308. Hadis
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنِ السَّائِبِ بْنِ يَزِيدَ، عَنِ الْمُطَّلِبِ بْنِ أَبِي وَدَاعَةَ السَّهْمِيِّ، عَنْ حَفْصَةَ، زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهَا قَالَتْ مَا رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَلَّى فِي سُبْحَتِهِ قَاعِدًا قَطُّ حَتَّى كَانَ قَبْلَ وَفَاتِهِ بِعَامٍ فَكَانَ يُصَلِّي فِي سُبْحَتِهِ قَاعِدًا وَيَقْرَأُ بِالسُّورَةِ فَيُرَتِّلُهَا حَتَّى تَكُونَ أَطْوَلَ مِنْ أَطْوَلَ مِنْهَا .
Bana Yahya anlattı; Mâlik'ten; İbn Şihab'dan; Sâib b. Yezid'den; Muttalib b. Ebi Vedâa es-Sehmî'den; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'in eşi Hafsa'dan şöyle dediği rivayet edildi: “Vefatından bir yıl öncesine kadar Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in nafile namazı hiç oturarak kıldığını görmedim. (O son yılında) nafile namazını oturarak kılmaya başladı. Sureyi öyle tertil üzere (ağır ağır) okurdu ki, o sure, kendisinden daha uzun olan sureden daha uzun sürerdi.”