48. Ayet
فَاصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ وَلَا تَكُنْ كَصَاحِبِ الْحُوتِۢ اِذْ نَادٰى وَهُوَ مَكْظُومٌۜ
Sen, Rabbinin hükmüne sabret. Balık sahibi (Yûnus) gibi olma. Hani o, (balığın karnında) kederli bir hâlde Rabbine yakarmıştı.[555]
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
فَاصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ وَلَا تَكُنْ كَصَاحِبِ الْحُوتِۢ اِذْ نَادٰى وَهُوَ مَكْظُومٌۜ
Sen, Rabbinin hükmüne sabret. Balık sahibi (Yûnus) gibi olma. Hani o, (balığın karnında) kederli bir hâlde Rabbine yakarmıştı.[555]
Artık sabret Rabbinin hükmüne ve balıkla arkadaş olana benzeme; hani o, dertten boğulmuş bir halde Rabbine nida etmişti.
Tanrının hükmünü, sabırla bekle, Yunus gibi olmayasın, hani ya, o içi yanarak Allaha çağırmıştır
Sen Rabbinin (inkârcılara mühlet vermesine dair) hükmünü sabırla bekle! Balığın yuttuğu (Yunus) gibi olma! O, balığın karnında (inanmayan kavmini rabbinden izinsiz terk ettiği için pişman olmuş) pek üzgün olarak Rabbine seslenmişti.
Rabbinin hükmüne sabır ile intizâr it ve ızdırâbdan bağıran sâhib-i hût [1] gibi olma.
Sen Rabbinin hükmünü sabırla bekle. Balık sahibi (Yunus) gibi olma. Hani o, dertli dertli Rabbine niyaz etmişti.
Rabbinin hükmünün gerçekleşmesi için sabret. Balığın arkadaşı (Yunus) gibi olma. Hani o, (balık tarafından) yutulmuş bir durumda iken seslenmişti.
O halde sabret rabbının hukmüne de sahibi hut gibi olma, hani öfkeye boğulmuş da nida etmişti
Rabbinin hükmüne sabret, balık sahibi gibi olma. Hani o öfkeye boğulmuş da nida etmişti.
Rabbinin (inkârcılar hakkındaki) hükmünü sabırla bekle ve balık sahibi (Yunus) gibi (aceleci) olma. Hani o, kederli bir hâlde Rabbine dua etmişti.
(Ey Resulüm!) Şimdi Sen, Rabbinin hükmüne sabret ve balık sahibi (Yunus) gibi (aceleci) olma; hani o, içi kahır dolu olarak (ve biraz da sabırsızlanarak Rabbine) dua edip yakarmıştı.
Artık Rabb'inin hükmünü sabırla bekle. Balık sahibi¹ gibi olma. Hani o çok üzüntülü ve hüzünlü olarak seslenmişti.
pes śabr eyle çalabuñ hükmine daħı olma balıķ issi gibi. ol vaķt kim ķıġırdı ol ķayġudan ŧolmışken.
(Habîbim) sen (şimdilik) Rabbinin hükmüne (intizaaren) sabret. O balık saahibi gibi olma. Hatırla ki o, gamla dolu olarak (Rabbine) düâ etmişdi.
(Ey Habîbim!) O hâlde Rabbinin hükmüne sabret! Ve o balık sâhibi (Yûnus) gibi olma! Hani o, (balığın karnında) kederle dolu olduğu bir hâlde (bize) yalvarmıştı.(1)
O hâlde (Resulüm!) Sen Rabbinin (inkârcılara mühlet vermesine dair) hükmüne sabret de balık sahibi (boğulmaktan kurtulsun diye balığın ağzına almış olduğu Yunus) gibi (aceleci) olma! Hani o vakit öfkeye kapılıp (inkârda direnen kavmini Rabbinden izinsiz terk ettiği için pişman olmuş) üzüntü içinde (Rabbine) seslenip yalvarmıştı. *
Rabbinin verdiği hükme (kararlara) sabret. Öfke içinde bağırıp seslenen, balık sahibi gibi olma.
Artık sen Allah’ın yargısına katlan. Sen balığın yuttuğu o kişi gibi olma. O gün içi yana yana Allah’a yalvarmıştı.
Artık Rabbinin hükmüne sabır göster [³], balık sahibi Yunus gibi olma. Hani o, pek öfkeli bir halde Allah/a niyaz etmişti.
(Ey Peygamber!) Rabbin hüküm verene kadar sabret/ göğüs ger. Sakın balık sahibi/Yûnus gibi olma! Hani o, öfkeli ve üzgün bir hâlde yalvarmıştı/seslenmişti¹⁵.
Şimdi sen, Rabbinin hükmüne sabret ve balık sahibi (Yunus) gibi olma. Hani o, içi hüzün dolu olarak (Rabbine) çağrıda bulunmuştu.
Artık Rabbinin hükmüne sabredip dirençli davran ve o sabredemeyip balıkla arkadaş olan Yunus gibi olma. Hani O dertten boğulmuş bir halde Rabbine seslenmişti.
Sen rabbinin hükmüne sabret; balığın yuttuğu (Yunus) gibi olma. Hani o, öfkeli bir halde bağırıp çağırmıştı.
