3. Ayet
اَلَّذ۪ٓي اَنْقَضَ ظَهْرَكَۙ
2,3. Belini büken yükünü üzerinden kaldırmadık mı?
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اَلَّذ۪ٓي اَنْقَضَ ظَهْرَكَۙ
2,3. Belini büken yükünü üzerinden kaldırmadık mı?
Öylesine yük ki çökertmişti belini.
Bükmüştü belini
O yük belini çatırdatıp bükmüştü.
1-4. Biz senin kalbini açarak omuzlarına yüklenmiş olan bârı tahfîf itmedik mi? Senin nâmını a’lâ itmedik mi?
2, 3. Belini büken yükünü senden alıp atmadık mı?
Ki belini bükmüştü.
Ki zâr etmişti bütün zahrını?
O senin sırtını ezen yükü.
O yük ki, senin belini bükmüştü.
Ki o (risaletle ve ümmetinle ilgili; sorumluluk duygusu ve görev kaygusu) Senin belini bükmüştü (sırtını çatırdatmıştı);
Belini büken yükünü?¹
ol kim aġır eyledi arķanı?
(Öyle yükdü ki o) senin sırtına ağır gelmiş, (kemiklerini gıcırdatmış) dı.
2,3. Ve sırtına çok ağır gelen yükünü, senden indirmedik mi?
2, 3. Ve senin üzerinden, (sorumluluğunun, sıkıntılarının, insanların geleceği ile ilgili endişenin) ağır yükünü (hafifletip) almadık mı? Ki o, (sorumluluk duygusu) senin belini bükmüştü; *
O, sana çok ağır gelen (belini büken) yükü kaldırdık.
O yük ki senin sırtını çökertiyordu.
2, 3. Biz, belini büken ağırlığı üzerinden kaldırdık [⁶].
Belini bükmekte olan.³
O senin belini büken yükü.
Öyle bir yük ki, çökertmişti belini.
2-3. Belini büken yükünü üzerinden kaldırmadık mı?
Belini büken ve tek başına asla altından kalkamayacağın o ağır yükünü.
Belini bükmüş olan (yükünü)!
2,3. Üstünden ambargoyu kaldırmadık mı // belini büken?
Elbette her zorluğun yanında kolaylık vardır. Sana kolay olanı tavsiye etmedik mi?
2,3. Belini büken yükünü senden atmıştık.
2,3. O, senin (Peygamberlik görevinin) belini büken yükünü, üzerinden kaldırmadık mı?
o belini büken (yükü)? ²
Ki o yük, belini iki büklüm etmişti 11/12, 17/90...94
Sırtındaki çok ağır, seni ezen yükü almadık mı?
Ki o yük belini iki büklüm etmişti!
Öyle ki, senin sırtına pek ağırlık vermişti.
2,3. (Vahiyler ilk indiğinde) Sırtına ağır gelip, belini büken (Peygamberlik) yükünü kaldırıp atmadık mı?
O (yük ki) belini bükendi
Ki o belini bükmüştü.
Ol yük ki arḳañı aġırlamış‐ıdı.
2, 3. Senin belini çatırdatan o ağır yükünü indirmedik mi?
Ki (o, ağırlığından) sırtını çatırdatmıştı!
2,3. Ve senden belini büken yüki indirdik.
O yük, senin belini bükmüştü.
Ki o senin belini bükmüştü.
Bir yük ki belini büküyordu.
Ki o, belini çatırdatmıştı senin.
Ki o, senin belini bükmüştü;
Öyle ki, (o yük) sırtını çatırdatıb bükmüştü.
2, 3. Belini kıran o ağır yükünü senden aldık (değil mi?)
1,2,3. Biz senin için göğsünü açmadık mı? Senin sırtını çatırdatan yükünü atmadık mı?[773][774]