Kalem Suresi 26. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

26. Ayet

فَلَمَّا رَاَوْهَا قَالُٓوا اِنَّا لَضَٓالُّونَۙ

Fakat bahçeyi o hâlde gördüklerinde, “Biz mutlaka yolumuzu şaşırmış olmalıyız!” dediler.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Bahçeyi görünce gerçekten de dediler, elbette yolumuzu şaşırdık.

Besim Atalay (1965)

Bahçelerin görünce, derler ki: «Biz yolu şaşırmışız

Cemal Külünkoğlu

Fakat bahçeyi o halde görünce: “Biz mutlaka yolumuzu şaşırmış olmalıyız (yanlış yere geldik)!” dediler.

Cemil Said (1924)

26,27. Bağçenin ne hâle geldiğini gördükleri vakit "Eyvah biz yanılmışız meyvelerimiz mahv oldı" diyu bağırdılar.

Diyanet Vakfı

Fakat bahçeyi gördüklerinde: Mutlaka yolumuzu şaşırmış olmalıyız! dediler.

Edip Yüksel

Fakat bahçeyi görünce, "Biz yolu şaşırdık," dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Vakta ki o bağı gördüler, biz, dediler: her halde yanlış gelmişiz

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Fakat bahçeyi gördüklerinde: "Biz herhalde yanlış gelmişiz" dediler .

Emrah Demiryent

Fakat bahçelerini (yanmış/küle dönmüş bir hâlde) gördüklerinde, “Galiba biz yolumuzu şaşırdık da yanlış bir yere geldik” dediler.

Abdullah-Ahmet Akgül

Ama onu (bahçeleri tarumar edilmiş) görünce: "Muhakkak biz (gideceğimiz yeri ve yolu) şaşırmışız ve yanlış gelmişiz" demişlerdi.

Erhan Aktaş

Fakat onu gördüklerinde: “Herhalde yanlış yere geldik!” dediler.

Eski Anadolu Türkçesi

pes ol vaķt kim gördiler anı eyittiler “bayıķ biz azmışlaruz.”

Hasan Basri Çantay

Fakat onu (bu halde) görüverince dediler ki: «Her halde biz yanlış gelenleriz».

Hayrat Neşriyat

Fakat orayı (bahçeyi o perişan hâlde) gördüklerinde: “Muhakkak biz, elbette(bahçesinin yolunu) şaşıran kimseleriz (her hâlde yanlış yere geldik!)” dediler.

İhsan Aktaş

Onu (bahçelerini o hâlde) gördükleri zaman (burası bahçemiz değil) “mutlaka biz yolu şaşırmış olmalıyız!’’dediler.

İlyas Yorulmaz

Sonra tarlada ürünlerini gördüklerinde “Galibe biz yolumuzu şaşırdık” dediler.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Ancak, bahçeyi öyle görünce: "Biz yolu şaşırdık" dediler.

İsmail Hakkı İzmirli

Bahçeyi harap olmuş görünce tereddüde düşerek «— Yolu şaşırmışız,

İsmail Yakıt

Fakat (bahçeyi) gördüklerinde dediler ki: “Biz mutlaka yolu şaşırdık.”

Kadri Çelik

Ama onu görünce, “Muhakkak biz (gideceğimiz yeri) şaşırmış olmalıyız” dediler.

Abdullah Parlıyan

Ama bahçeyi o perişan haliyle görünce: “Herhalde biz yanlış yere gelmişiz, bizim bahçe burası değildir veya biz sapık insanlarız fakir ve yoksulları haklarından mahrum etmeye çalışıyoruz” dediler.

Kuran Yolu

26-27. Bahçeyi gördüklerinde ise, “Herhalde yanlış yere gelmişiz; yok yok, ürünü kaybetmişiz” dediler.

Mahmut Kısa

Derken bahçelerine varıp da, onu yanmış, yıkılmış bir hâldegörünce, “Galiba biz yolumuzu şaşırdık!” dediler.

Mahmut Özdemir

Orayı gördüklerinde dediler ki: -“Biz, elbette yolu şaşırdık”.

