27. Ayet
وَالَّذ۪ينَ هُمْ مِنْ عَذَابِ رَبِّهِمْ مُشْفِقُونَۚ
Onlar, Rablerinin azabından korkan kimselerdir.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَالَّذ۪ينَ هُمْ مِنْ عَذَابِ رَبِّهِمْ مُشْفِقُونَۚ
Onlar, Rablerinin azabından korkan kimselerdir.
Ve öyle kişilerdir onlar ki Rablerinin azabından korkarlar.
27,28. Tanrının azabından emniyette olmadıklarından, bu azaptan korkanlar
Onlar, Rablerinin azabından korkarlar.
26-35. Dîn gününi tasdîk idenler, rabbin ’azâbına dûçâr olmayacağından kimsenin emîn olamayacağını düşünerek Allâh’ın ’azâbından havf iyleyenler, ferclerini muhâfaza idenler ve zevceleri ve cariyelerinden mâ’adâ kimse ile zinâ itmeyenler, kendilerine tevdî’ idilen emânetlere hıyânetde bulunmayanlar, ta’ahhüdâtını îfâ idenler, şehâdetlerinde muhikk ve metîn olanlar, ve erkân ve âdâbıyla ’ibâdet idenler kemâl-i ikrâm ile cennete dâhil olacaklardır. (*)
27, 28. Rablerinin azabından korkanlar, ki Rablerinin azabı(na karşı) emin olunamaz;
Rab'lerinin azabından çekinirler;
Ve onlarki Rablarının azâbından korkarlar
Rablerinin azabından korkarlar.
Ve onlar Rablerinin azabından korkarlar.
Onlar Rablerinin azabına karşı (daimî) bir korku duymakta (ve ona göre davranmakta)dırlar.
Onlar, Rabb'lerinin azabından çekinirler.
daħı anlar kim anlar çalabı’ları 'azābından ķorķıcılardur.
Bir de (şunlar): Rablerinin azabından korkanlar.
O kimseler ki, onlar, Rablerinin azâbından korkanlardır.
Ve onlar (özellikleri sayılan o erkek ve kadınlar) ki, (gelebilecek) Rablerinin azabından endişe duyanlardır.
O namazlarını kılanlar, Rablerinin azabından da korku içindedirler.
çalaplarının azabından korkanlar,
Ve Rablerinin azabından telâş içinde kalanlar da başka.
Onlar/iffetlerini koruyanlar, Rablerinin azabından sakınırlar [muşfikûn].
Onlar, rablerinin azabına karşı bir korku duymaktadırlar.
ve Rablerinden gelecek azaptan korkarlar.
27-28. Rablerinin azabından çekinenler -ki rablerinin azabı karşısında asla güven içinde olunamaz-;
Onlar, Rablerinin azâbından korkup kötülüklerden uzak duranlardır.
Onlar ki rabb’lerinin azabından ürpererek çekinenlerdir.
ceza korkusuyla hop oturup hop kalkanlara,
Allah’ın azabından çekinen kimselerdir.
Onlar Rablerinin azabından korkanlardır.
Zîrâ onlar, Rablerinin azabından gerçekten korkan, kimselerdir.
ve Rablerinin azabına karşı korku ve saygı içinde bulunanlar,
Rabblerinin azabından çekinir, derin bir ürperti duyarlar. 13/21, 24/37, 76/7
Rablerinin azâbından korkarak emirlerine itina gösterenlerdir.
ve onlar ki Rablerinin azabından dolayı derin bir ürperti içerisindedirler:
Ve onlar ki, Rablerinin azabından korkanlardır.
27,28. Rablerinin azabından korkarlar. (Suçlu olmadıkları halde) Kendilerini güvencede hissetmezler. (Topluma daha hayırlı olmak için fırsat kollarlar)
Ve Onlar O kimselerdir ki rablerinin azabına karşı korku ve saygı içindedirler,
Rab'lerinin azabından çekinirler.
Daḫı anlar ki Tañrıları ‘aẕābından ḳorḳarlar.
Onlar Rab'lerinin cezasından korkarlar. [23, 57; 51, 19]
Rablerinin azabından korkarlar.
Rablerinin 'azâbından korkarlar.
Onlar, Rablerinin[*] azabından dolayı içleri titreyenlerdir.
Onlar Rablerinin azabından korkarlar.
Onlar Rablerinin azabından korkarlar.
Bunlar, yalnız Rablerinin azabından ürperirler.
Rablerinin azabına karşı (daimi) bir korku duymaktadırlar.
Onlar ki, Rablerinin azabından korkarlar;
Onlar ki Rablerinin azabından titrerler.
26,27,28. Ceza gününü tasdik ederler. Rablerinin azabından korkarlar; çünkü Rablerinin azabına karşı emin olunmaz.