1530. Hadis
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ رَبِيعَةَ بْنِ أَبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ، أَنَّ الزُّبَيْرَ بْنَ الْعَوَّامِ، لَقِيَ رَجُلاً قَدْ أَخَذَ سَارِقًا وَهُوَ يُرِيدُ أَنْ يَذْهَبَ بِهِ إِلَى السُّلْطَانِ فَشَفَعَ لَهُ الزُّبَيْرُ لِيُرْسِلَهُ فَقَالَ لاَ حَتَّى أَبْلُغَ بِهِ السُّلْطَانَ . فَقَالَ الزُّبَيْرُ إِذَا بَلَغْتَ بِهِ السُّلْطَانَ فَلَعَنَ اللَّهُ الشَّافِعَ وَالْمُشَفِّعَ .
Bana Mâlik'ten, o Rabîa b. Ebî Abdurrahmân'dan rivayet edildiğine göre: Zübeyr b. el-Avvâm, bir hırsızı yakalamış ve onu sultana (yetkiliye) götürmekte olan bir adamla karşılaştı. Zübeyr, hırsızı serbest bırakması için ona şefaat etti (aracı oldu). Adam: "Hayır, onu sultana götürünceye kadar (bırakmam)" dedi. Bunun üzerine Zübeyr: "Onu sultana götürdüğün zaman (artık) şefaat edene de, şefaati kabul edene de Allah lanet etsin" dedi.