1527. Hadis
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ زُرَيْقِ بْنِ حَكِيمٍ، أَنَّهُ أَخْبَرَهُ أَنَّهُ، أَخَذَ عَبْدًا آبِقًا قَدْ سَرَقَ قَالَ فَأَشْكَلَ عَلَىَّ أَمْرُهُ - قَالَ - فَكَتَبْتُ فِيهِ إِلَى عُمَرَ بْنِ عَبْدِ الْعَزِيزِ أَسْأَلُهُ عَنْ ذَلِكَ وَهُوَ الْوَالِي يَوْمَئِذٍ - قَالَ - فَأَخْبَرْتُهُ أَنَّنِي كُنْتُ أَسْمَعُ أَنَّ الْعَبْدَ الآبِقَ إِذَا سَرَقَ وَهُوَ آبِقٌ لَمْ تُقْطَعْ يَدُهُ - قَالَ - فَكَتَبَ إِلَىَّ عُمَرُ بْنُ عَبْدِ الْعَزِيزِ نَقِيضَ كِتَابِي يَقُولُ كَتَبْتَ إِلَىَّ أَنَّكَ كُنْتَ تَسْمَعُ أَنَّ الْعَبْدَ الآبِقَ إِذَا سَرَقَ لَمْ تُقْطَعْ يَدُهُ وَأَنَّ اللَّهَ تَبَارَكَ وَتَعَالَى يَقُولُ فِي كِتَابِهِ {وَالسَّارِقُ وَالسَّارِقَةُ فَاقْطَعُوا أَيْدِيَهُمَا جَزَاءً بِمَا كَسَبَا نَكَالاً مِنَ اللَّهِ وَاللَّهُ عَزِيزٌ حَكِيمٌ} . فَإِنْ بَلَغَتْ سَرِقَتُهُ رُبُعَ دِينَارٍ فَصَاعِدًا فَاقْطَعْ يَدَهُ . وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، أَنَّهُ بَلَغَهُ أَنَّ الْقَاسِمَ بْنَ مُحَمَّدٍ، وَسَالِمَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، وَعُرْوَةَ بْنَ الزُّبَيْرِ، كَانُوا يَقُولُونَ إِذَا سَرَقَ الْعَبْدُ الآبِقُ مَا يَجِبُ فِيهِ الْقَطْعُ قُطِعَ . قَالَ مَالِكٌ وَذَلِكَ الأَمْرُ الَّذِي لاَ اخْتِلاَفَ فِيهِ عِنْدَنَا أَنَّ الْعَبْدَ الآبِقَ إِذَا سَرَقَ مَا يَجِبُ فِيهِ الْقَطْعُ قُطِعَ .
Bana Mâlik'ten, o Züreyk b. Hakîm'den rivayet edildiğine göre o şöyle haber verdi: Kendisi, hırsızlık yapmış olan kaçak bir köleyi yakaladı. (Züreyk) dedi ki: Durumu bana karışık geldi (ne yapacağımı bilemedim). Bunun üzerine o günkü vali olan Ömer b. Abdülazîz'e bu konuyu soran bir mektup yazdım. (Mektupta) ona, kaçak kölenin hırsızlık yaptığında elinin kesilmeyeceğine dair (bir görüş) işittiğimi bildirdim. Ömer b. Abdülazîz bana, yazdığımın aksini emreden bir mektup gönderdi ve şöyle dedi: "Sen bana, kaçak kölenin hırsızlık yaptığında elinin kesilmeyeceğini işittiğini yazmışsın. Oysa Allah Teâlâ kitabında şöyle buyurur: 'Hırsızlık yapan erkek ve kadının, yaptıklarına karşılık Allah'tan bir ceza olarak ellerini kesin. Allah Azîz'dir, Hakîm'dir.' (Mâide, 38). Eğer çaldığı mal çeyrek dinar ve yukarısına ulaşırsa onun elini kes." Bana Mâlik'ten, ona ulaştığına göre, Kâsım b. Muhammed, Sâlim b. Abdullâh ve Urve b. Zübeyr (şöyle) diyorlardı: "Kaçak köle, el kesmeyi gerektiren bir malı çalarsa eli kesilir." Mâlik dedi ki: "Bizim yanımızda kendisinde ihtilaf olmayan hüküm şudur: Kaçak köle el kesmeyi gerektiren bir mal çalarsa eli kesilir."