22. Ayet
ثُمَّ عَبَسَ وَبَسَرَۙ
Sonra yüzünü ekşitti, kaşlarını çattı.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
ثُمَّ عَبَسَ وَبَسَرَۙ
Sonra yüzünü ekşitti, kaşlarını çattı.
Sonra kaşını çattı, suratını astı,
Daha sonra somurtarak yüzünü de ekşitti
Sonra (söyleyecek söz bulamayınca) suratını astı ve kaşlarını çattı.
21,22. Sonra etrâfına nazar itdi, kaşlarını çatdı ve ’abûsu’l veche oldı.
21, 22, 23, 24, 25. Sonra baktı. Sonra kaşlarını çattı, suratını astı. En sonunda, kibirini yenemeyip sırt çevirdi de: «Bu (Kur'an) dedi, olsa olsa (sihirbazlardan öğrenilip) nakledilen bir sihirdir. Bu, insan sözünden başka bir şey değil.»
Sonra surat astı, kaşlarını çattı.
Sonra kaşını çattı ve ekşiyerek surat astı
Sonra kaşını çattı, surat astı.
Sonra suratını astı ve kaşlarını çattı.
Sonra kaşlarını çattı ve yüzünü ekşitip (kalktı).
Sonra kaşlarını çatıp surat astı!
21-22. andan baķdı andan burtardı daħı burtardı.
Sonra (ümîdsizliğinden ve öfkesinden) kaşlarını çatdı, suratını asdı.
Sonra (Kur'ân'ın hakikatini o da anladı da inâdî küfründen) kaşlarını çattı ve suratını astı.
Sonra (bir iş yapamamanın üzüntüsü ve öfkesinden) kaşlarını çattı, suratını astı.
Sonra yüzünü buruşturdu, kaşlarını çattı.
Sonra kaşlarını çattı, suratını astı.
Sonra çehresini astı, kaşını çattı.
Sonra surat astı ve kaşlarını çattı.
Sonra kaşlarını çattı ve yüzünü ekşitti.
Sonra bir iş yapamamanın üzüntüsü ve öfkesinden kaşlarını çattı, suratını astı.
Sonra kaşlarını çattı, suratını astı.
Ardından suratını astı, tedirgin ve endişeli bir çehreyle kaşlarını çattı,
Sonra kaşlarını çattı; surat astı.
22,23. surat etti, kaş çattı, // sonra döndü kabardı:
Sonra suratını asarak büyük bir hışımla kaşlarını çattı!
Sonra surat(ını) astı, kaş(larını) çattı.
Sonra kaşlarını dürdü ve suratın astı.
sonra kaşlarını çatarak dik dik süzer, ¹⁰
Derken suratını astı kaşlarını çattı. 68/51-52
Üstelik kaşını çatıp, surat astı, Kuran'ın ve İslâm'ın hedeflerinin planlanan vakitten önce gerçekleşmesini istedi, bekleyemedi.
ardından surat astı ve rengi attı.
Sonra kaşını çattı, suratını astı.
21,22,23. Sonra (etrafındakilere) baktı, kaşlarını çattı, suratını ekşitti ve (anlamış olduğu haktan) yüz çevirip büyüklük tasladı da!
Sonra surat astı, kaşlarını çattı,
Sonra kaşlarını çatıp, surat astı.
Andan yüzin burtarup ḳırışdurdı.
Derken suratını astı, kaşlarını çattı. . .
Sonra surat astı, kaşlarını çattı,
(Sonra ta'n idecek bir şey bulamadığından) Yüzüni ekşidüb alnını buruşdurdı
Sonra kaşlarını çattı, suratını aştı;
Sonra suratını astı ve kaşlarını çattı.
Sonra kaşını çattı, suratını astı.
Sonra yüzünü buruşturdu, kaşlarını çattı.
Sonra kaşlarını çattı ve yüzünü ekşitti.
Sonra (söyliyecek söz bulamadığından) suratını astı ve kaşlarını çattı.
Sonra surat astı, kaşlarını çattı.
21,22,23,24,25. Sonra baktı. Sonra yüzünü ekşitti ve suratını astı. Sonra arkasını döndü ve kibirlendi. Şöyle dedi: “Bu, sadece öncekilerden nakledilen bir büyüdür. Bu yalnızca bir insan sözüdür.”