1436. Hadis
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ ثَوْرِ بْنِ زَيْدٍ الدِّيلِيِّ، أَنَّهُ قَالَ بَلَغَنِي أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " أَيُّمَا دَارٍ أَوْ أَرْضٍ قُسِمَتْ فِي الْجَاهِلِيَّةِ فَهِيَ عَلَى قَسْمِ الْجَاهِلِيَّةِ وَأَيُّمَا دَارٍ أَوْ أَرْضٍ أَدْرَكَهَا الإِسْلاَمُ وَلَمْ تُقْسَمْ فَهِيَ عَلَى قَسْمِ الإِسْلاَمِ " . قَالَ يَحْيَى سَمِعْتُ مَالِكًا يَقُولُ فِيمَنْ هَلَكَ وَتَرَكَ أَمْوَالاً بِالْعَالِيَةِ وَالسَّافِلَةِ إِنَّ الْبَعْلَ لاَ يُقْسَمُ مَعَ النَّضْحِ إِلاَّ أَنْ يَرْضَى أَهْلُهُ بِذَلِكَ وَإِنَّ الْبَعْلَ يُقْسَمُ مَعَ الْعَيْنِ إِذَا كَانَ يُشْبِهُهَا وَأَنَّ الأَمْوَالَ إِذَا كَانَتْ بِأَرْضٍ وَاحِدَةٍ الَّذِي بَيْنَهُمَا مُتَقَارِبٌ أَنَّهُ يُقَامُ كُلُّ مَالٍ مِنْهَا ثُمَّ يُقْسَمُ بَيْنَهُمْ وَالْمَسَاكِنُ وَالدُّورُ بِهَذِهِ الْمَنْزِلَةِ .
Yahya bana Mâlik'ten, o Sevr b. Zeyd ed-Dîlî'den rivayet ettiğine göre kendisine şu haber ulaşmıştır: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Cahiliye devrinde taksim edilmiş olan her ev veya arazi, Cahiliye taksimi üzere kalır. İslâm'ın kendisine ulaştığı ve henüz taksim edilmemiş her ev veya arazi ise İslâm'ın taksimine (miras hukukuna) göre taksim edilir." Yahya dedi ki; Mâlik'i şöyle derken işittim: Ölüp de geriye (Medine'nin) yüksek ve alçak kısımlarında mallar bırakan kimse hakkında (şöyle denilir): Ba'l (yağmur veya taban suyu ile sulanan arazi), Nadh (hayvanla su taşınarak sulanan arazi) ile birleştirilerek taksim edilmez; ancak hak sahipleri buna razı olursa o başka. Ama Ba'l arazisi, eğer birbirine benziyorsa Ayn (pınar suyu ile sulanan) arazisi ile birleştirilip taksim edilebilir. Eğer mallar tek bir bölgedeyse ve araları birbirine yakınsa, her bir malın kıymeti takdir edilir, sonra aralarında taksim edilir. Meskenler ve evler de bu statüdedir.