711. Hadis
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ، كَانَ لاَ يَغْسِلُ رَأْسَهُ وَهُوَ مُحْرِمٌ إِلاَّ مِنَ الاِحْتِلاَمِ . قَالَ مَالِكٌ سَمِعْتُ أَهْلَ الْعِلْمِ يَقُولُونَ لاَ بَأْسَ أَنْ يَغْسِلَ الرَّجُلُ الْمُحْرِمُ رَأْسَهُ بِالْغَسُولِ بَعْدَ أَنْ يَرْمِيَ جَمْرَةَ الْعَقَبَةِ وَقَبْلَ أَنْ يَحْلِقَ رَأْسَهُ وَذَلِكَ أَنَّهُ إِذَا رَمَى جَمْرَةَ الْعَقَبَةِ فَقَدْ حَلَّ لَهُ قَتْلُ الْقَمْلِ وَحَلْقُ الشَّعْرِ وَإِلْقَاءُ التَّفَثِ وَلُبْسُ الثِّيَابِ .
Ve bana Mâlik'ten; Nâfi'den anlattı ki; Abdullah b. Ömer, ihtilam olma [durumu] hariç, muhrimken başını yıkamazdı. Mâlik dedi ki: İlim ehlinden şöyle dediklerini işittim: Muhrim olan kişinin, Cemre-i Akabe'yi taşladıktan sonra ve başını tıraş etmeden önce başını gasûl (temizleyici madde) ile yıkamasında bir sakınca yoktur. Zira o, Cemre-i Akabe'yi taşladığı zaman; bit öldürmek, saçı tıraş etmek, kirleri gidermek ve (normal) elbiseler giymek kendisine helal olur.