730. Hadis
حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ الْمُنْذِرِ، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي فُدَيْكٍ، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي ذِئْبٍ، عَنِ الْمَقْبُرِيِّ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ لَهُ حَصِيرٌ يَبْسُطُهُ بِالنَّهَارِ، وَيَحْتَجِرُهُ بِاللَّيْلِ، فَثَابَ إِلَيْهِ نَاسٌ، فَصَلَّوْا وَرَاءَهُ.
İbrahim b. el-Münzir bize tahdis etti, dedi ki: İbn Ebî Füdeyk bize tahdis etti, dedi ki: İbn Ebî Zi’b bize tahdis etti; Makburî’den, o Ebû Seleme b. Abdurrahman’dan, o da Ayşe’den (r.anha) [naklen] ki: “Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’in bir hasırı vardı. Gündüzleri onu yayar, geceleri ise [kıvırıp] kendine bölme (hücre) yapardı. İnsanlar [bunu görüp] onun yanına toplandılar ve arkasında namaz kıldılar.”