1356. Hadis
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ أَبِي بَكْرِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْحَارِثِ بْنِ هِشَامٍ، عَنْ أَبِي مَسْعُودٍ الأَنْصَارِيِّ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْ ثَمَنِ الْكَلْبِ وَمَهْرِ الْبَغِيِّ وَحُلْوَانِ الْكَاهِنِ . يَعْنِي بِمَهْرِ الْبَغِيِّ مَا تُعْطَاهُ الْمَرْأَةُ عَلَى الزِّنَا وَحُلْوَانُ الْكَاهِنِ رَشْوَتُهُ وَمَا يُعْطَى عَلَى أَنْ يَتَكَهَّنَ .
Bana Mâlik'ten (anlattı)ğına göre; İbn Şihâb, Ebû Bekir b. Abdurrahman b. Hâris b. Hişâm'dan, o da Ebû Mes'ûd el-Ensârî'den naklettiğine göre; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, köpek bedelini (satış parasını), fahişenin mehrini (kazancını) ve kâhinin aldığı bahşişi (hulvân) yasakladı. (Ravi diyor ki): Fahişenin mehri, kadına zina karşılığında verilen şeydir. Kâhinin hulvânı ise, kehanette bulunması karşılığında ona verilen rüşvet (ücret)tir.