Kıyamet Suresi 16. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

16. Ayet

لَا تُحَرِّكْ بِه۪ لِسَانَكَ لِتَعْجَلَ بِه۪ۜ

(Ey Muhammed!) Onu (vahyi) çarçabuk almak için dilini kımıldatma.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Vahyi, acele edip okumak için dilini oynatıp durma.

Besim Atalay (1965)

Onu ivetliyerek, dilini kımıldatma

Cemal Külünkoğlu

(Yaşadıklarını görünce, heyecandan ne yapacağını şaşıracak ve ona denilecek ki:) Amel defterini okurken (yaşadıklarını seyrederken) telaşla dilini dolaştırıp durma (ne diyeceğini şaşırma)!

Cemil Said (1924)

(Yâ Muhammed) vahiy tamam olmazdan evvel lisânını acele ile tahrîk itme

Diyanet Vakfı

(Resûlüm!) onu (vahyi) çarçabuk almak için dilini kımıldatma.

Edip Yüksel

Onu aceleye getirip dilini oynatma.

Elmalılı Hamdi Yazır

Depretme ona dilini iyvedinden onu

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Onu hemen okumak için dilini depretme.

Emrah Demiryent

(Habibim! Cebrâîl sana vahiy getirdiğinde, vahyedilenin bir kısmını unuturum endişesiyle, âyetleri çabucak ezberlemek için) acele edip de dilini onunla beraber hareket ettirme. (Sadece dinle)

Abdullah-Ahmet Akgül

(Ey Nebim, Cebrail Sana vahiy getirdiğinde) Onu (Kur’an’ı kavrayıp ezberlemek için) aceleye kapılıp dilini onunla hareket ettirip-durman (yersizdir).

Erhan Aktaş

Telaşla, geçiştirmeye çalışarak, dilini dolaştırıp durma!¹

Eski Anadolu Türkçesi

[307a] depretme anuñ-ıla ya'nį ķur’ān-ıla dilüñi tā ive alasın.

Hasan Basri Çantay

Onu acele (kavrayıb ezber) etmen için (Cebrâîl vahyi iyice bitirmeden) dilini onunla depretme.

Hayrat Neşriyat

(Habîbim, yâ Muhammed! Cebrâîl sana vahyi bitirmeden) onu (Kur'ân'ı) acele(ezber) etmek için, dilini onunla kımıldatma!(2)

İhsan Aktaş

(O gün mazeret bildireyim derken, korku ve dehşetten dili dolaşan suçluya) ‘’Onu (o dünyada yaptığını da yapmadığını da amellerinin kayıtlı olduğu defterinden okuman için) aceleye getiresin diye (telaşla) dilini onunla dolaştırıp durma’’(denilecek!) *

İlyas Yorulmaz

Onu (yaptıklarının kayıtlı kitabını okumak için) acele ederek dilini hareket ettirme.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onu çarçabuk okuyacağım diye dilini dolaştrma.

İsmail Hakkı İzmirli

Muhammed! Vahiy bitmesin diye acele almak için dilini kımıldatma,

İsmail Yakıt

(Ey Peygamber!) Aceleyle dilini oynatıp durma⁴

Kadri Çelik

Onu (vahyi) ivedilikle bellemek için (tekrarlamak amacıyla) dilini kımıldatıp durma.

Abdullah Parlıyan

Ey peygamber! Sana inen vahyi acele belleyip ezberlemek için dilini kıpırdatma.

Kuran Yolu

Onu zihnine bir an önce kaydetmek için, okumada acele etme.

Mahmut Kısa

Ey Muhammed! Cebrail sana Kur’an’ı vahyederken, onun bir kısmını unuturum endişesiyle, ayetleri çabucak ezberlemek için dilini aceleyle oynatıp durma.

Mahmut Özdemir

Acele etmek için dilini bununla ilgili hareket ettirme!

Mehmet Çakır

Resulüm! Acele ederek Cebrail'in ardından dilini oynatıp durma.

Mehmet Çoban

Ona sesleniriz: "Yaptıklarını sayıp dökmek için dilini depreştirme!"

Mehmet Okuyan

(Ey suçlu kişi)! Artık onu (hakkındaki hükmü) çabucak almak için dilini kımıldatma! [*]

Mehmet Türk

(Ey Muhammed!) O (Kur’an’ı Cebrâil sana okurken, unutmamak için) acele edip dilini onunla beraber hareket ettirip durma.¹

Muhammed Esed

[VAHYİN sözlerini tekrarlarken] dilini hızla oynatıp durma: ⁶

Mustafa Çavdar

Defterini okurken telaşla dilini dolaştırıp durma! 17/13-14, 18/49

Ahmet Tekin

Onu, Kur'ân'ı çabucak kavramak, okumak, atlamamak için dilini kıpırdatma.

Mustafa İslamoğlu

O sebeple aceleyle dilini oynatıp durma:

Ömer Nasuhi Bilmen

Onu (Kur'an'ı) acele ahzedesin diye onunla dilini kımıldatma.

Orhan Kuntman

(Ey Muhammed, Cebrail tamamlamadan) Vahyi almaya çalışıp dilini oynatma. (Acele etme, Kur'an kalbine, inerken sadece dinle)

Osman Fırat

(Ey Muhammed!) Onu (vahyi) çarçabuk almak için dilini kımıldatma.

Şaban Piriş

-Dilini acele ile hareket ettirip durma.

Satıraltı Meal (1534)

Depretme dilüñi anuñla tizledüp.

Suat Yıldırım

Sana vahyedileni unutmamak için tekrarlarken, hemen anında bellemek için dilini kımıldatma. [20, 114]

Süleyman Ateş

(Ey Muhammed,) Onu hemen okumak için diline depretme.

Süleyman Tevfik (1927)

Sana Kur'ân vahy olunur iken 'acele iderek lisânını oynatma.

Süleymaniye Vakfı

(Ona şöyle denir:) “Temize çıkmak için boşuna ağzını yorma.

Ahmet Varol

Onu (sana vahyedileni) acele ile (kavrayıp ezberlemek) için, (Cebrail tamamını sana vahyetmeden) onunla beraber dilini oynatma.

Ümit Şimşek

Onu acele ile okumak için dilini kıpırdatma.(2)

Yaşar Nuri Öztürk

Onu aceleye getiresin diye dilini onunla hareketlendirme!

Ali Bulaç

Onu (Kur'an'ı, kavrayıp belletmek için) aceleye kapılıp dilini onunla hareket ettirip-durma.

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm, vahy daha tamamlanmadan) ona acele ederek, (kelimeleri kaçırmıyayım diye) dilini onunla depretme;

Bahaeddin Sağlam

O vahyi çarçabuk elde etmek için dilini onunla depretme!

Bayraktar Bayraklı

Vahyi ezberlemek için dilini acele kıpırdatma!