1357. Hadis
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، أَنَّهُ بَلَغَهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْ بَيْعٍ وَسَلَفٍ . قَالَ مَالِكٌ وَتَفْسِيرُ ذَلِكَ أَنْ يَقُولَ الرَّجُلُ لِلرَّجُلِ آخُذُ سِلْعَتَكَ بِكَذَا وَكَذَا عَلَى أَنْ تُسْلِفَنِي كَذَا وَكَذَا . فَإِنْ عَقَدَا بَيْعَهُمَا عَلَى هَذَا فَهُوَ غَيْرُ جَائِزٍ فَإِنْ تَرَكَ الَّذِي اشْتَرَطَ السَّلَفَ مَا اشْتَرَطَ مِنْهُ كَانَ ذَلِكَ الْبَيْعُ جَائِزًا . قَالَ مَالِكٌ وَلاَ بَأْسَ أَنْ يُشْتَرَى الثَّوْبُ مِنَ الْكَتَّانِ أَوِ الشَّطَوِيِّ أَوِ الْقَصَبِيِّ بِالأَثْوَابِ مِنَ الإِتْرِيبِيِّ أَوِ الْقَسِّيِّ أَوِ الزِّيقَةِ أَوِ الثَّوْبِ الْهَرَوِيِّ أَوِ الْمَرْوِيِّ بِالْمَلاَحِفِ الْيَمَانِيَّةِ وَالشَّقَائِقِ وَمَا أَشْبَهَ ذَلِكَ الْوَاحِدُ بِالاِثْنَيْنِ أَوِ الثَّلاَثَةِ يَدًا بِيَدٍ أَوْ إِلَى أَجَلٍ وَإِنْ كَانَ مِنْ صِنْفٍ وَاحِدٍ فَإِنْ دَخَلَ ذَلِكَ نَسِيئَةٌ فَلاَ خَيْرَ فِيهِ . قَالَ مَالِكٌ وَلاَ يَصْلُحُ حَتَّى يَخْتَلِفَ فَيَبِينَ اخْتِلاَفُهُ فَإِذَا أَشْبَهَ بَعْضُ ذَلِكَ بَعْضًا وَإِنِ اخْتَلَفَتْ أَسْمَاؤُهُ فَلاَ يَأْخُذْ مِنْهُ اثْنَيْنِ بِوَاحِدٍ إِلَى أَجَلٍ وَذَلِكَ أَنْ يَأْخُذَ الثَّوْبَيْنِ مِنَ الْهَرَوِيِّ بِالثَّوْبِ مِنَ الْمَرْوِيِّ أَوِ الْقُوهِيِّ إِلَى أَجَلٍ أَوْ يَأْخُذَ الثَّوْبَيْنِ مِنَ الْفُرْقُبِيِّ بِالثَّوْبِ مِنَ الشَّطَوِيِّ فَإِذَا كَانَتْ هَذِهِ الأَجْنَاسُ عَلَى هَذِهِ الصِّفَةِ فَلاَ يُشْتَرَى مِنْهَا اثْنَانِ بِوَاحِدٍ إِلَى أَجَلٍ . قَالَ مَالِكٌ وَلاَ بَأْسَ أَنْ تَبِيعَ مَا اشْتَرَيْتَ مِنْهَا قَبْلَ أَنْ تَسْتَوْفِيَهُ مِنْ غَيْرِ صَاحِبِهِ الَّذِي اشْتَرَيْتَهُ مِنْهُ إِذَا انْتَقَدْتَ ثَمَنَهُ .
Bana Mâlik'ten (anlattı)ğına göre; kendisine ulaştığına göre Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, satış ve selem (ödünç verme şartlı satış) işlemini yasaklamıştır. İmam Mâlik dedi ki: Bunun açıklaması şudur: Bir kişinin diğerine, "Bana şu kadar borç vermen şartıyla senin malını şu fiyata alıyorum" demesidir. Eğer satışlarını bu şart üzerine yaparlarsa bu caiz değildir. Şayet ödünç şartını koşan kişi bu şartından vazgeçerse, o satış caiz olur. İmam Mâlik dedi ki: Keten, Şata (Mısır'da bir yer) veya Kasab (ince keten) kumaşlarının; İtrib (bir yer), Kass (bir tür ipek karışımı), Zîka, Herevî veya Mervî kumaşları, Yemen çarşafları, Şakâik (kırmızı şeritli kumaşlar) ve benzeri kumaşlarla; biri iki veya üç karşılığında -peşin veya vadeli olarak- satılmasında bir sakınca yoktur. (Ancak) eğer bunlar aynı cinsten iseler ve vadeli (nesîe) olurlarsa, bunda hayır yoktur. İmam Mâlik dedi ki: (Bu tür kumaşların) aralarındaki fark açıkça belli olmadıkça (vadeli takas) doğru olmaz. İsimleri farklı olsa bile birbirlerine benziyorlarsa, bunlardan iki tanesi bir tanesi karşılığında vadeli olarak alınmaz. Mesela; iki Herevî kumaşın bir Mervî veya Kûhî kumaş karşılığında vadeli alınması; ya da iki Furkubî (Mısır kumaşı)nin bir Şata kumaşı karşılığında alınması (doğru değildir). Eğer bu cinsler nitelik bakımından (birbirine) benziyorsa, bunlardan iki tanesi bir tanesi karşılığında vadeli olarak satın alınmaz. İmam Mâlik dedi ki: (Kumaş vb. ölçülüp tartılmayan mallardan) satın aldığın şeyleri, (henüz) teslim almadan (kabzetmeden) önce, satın aldığın kişi dışındaki bir başkasına satmanda -eğer parasını peşin ödemişsen- bir sakınca yoktur.