31. Ayet
فَلَا صَدَّقَ وَلَا صَلّٰىۙ
O, (Peygamberi) doğrulamamış, namaz da kılmamıştı.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
فَلَا صَدَّقَ وَلَا صَلّٰىۙ
O, (Peygamberi) doğrulamamış, namaz da kılmamıştı.
O, ne birşeyi vermiştir sadaka olarak, ne namaz kılmıştır.
Ne bir sadaka vermiş, ne de namaz kılmıştır
İşte o, (Peygamber'in getirdiğini) tasdik etmemiş, Allah'tan (Hak'tan) yana olmamıştı (yönünü Allah'a dönmemişti).
O insân (Ebû Cehil) inanmıyor ve ’ibâdet itmiyordı.
İşte o, (Peygamber'in getirdiğini) doğru kabul etmemiş, namaz da kılmamıştı.
O ne doğruladı, ne de destekledi;
Fakat o ne sadaka verdi ne namaz kıldı
Fakat o, ne sadaka verdi, ne namaz kıldı.
O (kâfir, hakkı) tasdik etmedi, namaz da kılmadı.
Fakat o (gafil ve kâfir), ne (Kur’an’ı) doğrulamış ne de namaz kılmıştı.
Fakat o, ne onayladı ne de salla yaptı.¹
pes girçek dutmadı daħı namāz ķılmadı.
İşte o, (peygamberi ve Kur'ânı) tasdıyk etmemiş, namaz da kılmamış,
Çünki (o insan) ne (peygamberi ve Kur'ân'ı) tasdîk etti, ne de namaz kıldı.
31,32,33. Oysa o (inkârcı insan) ne (gerçeği, Kur’an’ı) tasdik etmiş ne de (Rabbine yönelerek dinine) destek olmuştu. Fakat (hak adına her şeyi) yalanlamış ve (doğrulara) sırt çevirmişti. Sonra da (sanki övünülecek bir şey yapmış gibi) böbürlenerek ailesine (yandaşlarına) gitmişti. *
Sonra o (diriliş gününü) doğrulamamış ve Rabbine boyun eğmemişdi.
O, ne onu doğru saymış, ne de yalvarıda bulunmuştur.
İnsan, ne sadaka vermiş [⁴] ! Ne namaz kılmış!
O, ne (peygamber’ini) tasdik etmiş ne de (Allah’a) yönelmişti/yaslanmıştı [sallâ]¹¹.
Fakat o, ne doğrulamış ne de namaz kılmıştı.
Artık son pişmanlık fayda vermez. Çünkü yaşadığı sürece hakikati kabul etmedi ve ne bir sadaka verdi ve ne de namaz kıldı.
Vaktiyle o hakka inanmamış, namaz da kılmamıştı.
Ve Rabb’in, onu sonsuz azâba mahkûm edecek! Çünkü o, ne ayetlerime iman etmiş, ne de Bana kulluk etmek üzere namaz kılmıştı!
Ne tasdik etti (sadaka verdi), ne namaz kıldı.
Onaylamadı, namaz niyaz bilmedi.
İnsana dünyada elde ettiklerinden yoksulların fakirlerin, ihtiyaç sahiplerinin haklarını verin denilmişti. Emrimizi yerine getirmediler. Bencil davrandılar. Çıkarlarının peşinden gittiler.
(İnkârcı kişi, gerçeği) onaylamamış, (Allah’ın dinine) destek olmamıştı.
31,32. Hani o adam¹ (dünyada) sadaka vermediği, namaz kılmadığı gibi bir de inkâr edip, (hakka) arkasını dönüyordu.
[Artık son pişmanlık fayda etmez: ¹³ ] çünkü [yaşadığı sürece] hakikati kabul etmedi ve [aydınlığa kavuşmak için] namaz kılmadı;
Evet o, ne hakkı tasdik etti, ne de Rabbine namazla yöneldi. 43/74...80
Ne tasdik etti, ne sadaka verdi. Ne dua ve niyazda bulundu, ne peygamberi salât ü selâm ile andı, ne namaz kılmdı, ne de namaz kılanlara katıldı.
Fakat o (insan) hakikati tasdik etmedi ve yönünü Allah’a dönmedi;[⁵⁴⁵⁷]
Fakat ne tasdik etti ve ne de namaz kıldı.
O (kâfir) ki, ne (peygamberin hak davetini) tasdik etti, ne de namaz kıldı.
Rabbini ne tasdik etti, ne de değer verdi.
Tasdik etmemiş, namaz kılmamış.
Zekāt virmedi, namāz ḳılmadı.
Ne dini tasdik eder, ne namaz kılardı.
Ne sadaka verdi, ne de namaz kıldı.
O, ne îmân itdi ve ne namâz kıldı.
O kişi, doğruları kabul etmemiş, destek de vermemişti.
(O) ne (peygamberi) doğruladı, ne de namaz kıldı.
Oysa o ne Peygamberi doğruladı,(3) ne namaz kıldı.
Ne tasdik etti ne sadaka verdi ne namaz kıldı/dua etti.
Fakat o, ne doğrulamış ne de namaz kılmıştı.
(O kâfir Ebu Cehil Kur'an'ı ve Peygamberi) tasdik etmedi, namaz da kılmadı.
Çünkü o, hakkı doğrulamadı, namaz da kılmadı.
31,32,33,34,35. Ne doğruladı, ne de kulluk görevini yerine getirdi. Fakat yalanladı ve yüz çevirdi. Sonra da çalım sata sata yürüyerek ailesine gitmişti. Sana yazıklar olsun, yazıklar! Tekrar tekrar sana yazıklar olsun, yazıklar!