Kalem Suresi 18. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

18. Ayet

وَلَا يَسْتَثْنُونَ

(Bunu tasarlarken) istisna da yapmıyorlardı. (“İnşaallah” demiyorlardı.)

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve Tanrı dilerse de dememişlerdi.

Besim Atalay (1965)

Yoksullara paylarını ayırmazlardı

Cemal Külünkoğlu

17-18. Şüphesiz biz, vaktiyle “Bahçe Sahipleri” ne (yaptıkları yüzünden) belâ verdiğimiz gibi, onlara da belâ vereceğiz. Hani o bahçe sahipleri, sabah erkenden (fakirlerin hakkını vermemek için onlar gelmeden) bahçenin ürünlerini devşirmeye yemin etmişlerdi. (Bunu tasarlarken, Allah'ın iradesi ile ilgili “İnşaallah” gibi) hiçbir istisnai kayıt da koymamışlardı.

Cemil Said (1924)

17,18. Meyvelerini irtesi sabah toplayacaklarına bilâ kayd u şart yemîn iden bağçe sâhiblerine yapdığımızı ânlara da (Mekkelilere) yaparız.

Diyanet Vakfı

17, 18. Biz, vaktiyle «bahçe sahipleri»ne belâ verdiğimiz gibi, onlara da belâ verdik. Hani onlar (bahçe sahipleri), sabah olurken (kimse görmeden) onu (mahsullerini) devşireceklerine yemin etmişlerdi. Onlar istisna da etmiyorlardı

Edip Yüksel

Bundan hiç bir kuşkuları yoktu.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir istisna da yapmıyorlardı

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

İstisna da etmiyorlardı ("inşaallah" demiyorlardı).

Emrah Demiryent

17-18. Şüphesiz biz, vaktiyle, bahçe sahiplerini (yaptıkları yüzünden) musibete uğrattığımız gibi, onları da (yaptıkları yüzünden) musibete uğratacağız. Hani, o bahçe sahipleri, sabah erkenden (fakirlerin hakkını vermemek için fakir kimseler yanlarına gelmeden önce) mahsullerini toplamaya yemin etmişlerdi. (Bu planını yaparlarken, “İnşaAllah yaparız” dememiş) hiçbir istisnâî kayıt da koymamışlardı.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Bu konuda) Hiçbir istisna yapmaya (ve temkinli davranmaya gerek görmemişlerdi.) [Yani, kendi kudret ve güçlerine o kadar güveniyorlardı ki, "Allah’ın izniyle" demeden, "kendi bağlarımızın meyvelerini toplayacağız" diye kesinlikle yemin etme gafletine düşmüşlerdi.]

Erhan Aktaş

Bir istisna da yapmıyorlardı.¹

Eski Anadolu Türkçesi

daħı istiŝna eylemezlerken.

Hasan Basri Çantay

(Bu babda) istisna da yapmıyorlardı.

Hayrat Neşriyat

(İnşâallah diyerek) istisnâ da yapmıyorlardı.

İhsan Aktaş

Ve onlar (Allah’ın hayata müdahil olduğu gerçeğine dair) istisnai bir kayıt da (Allah dilerse" diye bir kayıt) koymuyorlardı.

İlyas Yorulmaz

İstisna da (Allah izin verirse) etmiyorlardı.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onlar yoksulların payını ayırmıyorlardı.

İsmail Hakkı İzmirli

Bunlar «İnşaallah» dememişlerdi [³].

İsmail Yakıt

İstisna da yapmıyorlardı/inşallah demiyorlardı.

Kadri Çelik

(“Allah izin verirse” diye) Bir istisna da yapmıyorlardı.

Abdullah Parlıyan

Allah dilerse şeklinde Allah'ın iradesi ile ilgili hiçbir istisnai kayıt da koymamışlardı.

Kuran Yolu

17-18. Biz, vaktiyle şu bahçe sahiplerine belâ verdiğimiz gibi onlara da belâ verdik. Hani bahçe sahipleri, (“Allah izin verirse” gibi) bir kayıt koymaksızın sabah erkenden bahçenin mahsulünü kesinlikle devşireceklerine yemin etmişlerdi.

Mahmut Kısa

Üstelik Allah’ın izin ve irâdesini hiç hesaba katmıyor, yani “İnşaallah: Allah’ın izniyle” şeklinde herhangi bir istisnâ da yapmıyorlardı.

Mahmut Özdemir

İstisna etmezler.

Mehmet Çakır

17,18. Mekke'lilerin başına gelenler, erkenden ürün toplamaya niyet eden kardeşlerin işine benziyor, // hem de dua ne etmeden.

Mehmet Çoban

Yemin ederlerken mutlaka dediğimiz gibi olacak diyorlar, hiçbir olumsuzluğu düşünmüyorlardı. "Allah dilerse, bize nimetlerini ulaştırır." diye açılım da yapmıyorlardı.

Mehmet Okuyan

17,18. Şüphesiz ki biz, bahçe sahiplerini denediğimiz gibi onları da denemiştik. Hani o (bahçe sahipleri) bahçeyi kesin olarak sabah hasat edeceklerine yemin etmişlerdi; istisna etmemişler(di). [*]

Mehmet Türk

(Ve bu konuda) hiç bir istisna¹ da yapmıyorlardı.

Muhammed Esed

ve onlar [Allah’ın iradesi ile ilgili] hiçbir istisnaî kayıt da koymamışlardı: ¹²

Mustafa Çavdar

Fakat Allah’ı hiç hesaba katmıyorlardı. 14/32...34, 16/52...57

Ahmet Tekin

Yeminlerini “Allah izin verirse...” ile kayıtlamıyorlar, muhtaçları bile istisna etmiyorlardı.

Mustafa İslamoğlu

Ancak Allah’ın hayata müdahil olduğu gerçeğine dair istisnaî bir kayıt da düşmemiştiler.[⁵²⁴⁷]

Ömer Nasuhi Bilmen

Bir istisnada da bulunmuyorlardı.

Orhan Kuntman

Bir istisna yapmaya gerek duymuyorlardı. (Allah dilerse demiyorlardı)

Osman Fırat

İstisna da etmiyorlar (Allâh dilerse biçeriz demiyorlardı.

Şaban Piriş

Hiç bir istisna da yapmıyorlardı

Satıraltı Meal (1534)

İnşā’allāh dimediler.

Suat Yıldırım

17, 18. Biz tıpkı o bahçe sahiplerini sınadığımız gibi, bunları da sınadık. Onlar sabah erken mahsulü devşireceklerini yeminle pekiştirip kesin söylemiş, (inşaallah dememiş), Allah'ın iznine bağlamamışlardı. Ayrıca fakirlerin payını düşünmemişlerdi.

Süleyman Ateş

İstisna da etmiyorlar(Allah dilerse biçeriz demiyorlar)dı.

Süleyman Tevfik (1927)

Ve inşâallah dimediler.

Süleymaniye Vakfı

Başka bir ihtimal düşünmüyorlardı.

Ahmet Varol

Hiç istisna da etmiyorlardı. [3]

Ümit Şimşek

Bir istisna da yapmamışlardı.

Yaşar Nuri Öztürk

Hiçbir istisna tanımıyorlardı.

Ali Bulaç

(Bu konuda) Hiç bir istisna yapmıyorlardı.

Ali Fikri Yavuz

İstisna da yapmıyorlaradı, (İnşaallah demiyorlardı).

Bahaeddin Sağlam

Ve hiç kimseye hiçbir hak ayırmayacaklarını söylüyorlardı.

Bayraktar Bayraklı

“İnşallah” dememişlerdi.