1424. Hadis
وَحَدَّثَنِي مَالِكٌ، أَنَّهُ بَلَغَهُ أَنَّ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ، أَوْ عُثْمَانَ بْنَ عَفَّانَ قَضَى أَحَدُهُمَا فِي امْرَأَةٍ غَرَّتْ رَجُلاً بِنَفْسِهَا وَذَكَرَتْ أَنَّهَا حُرَّةٌ فَتَزَوَّجَهَا فَوَلَدَتْ لَهُ أَوْلاَدًا فَقَضَى أَنْ يَفْدِيَ وَلَدَهُ بِمِثْلِهِمْ . قَالَ يَحْيَى سَمِعْتُ مَالِكًا يَقُولُ وَالْقِيمَةُ أَعْدَلُ فِي هَذَا إِنْ شَاءَ اللَّهُ .
Bana Mâlik'ten rivayet edildiğine göre kendisine şu haber ulaştı: Ömer b. Hattâb veya Osman b. Affan'dan biri; kendisinin hür olduğunu söyleyerek bir adamı kandıran ve adamın kendisiyle evlenip çocuk sahibi olduğu bir kadın hakkında hüküm verdi. Hükme göre; adamın çocukları için (kadının efendisine) onların mislini (benzer köleleri) fidye olarak vermesi gerekiyordu. Yahya dedi ki; Mâlik'i şöyle derken işittim: İnşallah bu konuda kıymetini (bedelini) ödemek daha adildir.