200. Hadis
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْقَاسِمِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، أَنَّهُ أَخْبَرَهُ أَنَّهُ، كَانَ يَرَى عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ يَتَرَبَّعُ فِي الصَّلاَةِ إِذَا جَلَسَ قَالَ فَفَعَلْتُهُ وَأَنَا يَوْمَئِذٍ حَدِيثُ السِّنِّ فَنَهَانِي عَبْدُ اللَّهِ وَقَالَ إِنَّمَا سُنَّةُ الصَّلاَةِ أَنْ تَنْصِبَ رِجْلَكَ الْيُمْنَى وَتَثْنِيَ رِجْلَكَ الْيُسْرَى . فَقُلْتُ لَهُ فَإِنَّكَ تَفْعَلُ ذَلِكَ . فَقَالَ إِنَّ رِجْلَىَّ لاَ تَحْمِلاَنِّي .
Ve bana Mâlik'ten anlattı; Abdurrahman b. Kâsım'dan; Abdullah b. Abdullah b. Ömer'den; onun kendisine şöyle haber verdiğini: “O, Abdullah b. Ömer'i namazda oturduğu zaman bağdaş kurarken görürdü. (Dedi ki:) 'Ben de öyle yaptım. O günlerde yaşım küçüktü. Abdullah beni nehyetti ve dedi ki: Namazın sünneti ancak sağ ayağını dikmen, sol ayağını ise bükmendir.' Ona dedim ki: 'Ama sen böyle yapıyorsun.' Dedi ki: 'Şüphesiz benim ayaklarım beni taşımıyor.'”