1180. Hadis
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، أَنَّهُ كَانَ يَقُولُ فِي الأَمَةِ تَكُونُ تَحْتَ الْعَبْدِ فَتَعْتِقُ إِنَّ الأَمَةَ لَهَا الْخِيَارُ مَا لَمْ يَمَسَّهَا . قَالَ مَالِكٌ وَإِنْ مَسَّهَا زَوْجُهَا فَزَعَمَتْ أَنَّهَا جَهِلَتْ أَنَّ لَهَا الْخِيَارَ فَإِنَّهَا تُتَّهَمُ وَلاَ تُصَدَّقُ بِمَا ادَّعَتْ مِنَ الْجَهَالَةِ وَلاَ خِيَارَ لَهَا بَعْدَ أَنْ يَمَسَّهَا .
Bana Mâlik'ten anlattı; Nâfi'den rivayet edildiğine göre Abdullah b. Ömer, bir köle ile evli olup azat edilen cariye hakkında şöyle derdi: "Kocası ona (azat edildikten sonra) dokunmadığı sürece cariyenin (evliliği sürdürüp sürdürmeme konusunda) seçim hakkı vardır." Mâlik dedi ki: "Eğer kocası ona dokunur, kadın da seçim hakkı olduğunu bilmediğini iddia ederse, bu iddiasında (samimiyeti konusunda) şüphe edilir ve cehalet iddiası kabul edilmez. Temastan sonra artık seçim hakkı yoktur."