Ey Şanlı Elçi! Madem inkârcılar azgınlıklarından vazgeçmiyorlar, o hâlde Rabb’inin hükmü gerçekleşinceye kadar onların alay ve işkencelerine karşı sabırla göğüs ger ve tebliğ faaliyetlerine ara vermeden devam et! Sakın öfke ve karamsarlığa kapılarak dâvet görevini ihmal edip de, Balık Arkadaşı diye bilinen Yunus gibi olma: Hani Yunus, bütün öğüt ve uyarılara rağmen bir türlü doğru yola gelmeyen kavminin olabildiğince inkârcı ve alaycı tutumu karşısında karamsarlık ve öfkeye kapılarak Allah’ın emrini beklemeden görev yerini terk etmiş ve bir gemiye binerek kaçmaya çalışmıştı. Fakat gemi, aniden gelen büyük bir fırtına yüzünden batma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştı. Bunu, aralarında günahkâr bir kişinin bulunmasına bağlayan gemiciler, “Gelin aramızda kura çekelim de, bu felâketin kimin yüzünden geldiğini bulup onu gemiden atalım!” demişlerdi. Çekilen kura sonucu Yunus denize atılıp dev bir balık tarafından yutulunca, pişmanlık ve acıyla yutkunarak Rabb’ine niyaz etmişti.
Rabbinin hükmü için sabret! Balığın sahibi gibi olma! Hani, o öfkeli boğuk bir sesle rabbine seslendi.
Resulüm! Rabb’inin kararına saygılı ol. Sakın dev balığın karnında, kendi kaderine ah edip haykıran Yûnus gibi olma.
Onlara ve onların yaptıklarına aldırma! Rabbinin hükmüne uyarken azimli, kararlı ol! Geçmişte Rabbinin hükmüne karşı azimli olmayan Yunus gibi olma! Hani o insanların davranışlarından bunalarak, yapması gerekenleri yapmamıştı. Ayetlerimizi açıklamakla görevli olduğu toplumu terk etmişti.
Sen Rabbinin hükmüne sabret! Balık sahibi (Yunus) gibi olma! Hani o, üzüntülü bir hâlde (Rabbine) seslenmişti.
O halde Rabbinin hükmüne sabret ve öfkeye kapılıp (Rabbine) seslenen balık sahibi (Yûnus) gibi olma!¹
ÖYLEYSE, Rabbinin hükmüne sabırla katlan ve öfkeye kapılıp da sonra [ızdırap içinde] haykıran büyük balık sahibi gibi olma. ²⁷
Sen Rabbinin sana yüklediği görevin zorluklarına sabret ve sakın balık sahibi Yunus gibi olma! Hani o, derin bir üzüntü ile Rabbine yalvarmıştı. 6/33-34, 24/54
Rabbinin vereceği hükmü, icraatını bekleyerek sabırla mücadeleye devam et. Balina mahkûmu Yunus gibi sabırsız olma. Hani o, öfkeye boğularak niyaz etmişti.
RABBİNİN hükmüne sabır göster; sakın Balık Sahibi gibi olma! Hani o kendi kendine kahrederek yalvarıyordu.[⁵²⁶⁷]
Artık sen Rabbinin hükmüne sabret. O balık sahibi gibi olma. O zaman ki, O gazaba tutulmuş olduğu bir halde nidâ etti.
(Ey Muhammed) Sen Rabbinin hükmünü bekle, sabret, Balık sahibi (Yunus) gibi olma. Hatırla ki o, (kavmine küsmüş, fakat sonra) gamla dolu olarak Rabbine yalvarıp yakarmıştı.
Sen, Rabbinin hükmüne sabret. Balık sahibi (Yûnus) gibi olma. Hani o, (balığın karnında) kederli bir hâlde Rabbine yakarmıştı.
Rabbinin hükmünü sabırla bekle. Balık sahibi /Yunus gibi olma. Hani O, boğuk bir sesle Rabbine seslenmişti.
Pes ṣabr eyle seni yaradan Tañrı ḥükmine. Balıḳ eyesi Yūnus gibi olma, olvaḳt ki nidā eyledi ḳayġulu‐y‐iken.
Sen Rabbinin hükmünü sabırla bekle ve balığın yoldaşı olan zat gibi olma! Hani o dertli dertli Rabbine yalvarmıştı: [21, 87-88; 37, 143-144]
Sen Rabbinin hükmüne sabret, balık sahibi (Yunus) gibi olma. Hani o, sıkıntıdan yutkunarak (Allah'a) seslenmişti.
(Yâ Muhammed)! Rabbinin hükmüne sabır it. Balık sâhibi (Yûnus) gibi olma. (Onun gibi kavmine gadabda 'acele itme) Vaktâ ki Yûnus (balığın karnında) gam ve kederle dilhûn oldığı halde rabbine du'â itdi.
Balığın yuttuğu kişi gibi olma, Rabbinin kararı gelinceye kadar sıkıntılara sabret. O, mahcup bir şekilde yalvarıp yakarmıştı.
Rabbinin hükmüne sabret ve balık sahibi (Yunus) gibi olma. Hani o çok kederli bir halde seslenmişti.
Rabbin hükmedinceye kadar sabret; balığın yoldaşı(3) gibi olma. Hani o gamla dolmuşken Rabbine seslenmişti.
Artık, Rabbinin hüküm vermesi için sabret! Balığın dostu Yûnus gibi olma! Hani o, öfkelendirilmiş bir halde yakarmıştı.
Şimdi sen, Rabbinin hükmüne sabret ve balık sahibi (Yunus) gibi olma; hani o, içi kahır dolu olarak (Rabbine) çağrıda bulunmuştu.
O halde (Ey Rasûlüm, Allah'ın kâfirlere mühlet vermesine dair olan) Rabbinin hükmüne sabret de, Yûnus peygamber gibi (aceleci) olma. Hani o, (balığın karnında) gamla dolu olduğu halde dua etmişti.
Artık Rabbinin hükmüne karşı sabret. Balığın arkadaşı (Yunus Peygamber) gibi olma! Hani gam ve keder içinde yutkunurken Rabbine seslenmiş idi.
Artık, Rabbinin hüküm vermesi için sabret! Balığın dostu/Yûnus gibi olma! O vakit, üzgün olarak Rabbine yalvarmıştı.