30. Ayet
اِلَّا عَلٰٓى اَزْوَاجِهِمْ اَوْ مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُهُمْ فَاِنَّهُمْ غَيْرُ مَلُوم۪ينَۚ
Ancak eşleri, yahut sahip oldukları cariyeleri başka. Çünkü onlar (eşleri ve cariyeleri ile olan ilişkileri konusunda) kınanmazlar.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اِلَّا عَلٰٓى اَزْوَاجِهِمْ اَوْ مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُهُمْ فَاِنَّهُمْ غَيْرُ مَلُوم۪ينَۚ
Ancak eşleri, yahut sahip oldukları cariyeleri başka. Çünkü onlar (eşleri ve cariyeleri ile olan ilişkileri konusunda) kınanmazlar.
Ancak eşleri ve temellük ettikleri müstesna ve artık bu hususta da kınanmazlar onlar.
29,30. Eşleriyle, odalıklarından başkasına karşı, utanç yerlerin koruyanlar, bu kimseler kınanılmaz
Sadece eşleriyle ya da meşru şekilde hakkını vererek sahip oldukları kimselerle ilişkiye girerler. Bundan dolayı da asla kınanmazlar.
26-35. Dîn gününi tasdîk idenler, rabbin ’azâbına dûçâr olmayacağından kimsenin emîn olamayacağını düşünerek Allâh’ın ’azâbından havf iyleyenler, ferclerini muhâfaza idenler ve zevceleri ve cariyelerinden mâ’adâ kimse ile zinâ itmeyenler, kendilerine tevdî’ idilen emânetlere hıyânetde bulunmayanlar, ta’ahhüdâtını îfâ idenler, şehâdetlerinde muhikk ve metîn olanlar, ve erkân ve âdâbıyla ’ibâdet idenler kemâl-i ikrâm ile cennete dâhil olacaklardır. (*)
29, 30, 31. Irzlarını koruyanlar -ancak eşlerine ve cariyelerine karşı müstesna; çünkü onlar kınanmaz; bundan öteye (geçmek) isteyenler ise, onlar taşkınların ta kendileridir-;
Ancak eşleri, yahut yeminlerinin/anlaşmalarının hak sahibi olduklari hariç; onlardan dolayı yerilmezler.
Ancak zevcelerine veya milki yemînlerine başka, Çünkü bunda levm olunmazlar
Ancak zevcelerine ve cariyelerine karşı hariç. Çünkü onlara yaklaştıklarında kınanmazlar.
29-30. Onlar mahremiyetlerini korurlar. Ancak zevceleri yahut sahip oldukları cariyeleri müstesna. Çünkü onlar (zevceleri ve cariyeleri ile olan ilişkileri konusunda) kınanmazlar.
Ancak kendi eşleri ya da sağ ellerinin malik olduğu (özel nikâh sözleşmelileri) başka; çünkü onlar (bunlardan dolayı) kınanmazlar.
Eşleri veya yeminle¹ sahip oldukları hariç. Şüphesiz onlar kınanmazlar.²
illā 'avratları üzere yā anuñ üzere kim mālik oldı śaġ elleri. pes bayıķ anlar melāmet olınmışlar degül.
29,30. Şunlar da (öyle): Karılarından, yahud sağ ellerinin mâlik olduklarından başkasına karşı utanacak yerlerini saklayanlar. Çünkü onlar (bunlar Hakkında) kınanmış değildirler.
Ancak kendi eşleri veya sâhib oldukları câriyelerine karşı (olan münâsebetleri)müstesnâ; çünki şübhesiz ki onlar, (bundan dolayı) kınanacak kimseler değildirler.
Ancak eşlerine ya da sözleşmelerinin sahip bulunduklarına (hasta, sakat, özürlü vb. gibi durumlarından dolayı bakım veya tedavileriyle ilgilenen kimselere) karşı (durumları) hariçtir. Şüphesiz (görülmesi gereken yerleri bunlara göstermekten dolayı) onlar (o erkek ve kadınlar) kınanmazlar. *
Cinsel ihtiyaçlarını eşleri ve evlendikleri cariyelerle giderirler ve bundan dolayı da kınanmazlar.
karılarına, kadın kölelerine yaklaşmak için olursa başka. Çünkü onlara yaklaştıkları için kınanacak değildirler.
29, 30. Karılarından ve halayıklarından başkalarına karşı utanacak yerlerini saklayanlar da başka. Onlara yaklaşmak için kınanmazlar.
Ancak eşleri yani⁸ nikâh aktiyle sahip oldukları [mâ meleket eymânuhum] hariç. Şüphesiz onlar kınanamazlar.
Ancak kendi eşleri ya da sağ ellerinin malik olduğu başka; çünkü onlar (bunlardan dolayı) kınanmazlar.
Ancak eşleri yani nikah yoluyla ve meşru şekilde sahip olduğu ayrı… O zaman onlar kınanmazlar.
