Müddessir Suresi 22. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

22. Ayet

ثُمَّ عَبَسَ وَبَسَرَۙ

Sonra yüzünü ekşitti, kaşlarını çattı.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Sonra kaşını çattı, suratını astı,

Besim Atalay (1965)

Daha sonra somurtarak yüzünü de ekşitti

Cemal Külünkoğlu

Sonra (söyleyecek söz bulamayınca) suratını astı ve kaşlarını çattı.

Cemil Said (1924)

21,22. Sonra etrâfına nazar itdi, kaşlarını çatdı ve ’abûsu’l veche oldı.

Diyanet Vakfı

21, 22, 23, 24, 25. Sonra baktı. Sonra kaşlarını çattı, suratını astı. En sonunda, kibirini yenemeyip sırt çevirdi de: «Bu (Kur'an) dedi, olsa olsa (sihirbazlardan öğrenilip) nakledilen bir sihirdir. Bu, insan sözünden başka bir şey değil.»

Edip Yüksel

Sonra surat astı, kaşlarını çattı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra kaşını çattı ve ekşiyerek surat astı

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Sonra kaşını çattı, surat astı.

Emrah Demiryent

Sonra suratını astı ve kaşlarını çattı.

Abdullah-Ahmet Akgül

Sonra kaşlarını çattı ve yüzünü ekşitip (kalktı).

Erhan Aktaş

Sonra kaşlarını çatıp surat astı!

Eski Anadolu Türkçesi

21-22. andan baķdı andan burtardı daħı burtardı.

Hasan Basri Çantay

Sonra (ümîdsizliğinden ve öfkesinden) kaşlarını çatdı, suratını asdı.

Hayrat Neşriyat

Sonra (Kur'ân'ın hakikatini o da anladı da inâdî küfründen) kaşlarını çattı ve suratını astı.

İhsan Aktaş

Sonra (bir iş yapamamanın üzüntüsü ve öfkesinden) kaşlarını çattı, suratını astı.

İlyas Yorulmaz

Sonra yüzünü buruşturdu, kaşlarını çattı.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Sonra kaşlarını çattı, suratını astı.

İsmail Hakkı İzmirli

Sonra çehresini astı, kaşını çattı.

İsmail Yakıt

Sonra surat astı ve kaşlarını çattı.

Kadri Çelik

Sonra kaşlarını çattı ve yüzünü ekşitti.

Abdullah Parlıyan

Sonra bir iş yapamamanın üzüntüsü ve öfkesinden kaşlarını çattı, suratını astı.

Kuran Yolu

Sonra kaşlarını çattı, suratını astı.

Mahmut Kısa

Ardından suratını astı, tedirgin ve endişeli bir çehreyle kaşlarını çattı,

Mahmut Özdemir

Sonra kaşlarını çattı; surat astı.

Mehmet Çakır

22,23. surat etti, kaş çattı, // sonra döndü kabardı:

Mehmet Çoban

Sonra suratını asarak büyük bir hışımla kaşlarını çattı!

Mehmet Okuyan

Sonra surat(ını) astı, kaş(larını) çattı.

Mehmet Türk

Sonra kaşlarını dürdü ve suratın astı.

Muhammed Esed

sonra kaşlarını çatarak dik dik süzer, ¹⁰

Mustafa Çavdar

Derken suratını astı kaşlarını çattı. 68/51-52

Ahmet Tekin

Üstelik kaşını çatıp, surat astı, Kuran'ın ve İslâm'ın hedeflerinin planlanan vakitten önce gerçekleşmesini istedi, bekleyemedi.

Mustafa İslamoğlu

ardından surat astı ve rengi attı.

Ömer Nasuhi Bilmen

Sonra kaşını çattı, suratını astı.

Orhan Kuntman

21,22,23. Sonra (etrafındakilere) baktı, kaşlarını çattı, suratını ekşitti ve (anlamış olduğu haktan) yüz çevirip büyüklük tasladı da!

Osman Fırat

Sonra surat astı, kaşlarını çattı,

Şaban Piriş

Sonra kaşlarını çatıp, surat astı.

Satıraltı Meal (1534)

Andan yüzin burtarup ḳırışdurdı.

Suat Yıldırım

Derken suratını astı, kaşlarını çattı. . .

Süleyman Ateş

Sonra surat astı, kaşlarını çattı,

Süleyman Tevfik (1927)

(Sonra ta'n idecek bir şey bulamadığından) Yüzüni ekşidüb alnını buruşdurdı

Süleymaniye Vakfı

Sonra kaşlarını çattı, suratını aştı;

Ahmet Varol

Sonra suratını astı ve kaşlarını çattı.

Ümit Şimşek

Sonra kaşını çattı, suratını astı.

Yaşar Nuri Öztürk

Sonra yüzünü buruşturdu, kaşlarını çattı.

Ali Bulaç

Sonra kaşlarını çattı ve yüzünü ekşitti.

Ali Fikri Yavuz

Sonra (söyliyecek söz bulamadığından) suratını astı ve kaşlarını çattı.

Bahaeddin Sağlam

Sonra surat astı, kaşlarını çattı.

Bayraktar Bayraklı

21,22,23,24,25. Sonra baktı. Sonra yüzünü ekşitti ve suratını astı. Sonra arkasını döndü ve kibirlendi. Şöyle dedi: “Bu, sadece öncekilerden nakledilen bir büyüdür. Bu yalnızca bir insan sözüdür.”