1393. Hadis
وَحَدَّثَنِي مَالِكٌ، أَنَّهُ بَلَغَهُ أَنَّ عَبْدَ الرَّحْمَنِ بْنَ عَوْفٍ، تَكَارَى أَرْضًا فَلَمْ تَزَلْ فِي يَدَيْهِ بِكِرَاءٍ حَتَّى مَاتَ قَالَ ابْنُهُ فَمَا كُنْتُ أُرَاهَا إِلاَّ لَنَا مِنْ طُولِ مَا مَكَثَتْ فِي يَدَيْهِ حَتَّى ذَكَرَهَا لَنَا عِنْدَ مَوْتِهِ فَأَمَرَنَا بِقَضَاءِ شَىْءٍ كَانَ عَلَيْهِ مِنْ كِرَائِهَا ذَهَبٍ أَوْ وَرِقٍ .
Bana Mâlik'ten (anlattı)ğına göre; kendisine ulaştığına göre Abdurrahman b. Avf bir arazi kiralamıştı. Bu arazi, vefatına kadar kira karşılığında elinde kaldı. Oğlu şöyle dedi: "Elinde o kadar uzun süre kaldı ki, biz o araziyi bizim sanıyorduk. Nihayet ölüm döşeğinde bize ondan bahsetti ve arazinin kirasından doğan altın veya gümüş borcunu ödememizi emretti."