1587. Hadis
وَحَدَّثَنِي مَالِكٌ، أَنَّهُ بَلَغَهُ أَنَّ سَعِيدَ بْنَ الْمُسَيَّبِ، وَسُلَيْمَانَ بْنَ يَسَارٍ، سُئِلاَ أَتُغَلَّظُ الدِّيَةُ فِي الشَّهْرِ الْحَرَامِ فَقَالاَ لاَ وَلَكِنْ يُزَادُ فِيهَا لِلْحُرْمَةِ . فَقِيلَ لِسَعِيدٍ هَلْ يُزَادُ فِي الْجِرَاحِ كَمَا يُزَادُ فِي النَّفْسِ فَقَالَ نَعَمْ . قَالَ مَالِكٌ أُرَاهُمَا أَرَادَا مِثْلَ الَّذِي صَنَعَ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ فِي عَقْلِ الْمُدْلِجِيِّ حِينَ أَصَابَ ابْنَهُ .
Bize Mâlik anlattı; ona ulaştığına göre Saîd b. el-Müseyyeb ve Süleyman b. Yesâr'a, "Haram ayda işlenen cinayetin diyeti ağırlaştırılır mı?" diye soruldu. "Hayır; ancak (bu ayın) hürmetinden dolayı (diyet) artırılır" dediler. Saîd'e: "Canda (ölümde) olduğu gibi yaralamada da artırılır mı?" denildi. "Evet" dedi. Mâlik dedi ki: "Zannedersem onlar, Ömer b. el-Hattâb'ın, oğlunu vuran Müdlic'li adamın diyetinde yaptığı gibi (yaşları daha büyük, kıymetli develerden ödenmesi) demek istediler."