119. Ayet
فَغُلِبُوا هُنَالِكَ وَانْقَلَبُوا صَاغِر۪ينَۚ
Artık orada yenilmişler ve küçük düşmüşlerdi.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
فَغُلِبُوا هُنَالِكَ وَانْقَلَبُوا صَاغِر۪ينَۚ
Artık orada yenilmişler ve küçük düşmüşlerdi.
Oracıkta yenildiler ve horhakıyr bir halde yaptıklarından feragat ettiler.
Büyücüler secdeye kapanarak
Artık (böylece) orada onlar yenilmiş ve küçük düşmüşlerdi.
Mağlûb oldılar ve mahcûbâne çekildiler.
İşte Firavun ve kavmi, orada yenildi ve küçük düşerek geri döndüler.
İşte orada yenildiler ve küçük düşürüldüler.
Artık orada mağlûb olmuşlardı, küçük düşmüşlerdi
Orada mağlup olmuş ve küçük düşmüşlerdi.
(Firavun ve adamları) orada yenildiler ve (kendilerini üstün görüyorlar iken) küçük düştüler.
(Firavun ve adamları) Orada yenilmişler ve küçük düşmüşler olarak ters yüz çevrilip kalmışlardı.
Orada yenik düştüler. Küçük düşüp, iddialarından vazgeçtiler.
yiñildiler şunda [82b] daħı döndiler ħorlar.
Artık orada yenildiler, zelîl ve makhur geri döndüler.
Artık orada mağlûb oldular ve (kendilerini üstün görüyorlar iken) küçük düşen kimselere döndüler.
Artık (sihirbazlar, Firavun ve adamları) orada mağlûp oldular ve (kendilerini üstün görüyorlar iken) küçük düşen kimselere döndüler.
Sihirbazlar yenilince, küçük düştüler ve.
Artık orada yenilmişlerdi. Küçük düşüp geri döndüler.
Onlar orada yenildiler, hor olarak geri döndüler.
(Sihirbazlar) orada yenildiler ve küçük düştüler.
İşte orada yenildiler ve küçük düşenler olarak geri döndüler.
Ve böylece Firavun ve yandaşları yenilmiş ve adamakıllı küçük düşmüş oldular.
İşte Firavun ve kavmi orada yenildiler ve küçük düşüp yarıştan çekildiler.
İşte o anda, hepsi müthiş bir yenilgiye uğrayıp küçük düştüler. O hâlde, ey müminler; siz de zamanınızın Mûsâ’sı olup zâlimlerin karşısına Allah’ın ayetleriyle —ki Mûsâ’nın asâsından çok daha büyük bir mûcizedir— çıktığınız takdirde, emîn olun ki, benzer firavunların her türlü sihirbazları, düzenleri ve sistemleri, Allah’ın ayetleri karşısında eriyecek, böylece zâlimler bir kez daha yenilgiye uğrayıp küçük düşecek, hattâ onların “sihirbazları” bile, hakîkatin gücü karşısında teslim olmaktan kendilerini alamayacaklardır: Evet, apaçık mûcizeleri görmesine rağmen, Firavun hakîkati kabule yanaşmadı. Fakat hakîkati görür görmez kalbinden vurulan birileri vardı:
Orada yenildiler; küçük düştüler.
Oracıkta yenildiler, küçük düştüler.
Gerçekler karşısında küçük düşüp yenildiler.
Orada kendilerini küçük düşüren bir yenilgiye uğramışlardı.
(Firavun ve toplumu) orada yenildiler ve küçük düşüp (rezil oldu)lar.
Ve (yine) böylece onlar yenilmiş, adamakıllı küçük düşmüş oldular.
Orada yenildiler ve küçük düştüler. 3/12- 13, 10/81
İşte Firavun ve kavmi orada yenildi. Küçük düşerek geri döndüler.
Sonunda (Firavun ve avanesi) yenik düştüler. İşte orada ve o anda,[¹²⁴¹] onların küstahça gururunu yerle bir eden bir inkılab gerçekleşti;
Artık orada mağlup oldular ve zelil kimseler olarak geri dönüverdiler.
(Firavun ve adamları da) Meydanda yenildiler, yenik ve küçük düşmüş olarak geriye çekildiler.
Ve böylece onlar yenilmiş ve küçük düşmüş oldular.
Orada yenildiler ve küçük düştüler.
Pes yiñildiler ol vaḳtda ve döndiler şehrlerine ẕelīllik bile.
İşte o Firavun ve takımı yenilip küçük düştüler.
Orada yenildiler, küçük düştüler.
O zamân mağlûb olub makhûran geri döndiler.
Artık orada yenilmişler ve küçük düşmüşlerdi.
Onlar burada yenildiler ve zelil oldular.
Oracıkta mağlûp oldular ve küçük düştüler.
Orada mağlup oldular, küçük düştüler.
Orada yenilmiş oldular ve küçük düşmüşler olarak tersyüz çevrildiler.
İşte orada yenilmişler ve küçülerek geri dönmüşlerdi.
İşte (o Firavun ve milleti) orada mağlup oldular. Alçalmış olarak geri döndüler.
İşte Firavun ve kavmi, orada yenildi ve küçük düşerek geri döndüler.