Necm Suresi 9. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

9. Ayet

فَكَانَ قَابَ قَوْسَيْنِ اَوْ اَدْنٰىۚ

(Peygambere olan mesafesi) iki yay aralığı kadar, yahut daha az oldu.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

İki yay kadar kaldı araları, yahut daha da yakın.

Besim Atalay (1965)

Sonra da yaklaştırılan iki yay gibi oldu, daha da yakın

Cemal Külünkoğlu

Öyle ki, (ikisi arasındaki uzaklık) iki yay mesafesi kadar, hatta daha da yakın oldu.

Cemil Said (1924)

(Muhammed’e) iki kavs kadar ve hattâ daha yakın geldi.

Diyanet Vakfı

8, 9. Sonra (Muhammed'e) yaklaştı, derken daha da yaklaştı. O kadar ki (birleştirilmiş) iki yay arası kadar, hatta daha da yakın oldu.

Edip Yüksel

Mesafe iki yay kadar veya daha yakın oldu.

Elmalılı Hamdi Yazır

«kabe kavseyni ev edna» oldu da

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Onunla arasındaki mesafe, iki yay kadar, yahut daha az kaldı.

Emrah Demiryent

5-6-7-8-9. Ona (bu Kur’ân’ı, emrimiz üzere, maddî ve manevi) müthiş kuvvetlere sahip, üstün yaratılışlı olan (vazifeli meleğimiz Cebrâîl) öğretti. (Cebrâîl, gökle yerin birleştiği) ufkun en yüksek noktasında (bulunuyorken,) doğruldu (ve resûlümüz Muhammed’e, kendisini aslî sûreti ile gösterdi). Sonra (Cebrâîl, resûlümüz Muhammed’e) yaklaştı, derken daha da yaklaştı. O kadar ki (birleştirilmiş) iki yay arası kadar, hatta daha da yakın oldu.

Abdullah-Ahmet Akgül

Öyle ki "Gabe Kavseyn" iki yay (parçasının) çakışması veya daha yakın (vaziyette aralarında iletişim ‘bilgi teması’) başladı.

Erhan Aktaş

Böylece iki yay aralığı kadar, hatta daha yakın oldu.

Eski Anadolu Türkçesi

pes oldı iki ya ķadar yā yaķınıraķ.

Hasan Basri Çantay

(Bu suretle o, peygamberlere) iki yay kadar, yahud daha yakın oldu da,

Hayrat Neşriyat

8,9. Sonra (çok perdeler geçerek Rabbine) yaklaştı, derken daha da yaklaştı. O kadar ki, kab-ı kavseyn (iki yay) kadar veya daha da yakın oldu!

İhsan Aktaş

8,9,10. Sonra (o vahiy meleği ona) yaklaştı, derken daha da yaklaştı. Böylece iki zira’ (arşın) mesafesi kadar, hatta daha da yakın oldu. İşte (Allah vahiy meleği aracılığıyla kendi) kuluna (kulunun zihnine, bilincine ve belleğine) vahyettiğini böylece iletmiş oldu. *

İlyas Yorulmaz

(Elçiye) İki yay uzaklığı kadar, hatta daha da yakınlaştı.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Araları iki yay kadar, daha bile az kalmıştı.

İsmail Hakkı İzmirli

Araları iki yay [⁷] kadar veya daha az kaldı,

İsmail Yakıt

Öyle ki, (aralarında) iki yay aralığı, hatta daha az kaldı.⁴

Kadri Çelik

Nitekim (ikisi arasında uzaklık) iki yay kadar (oldu) veya daha da yakınlaştı.

Abdullah Parlıyan

aralarında iki yay mesafesi kalıncaya kadar, hatta daha da yakınına kadar.

Kuran Yolu

Öyle ki, iki yay kadar hatta daha yakın oldu.

Mahmut Kısa

Öyle ki, aralarındaki mesafe iki yay kadar, hattâ daha da yakın olmuştu.

Mahmut Özdemir

Araları iki yay kadar veya çok daha yakın idi.

Mehmet Çakır

8,9. derken yaklaştı ve inişe geçti, // iki ok atımı mesafesinde idi hattâ daha da yakındı.

Mehmet Çoban

O’na iki yay ucunun arası kadar yakınlaştı veya daha da yakındı.

Mehmet Okuyan

İki yay arası kadar, hatta [*]daha da yakın olmuştu.

Mehmet Türk

8,9. Sonra (yanına) geldi ve (ona) yayın iki ucu kadar ¹hattâ daha da fazla yaklaştı.²

Muhammed Esed

aralarında iki yay mesafesi kalıncaya kadar, hatta daha da yakınına. ⁵

Mustafa Çavdar

Öyle ki aralarındaki mesafe üst üste gerilen iki yay mesafesi kadar hatta bundan daha yakın idi. 2/97, 26/192.197

Ahmet Tekin

İlâhî planın gerçekleşmesi için, Allah'ın Rasulü Muhammed'le söz ve işbirliği yapan Cibril, eşit iki makamda olandan biri veya (bazı konularda) bir ast rütbeli elçisidir.

Mustafa İslamoğlu

Öyle ki, iki yay aralığı, hatta daha az bir mesafe kaldı:[⁴⁷⁷⁵]

Ömer Nasuhi Bilmen

Derken iki yay kadar veya daha yakın oluverdi.

Orhan Kuntman

(Peygamberle arası) İki yay kadar, hatta daha yakın oldu da,

Osman Fırat

(Muhammed ile arasındaki mesafe) İki yay uzunluğu kadar yahut daha az kaldı.

Şaban Piriş

Araları iki yay kadar veya daha yakın idi.

Satıraltı Meal (1534)

iki yay ḳadarınca, yā andan yaḳınraḳ.

Suat Yıldırım

8, 9. Sonra yaklaştı ve iyice sarktı. Öyle ki araları yayın iki ucu arası kadar veya daha az kaldı.

Süleyman Ateş

(Muhammed ile arasındaki mesafe) İki yay uzunluğu kadar, yahut daha az kaldı.

Süleyman Tevfik (1927)

Onunla rasûlün arası iki yay kadar veyâ daha yakın idi.

Süleymaniye Vakfı

(Muhammed ile) İki yayın tek kirişi gibi oldular; hatta daha da yakınlaştılar.

Ahmet Varol

Böylece (aradaki mesafe) iki yay boyu veya daha yakın oldu.

Ümit Şimşek

İki yay kadar oldu,(3) hattâ daha da yakın.

Yaşar Nuri Öztürk

İki yayın beraberliği gibi, belki ondan da yakındı.

Ali Bulaç

Nitekim (ikisi arasındaki uzaklık) iki yay kadar (oldu) veya daha yakınlaştı.

Ali Fikri Yavuz

(Böylece Peygambere olan mesafesi) iki yay aralığı kadar, yahud daha az oldu.

Bahaeddin Sağlam

İki yay kadar veya daha yakın oldu.

Bayraktar Bayraklı

5,6,7,8,9,10. Ona, bunu çok güçlü akıl sahibi olan Cebrail öğretmiştir. Doğrulup dikildi. O, en yüksek ufuktaydı. Sonra iyice yaklaştı ve sarktı. İki yayın arası kadar, hatta daha da yakın. Böylece kuluna vahyedeceğini vahyetti.[590]