29-31. İffetlerini koruyanlar -ki eşleri ve câriyeleri bunun dışında olup bundan dolayı kınanmazlar; ama kim bunun ötesine geçmeye kalkışırsa böyleleri sınırı aşanların ta kendileridir-;
Ancak nikah sözleşmesi yoluyla sahip oldukları hanımları ya da cariyelik sözleşmesi yoluyla sahip oldukları savaş esiri cariyeler hariç. Çünkü onlar, hanımlarıyla veya cariyeleriyle olan ilişkilerinden dolayı asla kınanmazlar. Dolayısıyla, meşrû yollarla cinsel duyguları tatmin etmek kişiyi hiçbir zaman Allah’tan uzaklaştırmaz. Zira İslâm’da ruhbanlık yoktur.
-Ancak ellerinin mâlik olduklarına veya eşlerine karşı başka! Onlar, bu hususta kınanmamıştır.
30,31. - ki bunlar, sadece kendi eş ve cariyelerinden sakınmayabilirler, çünkü onlar yadırganmaz,// artık fazlasını isteyen, ileri gidiyor demektir.-
Cinsel ihtiyaçlarını hür kadınlardan aldıkları eşleriyle veya sahip oldukları ellerinin altında bulunan bekâr kadınlarla nikâhlanarak karşılarlar. Böyle yaptıkların da kınanarak suçlanmazlar.
Ancak eşleri yani (evlilik yoluyla) meşru olarak sahip oldukları kişiler hariç. [*]Şüphesiz ki onlar, (eşleriyle ilişkilerinde) kınanmazlar.
29,3. (Ve onlar) mahrem yerlerini (herkesten) korurlar.¹ Ancak eşleri ve cariyeleri hariç... (Bu iki durumda) ayıplanmaları söz konusu değildir.²
eşleri; yani [nikah yoluyla] meşru şekilde sahip oldukları dışında ¹³ [isteklerini frenleyenler:] çünkü ancak o zaman hiçbir kınamaya uğramazlar,
Eşleri yani meşru şekilde sahip oldukları hariç. Zaten onlar, bundan dolayı kınanmazlar. 23/1...11
Ancak hanımları ve meşrû şekilde sahip oldukları, üzerlerinde meşrû hakları ve otoriteleri, kendileriyle düzgün insanî münasebetleri olan câriyeleriyle ilişkileri helâldir. Bundan dolayı onlar kınanamazlar.
ancak eşleri, yani meşru şekilde hakkını vererek sahip oldukları kimseler müstesna:[⁵³¹³] zaten onlar (meşru eşleriyle paylaştıkları cinsellikten dolayı) kınanamazlar.
Zevcelerine veya mâlik bulundukları cariyelerine karşı müstesna, çünkü onlar kınanmış değildirler.
29,30. Eşleri ve cariyeleri hariç ırzlarını korurlar. (Eşleri ve cariyeleri için) onlar kınanmazlar.
Yalnız eşlerine ya da ellerinin altında bulunan (nikahlılarına) karşı onlar kınanmazlar.
Eşleri veya meşru şekilde sahip oldukları hariç. Çünkü onlar, bu hususta kınanmazlar.
illā ‘avratlarından, yā özlerinüñ ḳırnaḳların[dan]. Anlara anda melāmetyoḳdur.
29, 30. Onlar edep yerlerini, eşleri ve cariyelerinden başkasından korurlar. Yalnız bunlarla münasebeti olanlar ayıplanamazlar.
Yalnız eşlerine, ya da ellerinin altında bulunan(cariyelerin)e karşı (korumazlar. Bundan ötürü de) onlar kınanmazlar.
29,30. Zevcelerinden ve mülk-ü yemînleri olan câriyelerinden gayrısından ferclerini muhâfaza iderler. Zevce ve câriye ile mukârenetde levm olunmazlar.
Sadece hür eşlerine veya hâkimiyetleri altındaki esir eşlerine karşı ferçlerini korumaları gerekmez[*].
Ancak kendi eşleri ve ellerinin altındaki (cariyeleri) hariç. Şüphesiz onlar (bunlarla ilişkilerinden dolayı) kınanmazlar.
Ancak eşlerine ve ellerinin altındakilere(4) karşı müstesna—bunlar kınanmazlar.
Ancak onlar, eşleriyle, akitlerinin sahip olduğu şeyler konusunda kınanamazlar.
Ancak kendi eşleri ya da sağ ellerinin malik olduğu başka; çünkü onlar (bunlardan dolayı) kınanmazlar.
Ancak zevcelerine ve cariyelerine müstesna... Çünkü onlar (bunlarda) kınanmazlar.
Hanımlarına ve cariyelerine karşı hariç, onlar (bu konuda) kınanmazlar.
29,30,31. İffetlerini korurlar. Ancak, eşlerine ya da ellerinin altında bulunanlara karşı onlar kınanmazlar. Ama kim bundan ötesini ararsa, onlar sınırı aşanlardır.