunla tartışıyor musunuz? Andolsun ki Cebrail'i bir başka inişte de görmüştü. Son sınır ağacı, sidretü'l-müntehâ yanında. O ağacın yanında Me'vâ cenneti vardır. Sidre'yi neler kaplamıştı neler! Ne gözü kaydı ne de belirlenen sınırı aştı. Andolsun ki Rabbinin en büyük âyetlerinden bir kısmını gördü.