Mehmet Çakır

26,27. afalladılar: " Aaa! Galiba yeri şaşırdık. // Yoo. Olamaz! Mahvolduk " dediler.

Mehmet Çoban

Bahçelerini görünce: "Herhalde biz yolu şaşırıp yanlış bahçeye geldik." dediler. Bahçelerini tanıyamamışlardı. Çünkü bahçelerinin yerinde kupkuru simsiyah topraklar bulunuyordu. Her şey yanıp kül olmuştu.

Mehmet Okuyan

Fakat bahçeyi gördüklerinde “Biz (herhâlde) yolumuzu şaşırdık!” demişlerdi.

Mehmet Türk

26,27. Ama o (bahçeyi o halde) görünce (önce): “Biz herhalde yanlış gelmişiz” dediler. (Sonra da): “Hayır, biz tam tersine (bütün servetimizden) yoksun bırakıldık.” dediler.

Muhammed Esed

Ama bahçeye bakıp onu [tanınmaz halde] görünce: “Herhalde yolumuzu şaşırmış olacağız!” diye bağırdılar;

Mustafa Çavdar

Nihayetinde bahçeyi gördüklerinde şaşkınlık içinde: -Biz herhalde yanlış bir yere geldik, dediler. 57/20

Ahmet Tekin

Bağı, bahçeyi gördüklerinde: “Galiba biz yanlış yere geldik.” dediler.

Mustafa İslamoğlu

Derken, bahçeyi o halde görünce (tanıyamadılar ve) “Biz yolumuzu şaşırmışız (galiba)” dediler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Vaktâ ki o bostanlarını (o halde) gördüler, dediler ki: «Şüphe yok bizler elbette sapık kimseleriz.

Orhan Kuntman

Fakat bahçelerini -yanmış kül olmuş halde- görünce (ilkin) "Mutlaka yolumuzu şaşırmış olmalıyız" dediler. (Fakat sonra gerçeği anladılar da)

Osman Fırat

Ne zaman ki bahçeyi o hâlde gördüklerinde, "Biz mutlaka yolumuzu şaşırmış olmalıyız!" dediler.

Şaban Piriş

Onu gördüklerinde:-Yolu şaşırdık, dediler.

Satıraltı Meal (1534)

Ol vaḳt ki anı ol ḥālde gördiler, eyitdiler: Biz azmışlaruz.

Suat Yıldırım

Bahçeyi görünce: apışıp kaldılar. “Galiba yolu şaşırdık, yanlış yere geldik! ” dediler.

Süleyman Ateş

Fakat bahçeyi görünce: "Herhalde biz yolu şaşırdık." dediler.

Süleyman Tevfik (1927)

Bostanı görince: "Biz yolumızı şaşırdık" didiler.

Süleymaniye Vakfı

Bahçeyi görünce: “Biz, kesinlikle başka bir yere geldik!” dediler.

Ahmet Varol

Fakat onu (bahçeyi) gördüklerinde: "Herhalde yanlış geldik" dediler.

Ümit Şimşek

Bir de ne görsünler! “Herhalde biz yanlış geldik” dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

Fakat bahçeyi görünce: "Yahu, biz yanlış gelmişiz." dediler!

Ali Bulaç

Ama onu görünce: 'Muhakkak biz (gideceğimiz yeri) şaşırmışız' dediler.

Ali Fikri Yavuz

Vakta ki o bahçeyi (böyle yanmış kapkara) gördüler : “-Biz, herhalde yanlış gelmişiz.” dediler.

Bahaeddin Sağlam

Bahçeyi gördükleri zaman: “Bir gerçekten yolumuzu şaşırdık…

Bayraktar Bayraklı

25,26,27,28. Amaçlarına ulaşacaklarından emin olarak erkenden gittiler. Harap olmuş bostanı gördüklerinde kimileri, “Biz yanlış yere geldik” dediler. Kimileri de, “Hayır, biz mahvolmuşuz” dediler. İçlerinden en feraset sahibi, “Ben size, niçin Allah'ı anmıyorsunuz, dememiş miydim?” dedi!”