7. Ayet
وَوَجَدَكَ ضَٓالًّا فَهَدٰىۖ
Seni yolunu kaybetmiş olarak bulup da yola iletmedi mi?
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَوَجَدَكَ ضَٓالًّا فَهَدٰىۖ
Seni yolunu kaybetmiş olarak bulup da yola iletmedi mi?
Ve seni, yol yitirmiş bulup da yol göstermedi mi sana?
Seni yoldan azmış bulup, doğru yola koymadı mı?
Seni (din hususunda) yol bilmez iken, doğru yola yöneltmedi mi?
Seni dalâletde gördi, sana hidâyet itdi.
Şaşırmış bulup da yol göstermedi mi?
Seni bir sapık olarak bulup doğruya iletmedik mi?
ve seni yol bilmez iken yola koymadı mı?
Seni yol bilmez bulup yola iletmedi mi?
Sen (henüz peygamberlik vazifenden ve îmân esaslarının tafsilatından) habersizken, (Rabbin bunları) sana (vahiyle) bildirip öğretmedi mi?
Şaşkın ve bunalmış bir durumda iken hidayet (ve inayet) buyurmadı mı? (İlim, hikmet ve ibadet yolunu açmadı mı?)
Seni şaşırmış bulup, doğru yolu göstermedi mi?
daħı buldı seni azmıssañ pes ŧoġru yol gösterdi.
Seni (çocukluğunda) gaaib olmuş bulub da yolunu doğrultmadı mı?
Hem (sen henüz peygamberlik ve şer'î hükümlerden) habersiz iken seni bulup, yol göstermedi mi?
Ve (sağlam bir imana sahip olmana rağmen insanları cahiliye karanlığından kurtarmak için doğru yola yönlendirme konusunda) seni şaşkın bir vaziyette bulup (vahiyle) yol göstermedi mi? *
Sonra seni sapmış bir halde bulup da, sonra doğru yola iletmedi mi?
O, seni yolunu şaşırmış bulunup da sana yol göstermedi mi?
Seni yolunu şaşırmış gördü de doğru yola götürmedi mi? [²]
O, seni şaşırmış² bulup da (sana) doğru yolu göstermedi mi?³
Ve seni (kitap ve iman nedir) bilmezken bulup hidayete eriştirmedi mi?
Seni sapık insanların arasında bulup da, seni doğru yola eriştirip kurtuluşa eriştirmedik mi? Veya çocuk iken kaybolduğunda seni bulup teslim etmedik mi? Veya din, şeriat nedir bilmezdin bunları sana gösterip öğretmedik mi?
Seni yol bilmez halde bulup yol göstermedi mi?
Seni kitaptan, imandan haberi olmayan (42. Şura: 52) yol bilmez bir kişi olarak bulup da, Kur’an’la tanıştırıp doğru yola iletmedi mi?
Seni şaşkın bulup doğru yola iletmedi mi?
Seni şaşkın bulup kolundan tutmadı mı?
Hatırla! Ne yapacağını bilmez ne söyleyeceğini bilmez şaşırmış bir haldeydin! Kendini uzaklara atıyor, insanlardan ayrı durarak, sürekli kurtuluş yolu arıyordun! Rabbin seni bu halde bulmadı mı? Rabbin seni o halde bulup yol göstermedi mi? Bilgilerin doğrusunu sana öğretmedi mi?
Şaşkınken seni bulup doğru yola ulaştırmıştı. [*]
Seni, ne yapacağını bilmez bir durumda bulup,¹ hak yola iletmedi mi?
Ve yolunu kaybetmiş görüp seni doğru yola ulaştırmadı mı?
Seni bir arayış ve bocalayış içinde bulup sana vahiyle doğru yolu göstermedi mi? 16/9, 17/9, 27/40
Senin, peygamberlikten, Kur'ândan, şeriattan habersiz başına buyruk bir kavim içinde tek başına olduğunu, hidayeti arzuladığını görüp seni hidayete erdirmedi mi, insanlığa rehber yapmadı mı, insanları sana yönlendirmedi mi?
Yine O seni yolunu kaybetmiş bulup doğru yola yöneltmişti.[⁵⁷⁷⁹]
Ve seni bir şaşırmış halde buldu da doğru yolu göstermedi mi?
Seni sapıklık içinde (yaşayan bir toplumda) bulup, seni hidâyete erdirmedi mi? (Seni seçip Peygamber yapmadı mı?)
Ve seni dalalette bulup doğru yola iletmedi mi?
Seni dalalette bulup, doğru yolu göstermedi mi?
Daḫı seni azmış ṭapup saña hidāyet virmedi mi?
Seni dinin hükümlerinden habersiz bulup seçerek dosdoğru yola koymadı mı?
Seni şaşırmış bulup yola iletmedi mi?
Ve seni 'ilimden ve hikmetden ve doğrı yoldan mahrûm bulub hidâyet iylemedi mi?
Seni şaşkın[*] görüp yol gösterdi.
Seni hidayetten habersiz bir halde bulup da hidayete iletmedi mi?
Sen şaşırmışken O sana yol göstermedi mi?
Seni şaşırmış olarak bulup da kılavuzluğunu üstlenmedi mi?
Ve seni yol bilmez iken, 'doğru yola yöneltip iletmedi mi?
Seni, (şeriat hükümlerini) bilmezken, (nübüvvet nimeti ile şer'î) yola koymadı mı?
Vahiyden ve kitaptan haberin olmadığı (şaşkın olduğun) halde, sana doğru yolu göstermedi mi?
Şaşkın halde bulup da yol göstermedi mi?