879. Hadis
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، أَنَّهُ بَلَغَهُ أَنَّ طَلْحَةَ بْنَ عُبَيْدِ اللَّهِ، كَانَ يُقَدِّمُ نِسَاءَهُ وَصِبْيَانَهُ مِنَ الْمُزْدَلِفَةِ إِلَى مِنًى . وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ أَنَّهُ سَمِعَ بَعْضَ أَهْلِ الْعِلْمِ يَكْرَهُ رَمْىَ الْجَمْرَةِ حَتَّى يَطْلُعَ الْفَجْرُ مِنْ يَوْمِ النَّحْرِ وَمَنْ رَمَى فَقَدْ حَلَّ لَهُ النَّحْرُ .
Bana Yahya anlattı; o Malik'ten; kendisine ulaştığına göre: Talha b. Ubeydullah, kadınlarını ve çocuklarını Müzdelife'den Mina'ya önden gönderirdi. Bana Malik'ten rivayet edildiğine göre, o bazı ilim ehlini şöyle derken işitmiştir: "Kurban Bayramı günü fecir doğuncaya kadar Cemre'nin taşlanmasını hoş görmezlerdi (mekruh sayarlardı). (Bununla birlikte) kim taş atarsa, kurban kesmesi (nahr) kendisine helal olur."