28. Ayet
اِنَّ عَذَابَ رَبِّهِمْ غَيْرُ مَأْمُونٍۚ
Çünkü, Rablerinin azabından emin olunamaz.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اِنَّ عَذَابَ رَبِّهِمْ غَيْرُ مَأْمُونٍۚ
Çünkü, Rablerinin azabından emin olunamaz.
şüphe yok ki Rablerinin azabından da kimse emin olamaz.
27,28. Tanrının azabından emniyette olmadıklarından, bu azaptan korkanlar
Çünkü Rablerinin azabı emin olunacak bir azap değildir (ona karşı hiç kimse kendini tam bir güven içinde hissedemez).
26-35. Dîn gününi tasdîk idenler, rabbin ’azâbına dûçâr olmayacağından kimsenin emîn olamayacağını düşünerek Allâh’ın ’azâbından havf iyleyenler, ferclerini muhâfaza idenler ve zevceleri ve cariyelerinden mâ’adâ kimse ile zinâ itmeyenler, kendilerine tevdî’ idilen emânetlere hıyânetde bulunmayanlar, ta’ahhüdâtını îfâ idenler, şehâdetlerinde muhikk ve metîn olanlar, ve erkân ve âdâbıyla ’ibâdet idenler kemâl-i ikrâm ile cennete dâhil olacaklardır. (*)
27, 28. Rablerinin azabından korkanlar, ki Rablerinin azabı(na karşı) emin olunamaz;
Rab'lerinin azabına güven olmaz.
Çünkü rablarının azâbından emîn olunmaz
Çünkü Rablerinin azabından emin olunmaz.
Zira (onlar bilirler ki,) hiç kimse (yapmış olduğu amele güvenerek) Rablerinin azabından güvende olamaz.
Şüphesiz Rablerinin azabından emin olunamaz. (Kimse kendisini kurtulmuş sayamaz. Allah’tan hakkıyla korkmak ve hesaba hazırlanmak lazımdır.)
Rabb'lerinin azabından kimse emin olamaz.
bayıķ çalabı’ları 'aźābı imin olınmış degül.
Ki onlar filhakıyka Rablerinin azabından garantili değildirler.
Çünki Rablerinin azâbı, (kendisinden) emîn olunmayan (bir azab)dır.
Şüphesiz (zulüm ve kötülük yapanların başına gelebilecek) Rablerinin azabına (karşı) emin olunamaz.
Elbetteki Rabblerinin azabından (kendileri için) emin olmadıklarını bilirler.
çünkü çalaplarının azabından hiç kimse kendini korumuş sayamaz,
Rablerinin azabından emin olmasınlar [¹].
Muhakkak ki Rablerinden gelecek azaptan kimse emin değildir.
Şüphesiz rablerinin azabından emin olunamaz.
Zaten Rabbinin azabına karşı hiç kimse kendini tam bir güven içinde hissedemez.
27-28. Rablerinin azabından çekinenler -ki rablerinin azabı karşısında asla güven içinde olunamaz-;
Çünkü bilirler ki, Rablerinin azâbına karşı hiç kimse kendisini tam olarak güvende hissedemez.
Onların rabbinin azabı, eman / güvence dışıdır.
- kimse Tanrı'nın cezasından emin olamaz.-
Çünkü bilerek ve bilmeyerek yapacakları hatalardan dolayı Rabbinin azabı ansızın geliverir. Onun için sürekli dikkat içindedirler. Azabın üzerlerine gelmemesi için çalışırlar.
Şüphesiz ki Rablerinin azabı(na karşı) güvende olunamaz.
Zâten Rabbinin azabından, kimse güven içerisinde değildir.¹
zaten Rabbinin azabına karşı hiç kimse kendini [tam] bir güven içinde hissedemez; ¹¹
Çünkü onlar bilirler ki Rabblerinin azabına karşı hiç kimse kendini güvende hissedemez. 4/49, 53/32
Çünkü Rablerinin azâbından kurtulma konusunda emin olunamaz, güvence alınamaz.
çünkü hiç kimse Rabbinin[⁵³¹¹] azabına karşı dokunulmaz değildir.[⁵³¹²]
Şüphe yok ki, Rablerinin azabı gayr-i me'mundur, ondan kimse emin olamaz.
27,28. Rablerinin azabından korkarlar. (Suçlu olmadıkları halde) Kendilerini güvencede hissetmezler. (Topluma daha hayırlı olmak için fırsat kollarlar)
Kesinlikle rablerinin azabından emin olunamaz (korku ve ümit içindedirler).
Gerçekten Rab'lerinin azabından güvende olunamaz.
Taḥḳīḳ ‘aẕābı Tañrılarınuñ imin olacaḳ ‘aẕāb degül.
Çünkü Rab'lerinin azabından kimse emin olamaz.
Çünkü Rablerinin azabına güven olmaz.
Çünki O'nun 'azâbından kimse emîn olamaz.
Hiç kimse Rabbinin azabından güvende olamaz.
Çünkü Rablerinin azabından güvende olunamaz.
Zira Rablerinin azabından kimse emin olamaz.
Gerçekten de Rablerinin azabı emin olunmayacak bir azaptır.
Şüphesiz Rablerinin azabından emin olunamaz.
Çünkü Rablerinin azabından emin bulunulmaz.
Çünkü Rablerinin azabından asla güven duyulmaz.
26,27,28. Ceza gününü tasdik ederler. Rablerinin azabından korkarlar; çünkü Rablerinin azabına karşı emin olunmaz.