1

İmam Nevevî · Kırk Hadis (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

29. Hadis

عَنْ مُعَاذِ بْنِ جَبَلٍ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ قَالَ: قُلْت يَا رَسُولَ اللَّهِ! أَخْبِرْنِي بِعَمَلٍ يُدْخِلُنِي الْجَنَّةَ وَيُبَاعِدْنِي مِنْ النَّارِ، قَالَ: "لَقَدْ سَأَلْت عَنْ عَظِيمٍ، وَإِنَّهُ لَيَسِيرٌ عَلَى مَنْ يَسَّرَهُ اللَّهُ عَلَيْهِ: تَعْبُدُ اللَّهَ لَا تُشْرِكْ بِهِ شَيْئًا، وَتُقِيمُ الصَّلَاةَ، وَتُؤْتِي الزَّكَاةَ، وَتَصُومُ رَمَضَانَ، وَتَحُجُّ الْبَيْتَ، ثُمَّ قَالَ: أَلَا أَدُلُّك عَلَى أَبْوَابِ الْخَيْرِ؟ الصَّوْمُ جُنَّةٌ، وَالصَّدَقَةُ تُطْفِئُ الْخَطِيئَةَ كَمَا يُطْفِئُ الْمَاءُ النَّارَ، وَصَلَاةُ الرَّجُلِ فِي جَوْفِ اللَّيْلِ، ثُمَّ تَلَا: " تَتَجَافَى جُنُوبُهُمْ عَنِ الْمَضَاجِعِ " حَتَّى بَلَغَ "يَعْمَلُونَ"،[ 32 سورة السجدة / الأيتان : 16 و 17 ] ثُمَّ قَالَ: أَلَا أُخْبِرُك بِرَأْسِ الْأَمْرِ وَعَمُودِهِ وَذُرْوَةِ سَنَامِهِ؟ قُلْت: بَلَى يَا رَسُولَ اللَّهِ. قَالَ: رَأْسُ الْأَمْرِ الْإِسْلَامُ، وَعَمُودُهُ الصَّلَاةُ، وَذُرْوَةُ سَنَامِهِ الْجِهَادُ، ثُمَّ قَالَ: أَلَا أُخْبِرُك بِمَلَاكِ ذَلِكَ كُلِّهِ؟ فقُلْت: بَلَى يَا رَسُولَ اللَّهِ ! فَأَخَذَ بِلِسَانِهِ وَقَالَ: كُفَّ عَلَيْك هَذَا. قُلْت: يَا نَبِيَّ اللَّهِ وَإِنَّا لَمُؤَاخَذُونَ بِمَا نَتَكَلَّمُ بِهِ؟ فَقَالَ: ثَكِلَتْك أُمُّك وَهَلْ يَكُبُّ النَّاسَ عَلَى وُجُوهِهِمْ -أَوْ قَالَ عَلَى مَنَاخِرِهِمْ- إلَّا حَصَائِدُ أَلْسِنَتِهِمْ؟!" . رَوَاهُ التِّرْمِذِيُّ [رقم:2616] وَقَالَ: حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ

Muaz b. Cebel radıyallahu anh'tan; dedi ki: Ey Allah'ın Resûlü! Bana beni cennete koyacak ve cehennemden uzaklaştıracak bir amel haber ver, dedim. Buyurdu ki: "Sen çok büyük bir şey sordun. Ancak o, Allah'ın kolaylaştırdığı kimse için şüphesiz kolaydır: Allah'a ibadet edersin ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmazsın, namazı kılarsın, zekatı verirsin, Ramazan orucunu tutarsın ve Beyt'i haccedersin." Sonra buyurdu ki: "Sana hayır kapılarını göstereyim mi? Oruç kalkandır. Sadaka, suyun ateşi söndürdüğü gibi hatayı söndürür. Ve kişinin gece yarısı kıldığı namaz." Sonra okudu: { Yanları yataklardan uzaklaşır... } "yapmakta oldukları (şeylere karşılık)" ayetine (kadar). [Secde: 16-17]. Sonra buyurdu ki: "Sana işin başını, direğini ve hörgücünün zirvesini haber vereyim mi?" Dedim ki: Evet, ey Allah'ın Resûlü. Buyurdu ki: "İşin başı İslam'dır, direği namazdır, hörgücünün zirvesi ise cihattır." Sonra buyurdu ki: "Sana bütün bunların can damarını (temelini) haber vereyim mi?" Dedim ki: Evet, ey Allah'ın Resûlü! Dilini tuttu ve dedi ki: "Şunu üzerine tut (buna hakim ol)." Dedim ki: Ey Allah'ın Nebisi! Biz konuştuklarımızdan sorumlu tutulacak mıyız? Buyurdu ki: "Annen seni yitirsin (hayret sana)! İnsanları yüzleri üstüne -veya şöyle dedi: burunları üstüne- ateşe sürükleyen dillerinin hasadından (biçtiklerinden) başkası mıdır?!" Tirmizi rivayet etmiştir [No:2616] ve dedi ki: Hadis hasen sahihtir.