672. Hadis
قَالَ مَالِكٌ وَبَلَغَنِي عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ يَسَارٍ، مِثْلُ ذَلِكَ . قَالَ مَالِكٌ مَنْ مَاتَ وَعَلَيْهِ نَذْرٌ مِنْ رَقَبَةٍ يُعْتِقُهَا أَوْ صِيَامٍ أَوْ صَدَقَةٍ أَوْ بَدَنَةٍ فَأَوْصَى بِأَنْ يُوَفَّى ذَلِكَ عَنْهُ مِنْ مَالِهِ فَإِنَّ الصَّدَقَةَ وَالْبَدَنَةَ فِي ثُلُثِهِ وَهُوَ يُبَدَّى عَلَى مَا سِوَاهُ مِنَ الْوَصَايَا إِلاَّ مَا كَانَ مِثْلَهُ وَذَلِكَ أَنَّهُ لَيْسَ الْوَاجِبُ عَلَيْهِ مِنَ النُّذُورِ وَغَيْرِهَا كَهَيْئَةِ مَا يَتَطَوَّعُ بِهِ مِمَّا لَيْسَ بِوَاجِبٍ وَإِنَّمَا يُجْعَلُ ذَلِكَ فِي ثُلُثِهِ خَاصَّةً دُونَ رَأْسِ مَالِهِ لأَنَّهُ لَوْ جَازَ لَهُ ذَلِكَ فِي رَأْسِ مَالِهِ لأَخَّرَ الْمُتَوَفَّى مِثْلَ ذَلِكَ مِنَ الأُمُورِ الْوَاجِبَةِ عَلَيْهِ حَتَّى إِذَا حَضَرَتْهُ الْوَفَاةُ وَصَارَ الْمَالُ لِوَرَثَتِهِ سَمَّى مِثْلَ هَذِهِ الأَشْيَاءِ الَّتِي لَمْ يَكُنْ يَتَقَاضَاهَا مِنْهُ مُتَقَاضٍ فَلَوْ كَانَ ذَلِكَ جَائِزًا لَهُ أَخَّرَ هَذِهِ الأَشْيَاءَ حَتَّى إِذَا كَانَ عِنْدَ مَوْتِهِ سَمَّاهَا وَعَسَى أَنْ يُحِيطَ بِجَمِيعِ مَالِهِ فَلَيْسَ ذَلِكَ لَهُ .
Mâlik dedi ki: Bana Süleyman b. Yesâr'dan da bunun bir benzeri ulaştı. Mâlik dedi ki: "Kim, üzerine bir köle azat etme, oruç, sadaka veya kurban adağı borcu olduğu halde ölür ve malından bunların yerine getirilmesini vasiyet ederse; sadaka ve kurban, malının üçte birinden karşılanır. Bu (tür borçlar), benzeri (vacip) olanlar dışındaki diğer vasiyetlere takdim edilir (öncelik verilir). Bunun sebebi şudur: Adaklar ve diğerlerinden üzerine vacip olan şeyler, vacip olmayan (nafile) teberru vasiyetleri gibi değildir. Bunlar, malının tamamından değil, özellikle üçte birinden karşılanır. Çünkü eğer bu durum, malının tamamından (karşılanması) caiz olsaydı; ölen kişi, üzerine vacip olan bu tür işleri (yapmayıp) erteler, ölüm kendisine gelip mal varislerine kalacağı zaman, kendisinden (yargı yoluyla) talep edecek bir alacaklının olmadığı bu tür şeyleri (vasiyet olarak) isimlendirirdi. Eğer bu onun için caiz olsaydı, bu şeyleri erteler, ölümü anında bunları söyler (vasiyet eder) ve belki de bu (vasiyetler) malının tamamını kapsardı. Bu sebeple (malın tamamından karşılanması) onun hakkı değildir."