1295. Hadis
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، أَنَّهُ كَانَ يَقُولُ لاَ يَطَأُ الرَّجُلُ وَلِيدَةً إِلاَّ وَلِيدَةً إِنْ شَاءَ بَاعَهَا وَإِنْ شَاءَ وَهَبَهَا وَإِنْ شَاءَ أَمْسَكَهَا وَإِنْ شَاءَ صَنَعَ بِهَا مَا شَاءَ . قَالَ مَالِكٌ فِيمَنِ اشْتَرَى جَارِيَةً عَلَى شَرْطِ أَنْ لاَ يَبِيعَهَا أَوْ لاَ يَهَبَهَا أَوْ مَا أَشْبَهَ ذَلِكَ مِنَ الشُّرُوطِ فَإِنَّهُ لاَ يَنْبَغِي لِلْمُشْتَرِي أَنْ يَطَأَهَا وَذَلِكَ أَنَّهُ لاَ يَجُوزُ لَهُ أَنْ يَبِيعَهَا وَلاَ يَهَبَهَا فَإِذَا كَانَ لاَ يَمْلِكُ ذَلِكَ مِنْهَا فَلَمْ يَمْلِكْهَا مِلْكًا تَامًّا لأَنَّهُ قَدِ اسْتُثْنِيَ عَلَيْهِ فِيهَا مَا مَلَكَهُ بِيَدِ غَيْرِهِ فَإِذَا دَخَلَ هَذَا الشَّرْطُ لَمْ يَصْلُحْ وَكَانَ بَيْعًا مَكْرُوهًا .
Bana Mâlik, Nâfi'den, o da Abdullah b. Ömer'den naklettiğine göre; Abdullah b. Ömer şöyle derdi: "Bir kişi, dilerse satabileceği, dilerse hibe edebileceği, dilerse elinde tutabileceği ve dilerse hakkında istediği tasarrufu yapabileceği bir cariye olmadıkça, o cariyeyle cinsel ilişkide bulunamaz." İmam Mâlik dedi ki: Satmamak, hibe etmemek veya buna benzer şartlarla cariye satın alan kimseye gelince; bu alıcının o cariyeyle cinsel ilişkide bulunması doğru değildir. Çünkü onu satması veya hibe etmesi caiz değildir (kısıtlanmıştır). Bu konularda yetki sahibi olmadığına göre, ona tam bir mülkiyetle sahip olmuş sayılmaz. Çünkü onun mülkiyeti konusunda başkasının elinde olan bir istisna (şart) getirilmiştir. Bu tür bir şart ileri sürülürse, o satış sahih olmaz ve mekruh bir satış olur.