118. Ayet
فَوَقَعَ الْحَقُّ وَبَطَلَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَۚ
Böylece hak yerini buldu ve onların yapmış oldukları şeylerin hepsi boşa çıktı.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
فَوَقَعَ الْحَقُّ وَبَطَلَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَۚ
Böylece hak yerini buldu ve onların yapmış oldukları şeylerin hepsi boşa çıktı.
Böylece de hak üstün oldu, yerine geldi ve yaptıkları şeyler, mahvolup gitti.
Oracıkta yenildiler, horlanarak çekildiler
Böylece gerçek kendini gösterdi ve onların yaptıkları boşa çıktı.
Hak tezâhür iyledi sihirbazların ma’rifetleri ibtâl olundı
Böylece gerçek ortaya çıktı ve onların yapmakta oldukları yok olup gitti.
Böylece, gerçek gerçekleşti ve yaptıkları boşa çıktı.
Artık hak meydana çıktı ve onların bütün yaptıkları hiçe gitti
Artık hakikat ortaya çıkmış ve onların bütün yaptıkları boşa gitmişti.
(Ve böylece) hak ortaya çıktı, onların (sihirbazların) bütün yapmakta oldukları (nın) bâtıl oldu (ğu anlaşıldı).
Böylece hak yerini bulmuş, onların bütün yapmakta oldukları (göz boyama hilekârlıkları) geçersiz (bâtıl) olup boşa çıkmıştı.
Böylece, hakikat¹ ortaya çıktı ve onların bütün yaptıkları batıl² oldu.
pes ŝābit oldı ḥaķ; daħı bāŧıl oldı ol kim oldılar dı işlerler.
İşte, bu suretle hak yerini buldu, onların yapmakda oldukları şeyler de bir hiç olub gitdi.
Böylece hakikat ortaya çıktı ve yapmakta oldukları şeyler (sihirler) boşa gitti.
Böylece hak gerçekleşti ve onların yapageldikleri (sihir, göz boyama hilekârlıkları vs.) geçersiz olup boşa çıktı.*
Böylece Hak ortaya çıktı ve onların yaptıklarını boşa çıkardı.
Böylece doğrunun ne olduğu anlaşıldı. Onların bütün yaptıkları da boşa gitti.
Artık hak belli, onların yaptıkları şey de batıl oldu.
Bunun üzerine gerçek ortaya çıktı ve onların yaptıkları batıl/yok oldu gitti.
Böylece gerçek ortaya çıktı ve onların yaptıkları boşa gitti.
Böylece gerçek kendini gösterip hak ortaya çıkmış, berikilerin bütün o yapıp becerdiklerinin boş olduğu anlaşılmış oldu.
Böylece gerçek ortaya çıktı ve onların yaptıklarının asılsız olduğu anlaşıldı.
Böylece, hakîkat tüm berraklığıyla ortaya çıktı ve sihirbazların birer düzenbaz, Mûsâ’nın ise gerçek bir Peygamber olduğu anlaşıldı; ayrıca gerek Firavun’un, gerek sihirbazların yaptıkları işler, kurdukları bunca hile ve entrikalar boşa gitmiş oldu.
Gerçek vaki’ oldu / ortaya çıktı. İşliyor oldukları şeyler iptâl oldu / geçersiz kaldı.
Gerçekten de öyle oldu. Sihirbazların bütün yaptıkları boşa gitti.
Gerçek ortaya çıktı. Sihirbazların oluşturduğu olumsuz hava dağıldı. Dinleyen halk Musa’ya hak vermeye başladı. Halkın gözünün önünde olan bu görüşme Firavun’un aleyhine oldu. O güne kadar hiç kimse Firavun’a, Firavun’un düzenine karşı ciddi bir eleştiri getirmemişti. Halk gösterilen bu cesarete, anlatılan gerçeklere karşı hayranlığını gizleyemedi.
Böylece gerçek ortaya çıkmış ve onların yapmakta olduğu şeyler de yok olup gitmişti. [*]
Böylece hak yerini buldu ve onların bütün marifetleri boşa çıktı.
Böylece gerçek kendini göstermiş, berikilerin bütün o yapıp becerdiklerinin boş olduğu ortaya çıkmış oldu.
Böylece gerçek karşısında. Onların uydurduklarının batıl olduğu ortaya çıktı. 8/18- 30, 40/25
Böylece doğrular, gerçekler, hak ortaya çıktı. Onların bütün yaptıkları boşa gitti.
Böylece hakikat ortaya çıktı ve (Allah) diğerlerinin yaptıkları sihri iptal etti.
Artık hak tezahür etmiş, onların yapar oldukları ise bâtıl olup gitmişti.
İşte bu suretle hak yerini buldu, sihirbazların yaptığı sihirler boşa gitmiş oldu!
Böylece hak yerini buldu ve onların yapmış oldukları şeylerin hepsi boşa çıktı.
Gerçek ortaya çıktı. Onların yaptıkları boşa gitti.
Pes ḥaḳ düşdi ve bāṭıl oldı anlar işledükleri cāẕūluḳları.
Böylece gerçek ortaya çıktı ve onların bütün yaptıkları boşa gitti.
Gerçek ortaya çıktı ve onların bütün yaptıkları batıl oldu.
Hak zâhir ve âşikâr ve sihirbazların yapdıkları da bâtıl oldı.
Böylece gerçek anlaşıldı ve bütün yaptıkları boşa çıktı.
Böylece hak ortaya çıktı ve onların yaptıkları ortadan silindi.
Hak yerini buldu, onların yaptıkları boşa çıktı.
Böylece hak ortaya çıktı, onların yapıp ettikleri, işe yaramaz hale geldi.
Böylece hak yerini buldu, onların bütün yaptıkları geçersiz kaldı.
Artık hak meydana çıktı ve onların bütün yaptıkları boşa gitti.
Hak gerçekleşti. Yapmakta oldukları şeyler batıl çıktı.
Böylece gerçek ortaya çıktı ve onların yapmakta oldukları yok olup gitti.