Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve biz, onları açlıkla, kıtlıkla sınarız, nitekim o bahçe sahiplerini de sınamıştık; hani, sabahleyin erkenden, bahçelerindeki mahsulü kesmeye ant içmişlerdi.
Besim Atalay (1965)
Sabahleyin, bahçeleri toplamakçin sözleşmiş olanları sınadığımız gibi, onları da sınadık
Cemal Külünkoğlu
17-18. Şüphesiz biz, vaktiyle “Bahçe Sahipleri” ne (yaptıkları yüzünden) belâ verdiğimiz gibi, onlara da belâ vereceğiz. Hani o bahçe sahipleri, sabah erkenden (fakirlerin hakkını vermemek için onlar gelmeden) bahçenin ürünlerini devşirmeye yemin etmişlerdi. (Bunu tasarlarken, Allah'ın iradesi ile ilgili “İnşaallah” gibi) hiçbir istisnai kayıt da koymamışlardı.
Cemil Said (1924)
17,18. Meyvelerini irtesi sabah toplayacaklarına bilâ kayd u şart yemîn iden bağçe sâhiblerine yapdığımızı ânlara da (Mekkelilere) yaparız.
Diyanet Vakfı
17, 18. Biz, vaktiyle «bahçe sahipleri»ne belâ verdiğimiz gibi, onlara da belâ verdik. Hani onlar (bahçe sahipleri), sabah olurken (kimse görmeden) onu (mahsullerini) devşireceklerine yemin etmişlerdi. Onlar istisna da etmiyorlardı
Edip Yüksel
Onları sınadık; tıpkı bahçe sahiplerini sınadığımız gibi. Sabahleyin devşireceklerine yemin etmişlerdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
O bağ sahiblerini belâlandırdığımız gibi; o sıra ki yemin etmişlerdi: sabah olunca onu mutlaka divşireceklerdi
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Biz onlara da belâ verdik, bahçe sahiplerine verdiğimiz gibi. Hani onlar sabah olunca bahçeyi mutlaka devşireceklerine yemin etmişlerdi.
Emrah Demiryent
17-18. Şüphesiz biz, vaktiyle, bahçe sahiplerini (yaptıkları yüzünden) musibete uğrattığımız gibi, onları da (yaptıkları yüzünden) musibete uğratacağız. Hani, o bahçe sahipleri, sabah erkenden (fakirlerin hakkını vermemek için fakir kimseler yanlarına gelmeden önce) mahsullerini toplamaya yemin etmişlerdi. (Bu planını yaparlarken, “İnşaAllah yaparız” dememiş) hiçbir istisnâî kayıt da koymamışlardı.
Abdullah-Ahmet Akgül
Gerçek şu ki, Biz o bahçe sahiplerine bela verdiğimiz gibi, bunlara da bela verdik (vereceğiz). Hani onlar, sabah vakti (erkenden ve kimseye haber vermeden) onu (bahçeyi) mutlaka devşireceklerine dair and içmişlerdi.
Erhan Aktaş
Kuşkusuz Biz onları belalandırdık.¹ Tıpkı, bahçelerinin ürünlerini sabah erkenden² toplayacaklarına dair sözleşen³ bahçe sahiplerini belalandırdığımız gibi.
Eski Anadolu Türkçesi
bayıķ biz śınaduk anları ya'nį ķahtıla nite kim śınaduķ bostan islerini ol vaķt kim and içdiler keseler anı irte vaķtına giricilerken.
Hasan Basri Çantay
Biz, o bağçe saahiblerini nasıl belâya uğratdiysek muhakkak bunları da belâlandırdık. Hani (bağçe saahibleri) sabah olunca onu mutlakaa devşireceklerine, biçeceklerine yemîn etmişlerdi.
Hayrat Neşriyat
Şübhesiz ki biz, o bahçe sâhiblerine belâ verdiğimiz gibi bunlara da (Mekkelilere de o kıtlık yıllarıyla) belâ verdik. Hani (o bahçe sâhibleri) sabaha ulaşan kimseler iken, (henüz fakirler görmeden) onu(n mahsûlünü) muhakkak devşireceklerine dâir yemîn etmişlerdi.
İhsan Aktaş
Biz, (bol bol ürün verdiğimiz) bahçe sahiplerini (fakirlere yardım etme hususunda) sınadığımız gibi onları da sınadık. Hani onlar (o bahçe sahipleri), sabah erkenden (fakirler ve yardım isteyen yoksullar gelmeden) onu (bahçeyi) mutlaka devşireceklerine dair yemin etmişlerdi. (*)
İlyas Yorulmaz
Daha önce bahçe sahiplerini denediğimiz gibi onları da denedik. Bahçe sahipleri sabah erkence ürünlerini toplamak için yemin edip duruyorlardı.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İşte Biz onları sınayacağız. O bahçesi olanları sınadığımız gibi ki gün doğar doğmaz yemişlerini devşirmeye ant etmişlerdi.
