1294. Hadis
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَنَّ عُبَيْدَ اللَّهِ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ بْنِ مَسْعُودٍ، أَخْبَرَهُ أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ مَسْعُودٍ ابْتَاعَ جَارِيَةً مِنِ امْرَأَتِهِ زَيْنَبَ الثَّقَفِيَّةِ وَاشْتَرَطَتْ عَلَيْهِ أَنَّكَ إِنْ بِعْتَهَا فَهِيَ لِي بِالثَّمَنِ الَّذِي تَبِيعُهَا بِهِ فَسَأَلَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْعُودٍ عَنْ ذَلِكَ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ فَقَالَ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ لاَ تَقْرَبْهَا وَفِيهَا شَرْطٌ لأَحَدٍ .
Bana Mâlik, İbn Şihâb'dan, o Ubeydullah b. Abdullah b. Utbe b. Mes'ûd'dan naklettiğine göre; Abdullah b. Mes'ûd karısı Zeyneb es-Sekafiyye'den bir cariye satın aldı. Karısı ona: "Eğer bu cariyeyi satarsan, sattığın fiyat üzerinden o benim olur" diye şart koştu. Abdullah b. Mes'ûd bunu Ömer b. el-Hattâb'a sordu. Ömer b. el-Hattâb: "İçinde başkası için şart bulunan bir cariyeye yaklaşma!" dedi.