1162. Hadis
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْقَاسِمِ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ رَجُلاً، مِنْ ثَقِيفٍ مَلَّكَ امْرَأَتَهُ أَمْرَهَا فَقَالَتْ أَنْتَ الطَّلاَقُ فَسَكَتَ ثُمَّ قَالَتْ أَنْتَ الطَّلاَقُ فَقَالَ بِفِيكِ الْحَجَرُ . ثُمَّ قَالَتْ أَنْتَ الطَّلاَقُ فَقَالَ بِفِيكِ الْحَجَرُ . فَاخْتَصَمَا إِلَى مَرْوَانَ بْنِ الْحَكَمِ فَاسْتَحْلَفَهُ مَا مَلَّكَهَا إِلاَّ وَاحِدَةً وَرَدَّهَا إِلَيْهِ . قَالَ مَالِكٌ قَالَ عَبْدُ الرَّحْمَنِ فَكَانَ الْقَاسِمُ يُعْجِبُهُ هَذَا الْقَضَاءُ وَيَرَاهُ أَحْسَنَ مَا سَمِعَ فِي ذَلِكَ . قَالَ مَالِكٌ وَهَذَا أَحْسَنُ مَا سَمِعْتُ فِي ذَلِكَ وَأَحَبُّهُ إِلَىَّ .
Bana Mâlik'ten anlattı; Abdurrahman b. el-Kâsım'dan, o da babasından rivayet ettiğine göre Sakîf kabilesinden bir adam karısının (boşanma) yetkisini eline verdi. Kadın: "Sen boşsun" dedi. Adam sustu. Sonra kadın tekrar: "Sen boşsun" dedi. Adam: "Ağzına taş (dolsun)!" dedi. Sonra kadın tekrar: "Sen boşsun" dedi. Adam yine: "Ağzına taş!" dedi. Bunun üzerine Mervân b. el-Hakem'e başvurdular. Mervân, adama sadece bir talak yetkisi verdiğine dair yemin ettirdi ve kadını ona iade etti. (Ravi) dedi ki: Mâlik, Abdurrahman'ın şöyle dediğini nakletti: "Kâsım bu hükmü beğenir ve bu konuda işittiği en güzel hüküm olarak görürdü." Mâlik dedi ki: "Bu konuda benim işittiğim ve en çok sevdiğim görüş de budur."