İsmail Hakkı İzmirli
Biz, onları, bahçelerinin hasılatını sabah vakti fukaranın haberi yokken devşirmeye yemin eden bahçe sahiplerini sınadığımız gibi sınadık [²].
İsmail Yakıt
Muhakkak ki Biz tıpkı bahçe [cennet] sahiplerine belâ verdiğimiz gibi onlara da belâ veririz. Hani, onlar sabah erkenden bahçenin (ürünlerini) mutlaka devşireceklerine dair yemin etmişlerdi.¹¹
Kadri Çelik
Şüphesiz biz o bağ sahiplerine bela verdiğimiz gibi, bunlara da bela verdik. Hani onlar, sabah vakti (erkenden ve kimseye haber vermeden) onu (bağı) mutlaka devşireceklerine dair and içmişlerdi.
Abdullah Parlıyan
İçinde her türlü meyveler bulunan bahçe sahiplerini bela vererek imtihan ettiğimiz gibi Mekke'lileri de açlık ve kıtlıkla bela verip imtihan ettik. Hani o bahçe sahipleri sabah olunca erkenden kimse görmeden mahsulleri toplamaya yemin etmişlerdi.
Kuran Yolu
17-18. Biz, vaktiyle şu bahçe sahiplerine belâ verdiğimiz gibi onlara da belâ verdik. Hani bahçe sahipleri, (“Allah izin verirse” gibi) bir kayıt koymaksızın sabah erkenden bahçenin mahsulünü kesinlikle devşireceklerine yemin etmişlerdi.
Mahmut Kısa
Oysa Biz bu nîmetleri insanlara vererek onları imtihân ediyoruz, tıpkı bir zamanlar bahçe sahiplerini sınadığımız gibi: Hani onlar, olgunlaşan meyveleri sabahleyin toplayacaklarına yemin ediyorlardı.
Mahmut Özdemir
Biz, bahçe sahiplerini denediğimiz gibi onları da denedik. Hani, yemin ettiler; elbette sabahleyin hasat edecekler / meyve toplayacaklar!
Mehmet Çakır
17,18. Mekke'lilerin başına gelenler, erkenden ürün toplamaya niyet eden kardeşlerin işine benziyor, // hem de dua ne etmeden.
Mehmet Çoban
Hatırlasınlar! Geçmişte böyle davrananlara türlü belalar verdik. Bahçe sahiplerine belâ verdiğimiz gibi, hani onlar sabah olunca bahçelerindeki meyveleri toplayıp, bol nimetlere kavuşacaklarını sanıyorlardı. Söyledikleri gibi olacağına yemin ediyorlardı.
Mehmet Okuyan
17,18. Şüphesiz ki biz, bahçe sahiplerini denediğimiz gibi onları da denemiştik. Hani o (bahçe sahipleri) bahçeyi kesin olarak sabah hasat edeceklerine yemin etmişlerdi; istisna etmemişler(di). [*]
Mehmet Türk
Biz bunları da (vaktiyle) bahçe sahiplerini denediğimiz gibi deneyeceğiz. Hani onlar, bir sabah erkenden bahçeyi mutlaka devşireceklerine dâir yemin etmişlerdi.
Muhammed Esed
Ve Biz o [günahkar]ları [sadece] sınayacağız, ¹¹ tıpkı ağaçtaki meyveleri ertesi gün kesinlikle toplayacağına yemin eden bazı bahçe sahiplerini sınadığımız gibi;
Mustafa Çavdar
Biz onları tıpkı bahçe sahiplerini sınadığımız gibi sınamaktayız. O bahçe sahipleri sabahın ilk ışıklarıyla birlikte ürünlerini devşireceklerine dair and içiyorlardı. 18/23-24
Ahmet Tekin
Bağlı, bahçeli ülkelerin halkını âfetlerle imtihan ettiğimiz gibi, biz onları da âfetlerle imtihan ettik. Hani o zaman bahçe sahipleri yemin etmişlerdi! Kesinlikle, sabah erken bağlarındaki bahçelerindeki gece dökülen ve kesecekleri meyvalarını fukaraya göstermeden devşireceklerdi.
