652. Hadis
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ سُمَىٍّ، مَوْلَى أَبِي بَكْرٍ عَنْ أَبِي صَالِحٍ السَّمَّانِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " بَيْنَمَا رَجُلٌ يَمْشِي بِطَرِيقٍ وَجَدَ غُصْنَ شَوْكٍ عَلَى الطَّرِيقِ فَأَخَّرَهُ، فَشَكَرَ اللَّهُ لَهُ، فَغَفَرَ لَهُ ". ثُمَّ قَالَ " الشُّهَدَاءُ خَمْسَةٌ الْمَطْعُونُ، وَالْمَبْطُونُ، وَالْغَرِيقُ، وَصَاحِبُ الْهَدْمِ، وَالشَّهِيدُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ ". وَقَالَ " لَوْ يَعْلَمُ النَّاسُ مَا فِي النِّدَاءِ وَالصَّفِّ الأَوَّلِ ثُمَّ لَمْ يَجِدُوا إِلاَّ أَنْ يَسْتَهِمُوا لاَسْتَهَمُوا عَلَيْهِ ". " وَلَوْ يَعْلَمُونَ مَا فِي التَّهْجِيرِ لاَسْتَبَقُوا إِلَيْهِ، وَلَوْ يَعْلَمُونَ مَا فِي الْعَتَمَةِ وَالصُّبْحِ لأَتَوْهُمَا وَلَوْ حَبْوًا ".
Kuteybe bize tahdis etti, Malik’ten, o Sümey —Ebû Bekir’in azatlısı—’den, o Ebû Sâlih es-Semmân’dan, o da Ebû Hüreyre’den (r.a.) [naklen] ki, Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Bir adam yolda yürürken yol üzerinde bir diken dalı buldu ve onu [insanlara zarar vermemesi için] kenara çekti. Allah onun bu amelinden razı oldu (şükretti/kabul etti) ve onu bağışladı.” Ardından şöyle buyurdu: “Şehitler beştir: Taundan (veba) ölen, karın ağrısından (iç hastalıklarından) ölen, boğularak ölen, göçük altında kalarak ölen ve Allah yolunda (savaşırken) şehit olan.” Ve [yine] şöyle buyurdu: “İnsanlar ezan okumadaki ve ilk safta [namaz kılmadaki fazileti] bilselerdi; sonra da buna [ancak] kura çekerek ulaşabilecek olsalardı, mutlaka kura çekerlerdi. [Namaz için] erkenden gitmedeki (tehcîr) fazileti bilselerdi, onun için yarışırlardı. Yatsı ve sabah namazlarındaki fazileti bilselerdi, sürünerek de olsa onlara (cemaate) gelirlerdi.”