924. Hadis
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، وَعَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، أَنَّ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ، خَطَبَ النَّاسَ بِعَرَفَةَ وَعَلَّمَهُمْ أَمْرَ الْحَجِّ وَقَالَ لَهُمْ فِيمَا قَالَ إِذَا جِئْتُمْ مِنًى فَمَنْ رَمَى الْجَمْرَةَ فَقَدْ حَلَّ لَهُ مَا حَرُمَ عَلَى الْحَاجِّ إِلاَّ النِّسَاءَ وَالطِّيبَ لاَ يَمَسَّ أَحَدٌ نِسَاءً وَلاَ طِيبًا حَتَّى يَطُوفَ بِالْبَيْتِ .
Bana Yahya anlattı; Mâlik'ten; Nâfi'den ve Abdullah b. Dînâr'dan; Abdullah b. Ömer'den [nakledildiğine göre]: “Ömer b. el-Hattâb Arafat'ta insanlara hutbe okudu ve onlara hac işlerini öğretti. Söyledikleri arasında şu da vardı: ‘Mina'ya geldiğinizde, kim cemreye taş atarsa, hacıya haram olan şeyler ona helal olur; kadınlar ve koku hariç. Hiç kimse Beyt'i tavaf edinceye kadar kadınlara ve kokuya dokunmasın.’”