Mustafa İslamoğlu
ŞÜPHESİZ bunları sınamıştık,[⁵²⁴⁴] tıpkı malum bahçe sahiplerini[⁵²⁴⁵] sınadığımız gibi: Hani onlar, ertesi sabah kesinlikle hasat yapacaklarına dair sözleşmiştiler.[⁵²⁴⁶]
Ömer Nasuhi Bilmen
Şüphe yok ki Biz bunları da, bostan sahiplerini belaya uğrattığımız gibi belaya uğrattık. O vakit ki onlar yemîn etmişlerdi ki, sabahleyin erkenden elbette o bostandaki mahsulâtı devşireceklerdi.
Orhan Kuntman
Oysa biz onları sınadık. (Onlara bir belâ verdik, kıtlık ve açlığa maruz kaldılar, mal ve oğullarının bir işe yaramadığını anlamaları gerekirdi, fakat ibret almadılar) O bahçe sahiplerini sınadığımız gibi! Ki o bahçe sahipleri, sabah olunca bahçelerini mutlaka -kimse görmeden- devşireceklerine yemin etmişlerdi.
Osman Fırat
Şüphesiz biz, vaktiyle "bahçe sahipleri"i sınadığımız gibi, onları da sınayacağız. Hani o bahçe sahipleri, sabah erkenden (fakirler gelmeden) bahçenin ürünlerini devşirmeye yemin etmişlerdi.
Şaban Piriş
Biz onları, sabahleyin meyvelerini toplamaya yemin eden bahçe sahiplerini denediğimiz gibi denedik.
Satıraltı Meal (1534)
Biz anları ṣınaduḳ, ṣınaduġumuz gibi bostān ehlini, Yemen iḳlīminde, andiçdükleri vaḳt ki anı keseler ṣabāḥ olduḳda.
Suat Yıldırım
17, 18. Biz tıpkı o bahçe sahiplerini sınadığımız gibi, bunları da sınadık. Onlar sabah erken mahsulü devşireceklerini yeminle pekiştirip kesin söylemiş, (inşaallah dememiş), Allah'ın iznine bağlamamışlardı. Ayrıca fakirlerin payını düşünmemişlerdi.
Süleyman Ateş
Biz bunlara da bela verdik, şu bahçe sahiplerine bela verdiğimiz gibi: Hani onlar, sabah olunca bahçeyi mutlaka devşireceklerine yemin etmişlerdi.
Süleyman Tevfik (1927)
Biz müşrikleri, bağçe sâhiblerini dûçâr-ı belâ iylediğimiz gibi belâya dûçâr iyleriz. [²] O bağçe sâhibleri: "Yârın irkenden meyveyi toplarız" diye aralarında yemîn itdiler.
Süleymaniye Vakfı
Şu bahçenin sahiplerini yıpratıcı bir imtihandan geçirdiğimiz gibi bunları da yıpratıcı bir imtihandan geçireceğiz. Bahçenin sahipleri, ürünü sabah erkenden devşireceklerine yemin etmişlerdi.
Ahmet Varol
Biz bahçe sahiplerini imtihan ettiğimiz gibi bunları da imtihan ettik. Hani onlar sabah vaktinde [2] onu (bahçeyi) mutlaka devşireceklerine yemin etmişlerdi.
Ümit Şimşek
Onları, tıpkı bağ sahiplerini sınadığımız gibi sınadık. Onlar sabah olur olmaz bağlarının ürününü devşireceklerine yemin etmişlerdi.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz onları, o bahçe sahiplerini belalandırdığımız gibi belalandırdık. Hani, onlar sabaha çıktıklarında, bahçeyi mutlaka kesip biçeceklerine yemin etmişlerdi.
Ali Bulaç
Gerçek şu ki, biz o bahçe sahiplerine bela verdiğimiz gibi, bunlara da bela verdik. Hani onlar, sabah vakti (erkenden ve kimseye haber vermeden) onu (bahçeyi) mutlaka devşireceklerine dair and içmişlerdi.
Ali Fikri Yavuz
Muhakkak ki biz, Mekke'lileri (kıtlık, açlık, ölüm ve esaret gibi belâlarla) imtihan ettik; nasıl ki o bağ sahiplerini bir belâ ile imtihan etmiştik: Hani o bağ sahipleri, sabah olunca bağın meyvelerini mutlaka devşireceklerine yemin etmişlerdi.
Bahaeddin Sağlam
Biz o bahçe ehlini belaya attığımız gibi, bunları da (açlıkla) belaya attık. Hani o bahçe ehli, sabahleyin bahçelerinin meyvelerini toplayacaklarına yemin ettiler.
Bayraktar Bayraklı
Biz, bahçe sahiplerini sınadığımız gibi onları da sınıyoruz. Hani bir vakit onlar, sabahleyin kesinlikle meyvelerini toplayacaklarına yemin etmişlerdi.