Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Hayrı tamamıyla meneden haddini aşmış suçluya.
Besim Atalay (1965)
Söz getirip götürene, hayra engel olana, saldırgana, günaha dadanana
Cemal Külünkoğlu
Hayrı engelleyenlere, saldırganlara (hak hukuk tanımayanlara), olabildiğince günah işleyenlere,
Cemil Said (1924)
11,12,13. Ânlar aslı nâ-ma’lûm furûmâye âdemdirler, hayrı men’ iderler, hadden ziyâde günâh işlerler, mücrimdirler.
Diyanet Vakfı
10, 11, 12, 13, 14. (Resûlüm!) Alabildiğine yemin eden, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan lâf götürüp getiren, iyiliği hep engelleyen, mütecâviz, günaha dadanmış, kaba ve haşin, bütün bunlardan sonra bir de soysuzlukla damgalanmış kimselerden hiçbirine, mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.
Edip Yüksel
İyiliğe ve yardıma engel olan, saldırgan, günahkar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Hayır engeli, mütecâviz vebâl yüklü
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Hayra engel olan, saldırgan, günahkâr,
Emrah Demiryent
Hayra engel olur, hak hukuk tanımayarak insanlara zulmeder.
Abdullah-Ahmet Akgül
Hayrı engellemeyi sürdüren saldırgan ve olabildiğince günahkâr (kişilere de iltifat etme).
Erhan Aktaş
Sürekli iyi şeyleri engelleyip haddi aşan günahkârlara,
Eski Anadolu Türkçesi
10-14. daħı boyun virme her and içiciye çoķ ħor olmışdur ādem ardınca yavuz söyleyici yüri-y-ici ķov-ıla yıġıcı ħayrı ḥaddan geçici çoķ yazuķlu iri aśarmaz şundan śoñra ḥaramza eger oldur-ise mal issi daħı oġlanlar issi.
Hasan Basri Çantay
10,11,12,13. (Doğruya da, eğriye de) alabildiğine yemîn eden, izzet-i nefsi bulunmayan, (ötekini berikini) dâima ayıblayan, (gammazlıkla) lâf getirib götürmiye koşan, (insanları) hayırdan durmayıb men'eyleyen aşırı zaalim, çok günahkâr, kaba, haşin, bütün bunlardan başka da kulağı kesik (damgalı soysuz) olan her kişiyi tanıma (onlara boyun eğme)!
Hayrat Neşriyat
10,11,12,13,14. (Habîbim, yâ Muhammed!) Çok yemîn eden, aşağılık (kıymetli bir görüşe sâhib olmayan), dâimâ ayıplayan (insanların arkasından dudak büken), hep koğuculuk peşinde gezen, her zaman hayra mâni' olan, haddi aşan (hakkı çiğneyen), alabildiğine günahkâr, zorba; bun(lar)dan sonra (bir de) soysuzlukla damgalanmış kimselerden hiçbirine, mal ve oğullar sâhibi oldu diye itâat etme!
İhsan Aktaş
İyiliğe engel olana, saldırgana (insan haklarına tecavüz edene), günaha gömülmüş olana,
İlyas Yorulmaz
İyilik yapmaya engel olana, pervasızca günah işleyenlere.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
iyilik etmekten geri durur, taşkınlık eder, çok günah işler,
İsmail Hakkı İzmirli
Nâs/ı hayırdan alıkoyan [¹¹], hukuka tecavüz eyleyen, günaha dadanan,
İsmail Yakıt
Hayra/iyiliğe hep engel olan, saldırgan ve günahkâr olana,
Kadri Çelik
Hayrı engelleyene, saldırgana, olabildiğince günahkâra.
Abdullah Parlıyan
hayıra engel olan saldırgan günahkarlara,
Kuran Yolu
10-14. Olur olmaz yemin eden, aşağılık, daima kusur arayıp iğneleyen, durmadan laf götürüp getiren, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günahkâr, huysuz ve kaba, üstelik karakteri bozuk kimselere, serveti ve çocukları var diye sakın boyun eğme.
