1423. Hadis
وَحَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ يَسَارٍ، أَنَّ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ، كَانَ يُلِيطُ أَوْلاَدَ الْجَاهِلِيَّةِ بِمَنِ ادَّعَاهُمْ فِي الإِسْلاَمِ فَأَتَى رَجُلاَنِ كِلاَهُمَا يَدَّعِي وَلَدَ امْرَأَةٍ فَدَعَا عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ قَائِفًا فَنَظَرَ إِلَيْهِمَا فَقَالَ الْقَائِفُ لَقَدِ اشْتَرَكَا فِيهِ فَضَرَبَهُ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ بِالدِّرَّةِ ثُمَّ دَعَا الْمَرْأَةَ فَقَالَ أَخْبِرِينِي خَبَرَكِ فَقَالَتْ كَانَ هَذَا - لأَحَدِ الرَّجُلَيْنِ - يَأْتِينِي . وَهِيَ فِي إِبِلٍ لأَهْلِهَا فَلاَ يُفَارِقُهَا حَتَّى يَظُنَّ وَتَظُنَّ أَنَّهُ قَدِ اسْتَمَرَّ بِهَا حَبَلٌ ثُمَّ انْصَرَفَ عَنْهَا فَأُهْرِيقَتْ عَلَيْهِ دِمَاءٌ ثُمَّ خَلَفَ عَلَيْهَا هَذَا - تَعْنِي الآخَرَ - فَلاَ أَدْرِي مِنْ أَيِّهِمَا هُوَ قَالَ فَكَبَّرَ الْقَائِفُ فَقَالَ عُمَرُ لِلْغُلاَمِ وَالِ أَيَّهُمَا شِئْتَ .
Bana Mâlik'ten, o Yahya b. Said'den, o da Süleyman b. Yesâr'dan rivayet edildiğine göre; Ömer b. Hattâb, Cahiliye devrinde (veya şüpheli durumda) doğan çocukları, İslâm devrinde onlara sahip çıkanlara ilhak ederdi (nesebini bağlardı). (Bir gün) iki adam geldi, ikisi de bir kadının çocuğunun kendisinden olduğunu iddia ediyordu. Ömer b. Hattâb bir kâif (iz sürücü/fizyonomist) çağırdı. Kâif onlara baktı ve: "İkisi de bu çocukta ortaktır" dedi. Ömer b. Hattâb (buna kızarak) kâife kırbacıyla vurdu. Sonra kadını çağırdı ve: "Bana durumunu anlat" dedi. Kadın şöyle dedi: "Bu -adamlardan birini göstererek- ailemin develerinin yanındayken bana gelirdi. (İlişkiden sonra) kendisinin de benim de hamile kaldığımı sanacağımız zamana kadar yanımdan ayrılmazdı. Sonra beni bırakıp gitti. Arkasından üzerime kan boşaldı (adet gördüm veya kanama oldu). Sonra şu -diğerini kastederek- onun yerine bana gelmeye başladı. Bu yüzden çocuğun hangisinden olduğunu bilmiyorum." (Ravi) dedi ki: Kâif (bunu duyunca) tekbir getirdi. Bunun üzerine Ömer çocuğa: "İkisinden dilediğini veli (dost/baba) edin" dedi.