1135. Hadis
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، أَنَّهُ سَمِعَ رَبِيعَةَ بْنَ أَبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ، يَقُولُ يَنْكِحُ الْعَبْدُ أَرْبَعَ نِسْوَةٍ . قَالَ مَالِكٌ وَهَذَا أَحْسَنُ مَا سَمِعْتُ فِي ذَلِكَ . قَالَ مَالِكٌ وَالْعَبْدُ مُخَالِفٌ لِلْمُحَلِّلِ إِنْ أَذِنَ لَهُ سَيِّدُهُ ثَبَتَ نِكَاحُهُ وَإِنْ لَمْ يَأْذَنْ لَهُ سَيِّدُهُ فُرِّقَ بَيْنَهُمَا وَالْمُحَلِّلُ يُفَرَّقُ بَيْنَهُمَا عَلَى كُلِّ حَالٍ إِذَا أُرِيدَ بِالنِّكَاحِ التَّحْلِيلُ . قَالَ مَالِكٌ فِي الْعَبْدِ إِذَا مَلَكَتْهُ امْرَأَتُهُ أَوِ الزَّوْجُ يَمْلِكُ امْرَأَتَهُ إِنَّ مِلْكَ كُلِّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا صَاحِبَهُ يَكُونُ فَسْخًا بِغَيْرِ طَلاَقٍ وَإِنْ تَرَاجَعَا بِنِكَاحٍ بَعْدُ لَمْ تَكُنْ تِلْكَ الْفُرْقَةُ طَلاَقًا . قَالَ مَالِكٌ وَالْعَبْدُ إِذَا أَعْتَقَتْهُ امْرَأَتُهُ إِذَا مَلَكَتْهُ وَهِيَ فِي عِدَّةٍ مِنْهُ لَمْ يَتَرَاجَعَا إِلاَّ بِنِكَاحٍ جَدِيدٍ .
Bana Yahya, Mâlik'ten; o Rabîa b. Ebî Abdurrahman'dan işittiğine göre o şöyle derdi: "Köle dört kadınla evlenebilir." Mâlik dedi ki: "Bu konuda işittiğim en güzel görüş budur." Mâlik dedi ki: "Köle, hülleciye (muhallil) muhaliftir (durumu farklıdır). Efendisi izin verirse kölenin nikahı sabit olur. İzin vermezse araları ayrılır. Hüllecinin ise, nikahla tahlil (helal kılma) amaçlanmışsa her halükarda araları ayrılır." Mâlik dedi ki: "Kadın kocasına (köle olarak) sahip olursa veya koca karısına (cariye olarak) sahip olursa, her birinin eşine malik olması, talaksız olarak fesih (nikahın düşmesi) olur. Eğer daha sonra nikahla birbirlerine dönerlerse, o ayrılık talak sayılmaz." Mâlik dedi ki: "Kadın kocasına malik olup onu azat ederse, kadın kocasından dolayı iddet beklerken (fesih iddeti), yeni bir nikah olmadıkça birbirlerine dönemezler."