29. Ayet
وَالَّذ۪ينَ هُمْ لِفُرُوجِهِمْ حَافِظُونَۙ
Onlar, mahrem yerlerini koruyan kimselerdir.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَالَّذ۪ينَ هُمْ لِفُرُوجِهِمْ حَافِظُونَۙ
Onlar, mahrem yerlerini koruyan kimselerdir.
Ve öyle kişilerdir onlar ki ırzlarını korurlar.
29,30. Eşleriyle, odalıklarından başkasına karşı, utanç yerlerin koruyanlar, bu kimseler kınanılmaz
Ve onlar, iffetlerini korurlar.
26-35. Dîn gününi tasdîk idenler, rabbin ’azâbına dûçâr olmayacağından kimsenin emîn olamayacağını düşünerek Allâh’ın ’azâbından havf iyleyenler, ferclerini muhâfaza idenler ve zevceleri ve cariyelerinden mâ’adâ kimse ile zinâ itmeyenler, kendilerine tevdî’ idilen emânetlere hıyânetde bulunmayanlar, ta’ahhüdâtını îfâ idenler, şehâdetlerinde muhikk ve metîn olanlar, ve erkân ve âdâbıyla ’ibâdet idenler kemâl-i ikrâm ile cennete dâhil olacaklardır. (*)
29, 30, 31. Irzlarını koruyanlar -ancak eşlerine ve cariyelerine karşı müstesna; çünkü onlar kınanmaz; bundan öteye (geçmek) isteyenler ise, onlar taşkınların ta kendileridir-;
Onlar cinsel ilişkiden sakınırlar;
Ve onlarki apışlarını korurlar
Onlar ki ırzlarını korurlar.
29-30. Onlar mahremiyetlerini korurlar. Ancak zevceleri yahut sahip oldukları cariyeleri müstesna. Çünkü onlar (zevceleri ve cariyeleri ile olan ilişkileri konusunda) kınanmazlar.
Ve onlar, ırzlarını (ferçlerini-namus ve onurlarını) korumakta (her türlü hayâsızlıktan sakınmakta)dırlar;
Onlar, ferçlerini¹ korurlar.
daħı anlar kim anlar ferclerin śaķlayıcılardur.
29,30. Şunlar da (öyle): Karılarından, yahud sağ ellerinin mâlik olduklarından başkasına karşı utanacak yerlerini saklayanlar. Çünkü onlar (bunlar Hakkında) kınanmış değildirler.
O kimseler ki, onlar, ırzlarını koruyanlardır.
Ve onlar (özellikleri sayılan o erkek ve kadınlar) ki edep yerlerini (mahrem yerlerini) koruyan (örten) kimselerdir. (*)
Onlar ırz ve namuslarını korurlar.
ut yerlerini açmıyanlar,
29, 30. Karılarından ve halayıklarından başkalarına karşı utanacak yerlerini saklayanlar da başka. Onlara yaklaşmak için kınanmazlar.
Onlar iffetlerini korurlar.
Onlar, ırzlarını korurlar.
İffetlerine karşı duyarlı olup, mahrem yerlerini korurlar.
29-31. İffetlerini koruyanlar -ki eşleri ve câriyeleri bunun dışında olup bundan dolayı kınanmazlar; ama kim bunun ötesine geçmeye kalkışırsa böyleleri sınırı aşanların ta kendileridir-;
Onlar,iffet ve namuslarını titizlikle koruyanlardır.
Onlar ki mahrem yerlerini koruyanlardır.
avret mahallerine sahip olanlara,
Salât-ı İkame edenler mahrem yerlerini koruyan kimselerdir. Zinanın hiçbir çeşidine yaklaşmazlar.
Onlar namuslarını koruyanlardır.
29,3. (Ve onlar) mahrem yerlerini (herkesten) korurlar.¹ Ancak eşleri ve cariyeleri hariç... (Bu iki durumda) ayıplanmaları söz konusu değildir.²
Ve iffetlerine karşı duyarlı olanlar, ¹²
Onlar, iffet ve namuslarını korurlar. 4/34, 12/23...32
Onlar ırzlarını, namuslarını koruyanlardır, bellerine sahip olanlardır.
Yine onlar ki, iffetlerini korurlar;
Ve onlar ki, kendi tenâsül uzuvlarını muhafaza ederler.
29,30. Eşleri ve cariyeleri hariç ırzlarını korurlar. (Eşleri ve cariyeleri için) onlar kınanmazlar.
Ve onlar ırzlarını koruyan kimselerdir.
Onlar, mahrem yerlerini koruyan kimselerdir.
Daḫı anlar ki ferclerini ḥarāmdan ṣaḳlarlar,
29, 30. Onlar edep yerlerini, eşleri ve cariyelerinden başkasından korurlar. Yalnız bunlarla münasebeti olanlar ayıplanamazlar.
Irzlarını korurlar.
29,30. Zevcelerinden ve mülk-ü yemînleri olan câriyelerinden gayrısından ferclerini muhâfaza iderler. Zevce ve câriye ile mukârenetde levm olunmazlar.
Onlar ferçlerini[1] koruyanlardır[2].
Onlar ırzlarını korurlar.
Onlar iffetlerini korurlar.
Bunlar, cinsiyet organlarını titizlikle korurlar.
Ve onlar, ırzlarını (ferç) korurlar;
Onlar ki, avret yerlerini korurlar,
Onlar ki ırzlarını korurlar.
29,30,31. İffetlerini korurlar. Ancak, eşlerine ya da ellerinin altında bulunanlara karşı onlar kınanmazlar. Ama kim bundan ötesini ararsa, onlar sınırı aşanlardır.