Necm Suresi 7. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

7. Ayet

وَهُوَ بِالْاُفُقِ الْاَعْلٰىۜ

5,6,7. (Kur’an’ı) ona, üstün güçlere sahip, muhteşem görünümlü (Cebrail) öğretti. O, en yüksek ufukta bulunuyorken (aslî sûretine girip) doğruldu.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve o, en yüce tanyerindeydi.

Besim Atalay (1965)

En yüce ufuktadır

Cemal Külünkoğlu

6-7. (O,) etkileyici ve tam donanımlı (bir melekti) ki; (peygamber) en yüksek ufukta bulunuyorken (vahyetmek üzere) olanca haşmetiyle kendini (ona) gösterdi.

Cemil Said (1924)

7,8. O ufk-u a’lâda idi, sonra indi ve hevâda mu’allakda durdı.

Diyanet Vakfı

5, 6, 7. Çünkü onu güçlü kuvvetli ve üstün yaratılışlı biri (Cebrail) öğretti. Sonra en yüksek ufukta iken asıl şekliyle doğruldu.

Edip Yüksel

En yüksek ufukta.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve o en yüksek ufukta idi

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

O, en yüksek ufukta idi.

Emrah Demiryent

5-6-7-8-9. Ona (bu Kur’ân’ı, emrimiz üzere, maddî ve manevi) müthiş kuvvetlere sahip, üstün yaratılışlı olan (vazifeli meleğimiz Cebrâîl) öğretti. (Cebrâîl, gökle yerin birleştiği) ufkun en yüksek noktasında (bulunuyorken,) doğruldu (ve resûlümüz Muhammed’e, kendisini aslî sûreti ile gösterdi). Sonra (Cebrâîl, resûlümüz Muhammed’e) yaklaştı, derken daha da yaklaştı. O kadar ki (birleştirilmiş) iki yay arası kadar, hatta daha da yakın oldu.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Ki o sırada) En yüksek ufuktaydı. (Maneviyat boyutunun en yüce irtibat makamındaydı.)

Erhan Aktaş

O, yüksek bir ufuktaydı.

Eski Anadolu Türkçesi

ol yir gök ķıranıñda-y-iken yücerek.

Hasan Basri Çantay

O, en yüksek ufukda idi.

Hayrat Neşriyat

Ve o, (bu mi'râcında) en yüksek ufukta idi.

İhsan Aktaş

5,6, 7. Ona (o vahyi, gönderdiğimiz Kur’an’ı arkadaşınız olan Muhammed’e) çok güçlü, muhteşem görünümlü biri (vahiy meleği) öğretti. Ve o (vahiy meleği Mekke’ye göre) en yüksek ufukta iken (Hira dağında bulunan Muhammed’e) doğruldu. *

İlyas Yorulmaz

O ufkun en yüksek yerinden,

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

gök bitiminin yücereğinde.

İsmail Hakkı İzmirli

5, 7. Ona pek kuvvetli, pek heybetli [⁴] biri [⁵] öğretti de göğün en yüksek bir kenarında olduğu halde doğruldu [⁶].

İsmail Yakıt

O, en yüksek ufukta iken

Kadri Çelik

O, en yüksek bir ufuktaydı.

Abdullah Parlıyan

Ufkun en uç noktasında görünerek

Kuran Yolu

5-7. Onu, çok güçlü, üstün niteliklerle donatılmış biri (Cebrâil) öğretti. O, ufkun en yüce noktasındayken asıl şekliyle göründü.

Mahmut Kısa

Gökle yerin birleştiği ufkun en yüce noktasında, 600 kanadıyla kendisini göstermişti.

Mahmut Özdemir

O, Yüce Ufuklar’dadır.

Mehmet Çakır

6,7. Yetenekli, boy gösterdi // taa uzak ufuklarda,

Mehmet Çoban

Ufkun en yüksek tepesindeydi. Varlığıyla bütün ufku kaplamıştı.

Mehmet Okuyan

5,6,7. Çünkü o (Kur’an’ı) müthiş kuvvetleri olan, donanımlı (Cebrail) öğretmiştir. (Cebrail) en yüksek ufuktayken belirmişti.

Mehmet Türk

6,7. (Ki o) üstün bir akıl sahibidir. ¹(Cebrail Muhammed’e) gerçek şekliyle tüm ufku kaplamış bir şekilde² göründü.³

Muhammed Esed

ufkun en uç noktasında ⁴ görünerek,

Mustafa Çavdar

Bu sırada o, ufkun en yüksek noktasında idi. 17/1

Ahmet Tekin

O, en yüksek ufukta idi.

Mustafa İslamoğlu

Bu sırada o, en yüksek ufku kaplamıştı.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve o, en yüksek bir sema kıyısında idi.

Orhan Kuntman

5,6,7. Çünkü ona Kur'an’ı (Allah katında itibarlı) müthiş kuvvet sahibi (Cebrail, Rabbinin izniyle) öğretti. O (Cebrail a.s.) en yüksek ufukta iken doğruldu. (Gerçek hüviyetiyle beliriverdi)

Osman Fırat

Ve O yüksek ufukta iken,

Şaban Piriş

O, en yüksek ufukta idi.

Satıraltı Meal (1534)

Muḥammed resūlu’llāh gökde mi‘rācda‐y‐iken.

Suat Yıldırım

5, 6, 7. Onu kendisine pek güçlü ve kuvvetli, o üstün akıl ve kemal sahibi olan (melek Cebrail) öğretti. [81, 19-21]Melek kendi aslî sûretine girip doğruldu. İşte o zaman kendisi en yüce ufukta idi.

Süleyman Ateş

Kendisi yüksek ufukta iken.

Süleyman Tevfik (1927)

O ufk-u a'lâda idi.

Süleymaniye Vakfı

(O zaman) Muhammed, (Mekke’ye göre) en yüksek ufukta (Hira Dağında)[*] idi.

Ahmet Varol

O, en yüksek ufuktaydı.

Ümit Şimşek

O zaman ufkun en yukarısında idi.

Yaşar Nuri Öztürk

En yüksek ufuktadır o.

Ali Bulaç

O, en yüksek bir ufuktaydı.

Ali Fikri Yavuz

Ve o (Cebrâil) yüksek ufukta idi.

Bahaeddin Sağlam

O, en yüce ufukta idi. (Maddi âlemin, maddiyatın dışında idi.)

Bayraktar Bayraklı

5,6,7,8,9,10. Ona, bunu çok güçlü akıl sahibi olan Cebrail öğretmiştir. Doğrulup dikildi. O, en yüksek ufuktaydı. Sonra iyice yaklaştı ve sarktı. İki yayın arası kadar, hatta daha da yakın. Böylece kuluna vahyedeceğini vahyetti.[590]