Mahmut Kısa
Her türlü iyiliğe engel olan o saldırgan günahkârlara!
Mahmut Özdemir
Hayr’ı engelleyen saldırgan günahkâr’a!
Mehmet Çakır
İyiliğe düşman, suç delisine,
Mehmet Çoban
İnsanların yapacakları hayırlara ve iyiliklere engel olurlar. Çıkarları için etrafa saldırırlar. Günahkârlıkta sınır tanımazlar.
Mehmet Okuyan
10,11,12,13. Sürekli (yalan yere) yemin edip duranlara, aşağılıklara, (herkesi) kötüleyenlere, söz götürüp getirenlere, iyiliğe engel olanlara, saldırganlara, günaha gömülenlere, kaba olanlara, ardından da kötülükle damgalı olanlara itaat etme! [*]
Mehmet Türk
10,11,12,13. (Ey Muhammed!) Şu boş yere yemin eden, aşağılık, (herkesi) kötüleyip duran, boşboğazlık yapan, iyilik düşmanı, saldırgan, günâhkâr, saygısız, sonra bir de soysuzların¹ hiçbirine itaat etme. ²
Muhammed Esed
[yahut] iyiliğe mani olana, [yahut] günahkar zorbaya,
Mustafa Çavdar
İyiliğe engel olan, hak hukuk tanımayan, işi gücü günah işlemek olan zorbaya. 9/75-76, 36/47
Ahmet Tekin
Hayra, hayırlı işlere, Kur'ân öğrenimine, öğretimine, Kur'ân hükümlerine, Kur'ân ilkeleriyle yaşamaya, müslümanlara, İslâmî faaliyetlere engel olanlara, saldırganlara, bilerek günah işlemekte ısrar edenlere, zarar verenlere boyun eğme.
Mustafa İslamoğlu
İyiliğe ölümüne engel olan günaha gömülmüş zorbaya (da)!
Ömer Nasuhi Bilmen
Hayırdan men'e çalışıp durana, haddi tecavüz edene, çok günahkâr olana.
Orhan Kuntman
Hayırlı işlere engel olan, haddini aşan, günaha dadanan.
Osman Fırat
Hayra engel olan, saldırgan, günâhkâr,
Şaban Piriş
İyiliği engelleyene, günaha düşkün olana...
Satıraltı Meal (1534)
ḫayr ḳaytarıcıya uyma, yamanlıġı çoḳ ẓālime uyma,
Suat Yıldırım
10, 11, 12, 13, 14, 15, 16. Sakın uyma: Servet ve hanedan sahibi diye, o bol bol yemin eden, değersiz adama! O gammaz, söz gezdiren, hayrın önünü kesene, o saldırgana, günaha dadanmışa! Şerefsiz, kaba, hem de soysuz olana! Kendisine âyetlerimiz okunduğunda “Bu eski insanların masalları! ” diyene, yakında onun burnunu dağlayıp damga basarız. [74, 11-26; 6, 25; 8, 31; 46, 17]
Süleyman Ateş
Hayra engel olan, saldırgan, günahkar,
Süleyman Tevfik (1927)
Hayrı men' iyleyenlere, haddini aşanlara, günâhkârlara
Süleymaniye Vakfı
iyiliği engelleyen, saldırgan, günaha düşkün,
Ahmet Varol
İyiliği engelleyen, saldırgan, çok günahkar,
Ümit Şimşek
Hayra engel olana, haddini aşana, çok günahkâr olana,
Yaşar Nuri Öztürk
Hayrı engelleyen, sınır tanımaz-saldırgan, günaha batmış,
Ali Bulaç
Hayrı engelleyip sürdüren, saldırgan, olabildiğince günahkar,
Ali Fikri Yavuz
Hayırdan alıkoyanı, aşırı zalimi, çok günahkârı;
Bahaeddin Sağlam
İyiliğe engel olur, haddi aşar, günahkârdır.
Bayraktar Bayraklı
İyiliğe mani olana, saldırgana, günahkâra da uyma!