Arazi Kiralama Kitabı

Malik b. Enes · Muvatta Malik (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

1390. Hadis

حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ رَبِيعَةَ بْنِ أَبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ حَنْظَلَةَ بْنِ قَيْسٍ الزُّرَقِيِّ، عَنْ رَافِعِ بْنِ خَدِيجٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْ كِرَاءِ الْمَزَارِعِ قَالَ حَنْظَلَةُ فَسَأَلْتُ رَافِعَ بْنَ خَدِيجٍ بِالذَّهَبِ وَالْوَرِقِ فَقَالَ أَمَّا بِالذَّهَبِ وَالْوَرِقِ فَلاَ بَأْسَ بِهِ ‏.‏

Bana Mâlik'ten (anlattı)ğına göre; Rebîa b. Ebî Abdurrahman, Hanzala b. Kays ez-Zürakî'den, o da Râfi b. Hadîc'den naklettiğine göre: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem tarlaların kiraya verilmesini yasakladı. Hanzala dedi ki: Râfi b. Hadîc'e: "Altın ve gümüş karşılığında da mı (yasak)?" diye sordum. Râfi: "Altın ve gümüş karşılığında (kiralamada) bir sakınca yoktur" dedi.

1391. Hadis

وَحَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَنَّهُ قَالَ سَأَلْتُ سَعِيدَ بْنَ الْمُسَيَّبِ عَنْ كِرَاءِ الأَرْضِ، بِالذَّهَبِ وَالْوَرِقِ فَقَالَ لاَ بَأْسَ بِهِ ‏.‏

Bana Mâlik'ten (anlattı)ğına göre; İbn Şihâb şöyle demiştir: Saîd b. el-Müseyyeb'e, arazinin altın ve gümüş karşılığında kiraya verilmesini sordum. "Bunda bir sakınca yoktur" dedi.

1392. Hadis

وَحَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَنَّهُ سَأَلَ سَالِمَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ عَنْ كِرَاءِ الْمَزَارِعِ، فَقَالَ لاَ بَأْسَ بِهَا بِالذَّهَبِ وَالْوَرِقِ ‏.‏ قَالَ ابْنُ شِهَابٍ فَقُلْتُ لَهُ أَرَأَيْتَ الْحَدِيثَ الَّذِي يُذْكَرُ عَنْ رَافِعِ بْنِ خَدِيجٍ فَقَالَ أَكْثَرَ رَافِعٌ وَلَوْ كَانَ لِي مَزْرَعَةٌ أَكْرَيْتُهَا ‏.‏

Bana Mâlik'ten (anlattı)ğına göre; İbn Şihâb, Sâlim b. Abdullah b. Ömer'e tarlaların kiraya verilmesini sordu. Sâlim: "Altın ve gümüş karşılığında (kiraya verilmesinde) bir sakınca yoktur" dedi. İbn Şihâb dedi ki: Ona, "Râfi b. Hadîc'den nakledilen (yasaklama ile ilgili) hadis hakkında ne dersin?" dedim. Sâlim: "Râfi abarttı (işi sıkı tuttu). Benim bir tarlam olsaydı onu kiraya verirdim" dedi.

1393. Hadis

وَحَدَّثَنِي مَالِكٌ، أَنَّهُ بَلَغَهُ أَنَّ عَبْدَ الرَّحْمَنِ بْنَ عَوْفٍ، تَكَارَى أَرْضًا فَلَمْ تَزَلْ فِي يَدَيْهِ بِكِرَاءٍ حَتَّى مَاتَ قَالَ ابْنُهُ فَمَا كُنْتُ أُرَاهَا إِلاَّ لَنَا مِنْ طُولِ مَا مَكَثَتْ فِي يَدَيْهِ حَتَّى ذَكَرَهَا لَنَا عِنْدَ مَوْتِهِ فَأَمَرَنَا بِقَضَاءِ شَىْءٍ كَانَ عَلَيْهِ مِنْ كِرَائِهَا ذَهَبٍ أَوْ وَرِقٍ ‏.‏

Bana Mâlik'ten (anlattı)ğına göre; kendisine ulaştığına göre Abdurrahman b. Avf bir arazi kiralamıştı. Bu arazi, vefatına kadar kira karşılığında elinde kaldı. Oğlu şöyle dedi: "Elinde o kadar uzun süre kaldı ki, biz o araziyi bizim sanıyorduk. Nihayet ölüm döşeğinde bize ondan bahsetti ve arazinin kirasından doğan altın veya gümüş borcunu ödememizi emretti."

1394. Hadis

وَحَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّهُ كَانَ يُكْرِي أَرْضَهُ بِالذَّهَبِ وَالْوَرِقِ ‏.‏ وَسُئِلَ مَالِكٌ عَنْ رَجُلٍ أَكْرَى مَزْرَعَتَهُ بِمِائَةِ صَاعٍ مِنْ تَمْرٍ أَوْ مِمَّا يَخْرُجُ مِنْهَا مِنَ الْحِنْطَةِ أَوْ مِنْ غَيْرِ مَا يَخْرُجُ مِنْهَا فَكَرِهَ ذَلِكَ ‏.‏

Bana Mâlik'ten (anlattı)ğına göre; Hişâm b. Urve, babasının arazisini altın ve gümüş karşılığında kiraya verdiğini söylemiştir. İmam Mâlik'e: "Tarlasını yüz sâ' hurma karşılığında veya tarladan çıkacak buğday karşılığında ya da tarladan çıkmayacak başka bir ürün karşılığında kiraya veren adamın durumu" soruldu. İmam Mâlik bunu mekruh gördü (hoş karşılamadı).